| BDP’nin Dersim Politikası İflas Etmiştir |
|
BDP’NİN DERSİM POLİTİKASI İFLAS ETMİŞTİR « Rastladığınız kusurları bağışlamayın, Tekrarlanırlar sonra, Çoğalırlar Ve ilerde çocuklarımız, bağışladık diye o kusurları, bizi bağışlamazlar." « Bazı ulusların bir çeşit genel özelliği olarak varlıklarına sinmiş yalancılık eğilimi, onların barbarlıktan kurtulmak isteyen geçmişlerinin oldukça köklü yasanmış olmasının bir göstergesidir. Barbarlıktan kurtulma çabası, Mezopotamya'da öylesine yaygın, derin ve acılı bir dönem geçirmiş ve bunun sonucunda toplumsal yalancılık kültü o kadar yaygınlaşmış olmalıdır ki, toplum, daha Hammurabi dönemi yasalarında, “yalancılık ve yalancı şahitliğe karşı” artık çok ağır cezalar formüle etmek zorunda kalmıştı.»Jarudiyar : Yalancılık kültürü. Sosyal bilimler tarihi/moskova
BDP’li Demirtaş Dersim’de yaptığı referandum mitinginde demişki « Biz, Özerk Dersim Parlamentosu olacak diyenlerin sesi olacağız.» Büyük bir olay olmuş. Demirtaşın bu sözleri üzerine BDP değişiyor diye Dersimliler yeniden umutlanmışlar. Başka ne demiş BDP’li Demirtaş? Demişki "Bölge meclislerinde Zazaki nin ikinci resmi dil olmasını istiyoruz”. Sonra konuşmasını şöyle bitirmiş « Bu ülkeye özerk yönetimler gelecek. Dersim, tarihte olduğu gibi yine kendi kendini yönetecek. Yine Dersim Cumhuriyeti diyecek. Bundan şüphemiz yok". Bizim Dersimlilerde Demirtaş böyle söyledi diye. Demirtaşın samimiyetine inanmışlar ve BDP’de Dersim politikası değişiyor diye, Üniversite sınav soruları gibi iki doğru bir yanlış denklemlerini kurmaya başlamışlar. Demirtaşın yukarda söylediklerini iki hafta önce Mamekiye’de ben söyleseydim, Beni « Derin devletin, özel savaşın özel elemanı » diye götürüp Munzur suyunda, barajda boğarlardı ve gelip Kışla meydanında « Biji Serok Apo « diye silogan atarlardı.
Geçen yıl « Dersimde Zazacılık, Dersimçilik ve Devrimcilik yapanları uyarıyoruz, yaptıklarınızdan vaz gecmezseniz şiddetle cezalandıracağız. Bunlar Kürdistan Özgürlük hareketini bölen Devletin güçleridir » diye, tehdit bildirileri dağıtanlar bunlar değilmiydi.
Kürtçe yayın yapan Tv Şeş açıldığında, Dersimliler « bizde kendi dilimizde yayın hakkı istiyoruz » diye TRT ye baş vurduklarında «Bunlar Devletin uşakları, satılmış hainler. Kürdistan Özgürlük Hareketinin düşmanları» diyenler bunlar değilmiydi?
Tunceli Üniversitesinde « Zazaca Kürtçeden ayrı bir dil olarak öğretilemez, Üniversitede bu bölüm kaldırılmalıdır » diye protesto gösterileri yapan, bunların DTP’li Yurtsever Genç öğtrencileri değilmiydi?
PKK/DTP/BDP bir bütün olarak, bu hareketin son üç yıllık yayınlarına bir bakın. Dersim Kökenli olupta PKK politikasını savunan, bu hareketin yazarlarının yazılarını inceleyin. Dersim meselesini özel görev edinmiş Haydar efendinin ekibi ve son dönemin yeni yetme propagandacıları Ergin Dogru ve Sedat Gezgin denilen adamların yazılarını okuyun göreceksiniz. Dersimli aydınlara, yazarlara ve Dersim dilini, kültürünü, etnik özerk kimliğini savunan bizlere, onca hakareti yapan ve çirkin iftiralar atan bunlar degilmiydi?
Bunların hiç biri söylenmemiş ve yaşanmamış gibi, Dersime geleceksin ve Diyeceksinki ”Dersim Özerk Cumhuriyet olacak, Dersimde Konuşulan Zazaki dili de buranın resmi ikinci dili olacak”. Bunu söylerken de sanki bugüne kadar bu politikayı kendisi savunuyormuş gibi bir havayla çalım atacaksın. Bu ne yüzsüzlük, bu ne pişkinlik, bu nasıl bir politik manevra böyle. Dünyanın tek akkıllısı sizmisiniz? Dersimlileri de haşa, haşa bukadar keriz ve enayimi sanıyorsunuz?
Türkler sizi kandırıp, Alavere-dalavere politikasıyla güdüyorlar, sizde Dersimlilere mi aynı taktiği uyguluyorsunuz. Şunu açıkca ve resmen itiraf etmek zorundasınız:
Bugün Dersimde geriye kalanlar, sizin otuz yıllık uyguladığınız politikanın yok edemediği savaş esirleridir. Bunlarıda yeni politikanıza mı alet etmek istiyorsunuz? Biraz dürüst, biraz samimi ve birazda insani olun: İnsan herşeyden önce bir özür diler. Bugüne kadar yapılanların yanlış olduğunu itiraf eder. Geçmişin hesabını yapar ve derki; Benim bugüne kadar Dersim'de uyguladığım politika yanlıştı ve yarattığım tahribat için de, Dersim halkında özür diliyorum… Türk devleti ve Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki siyasi kanadı olan CHP Dersimlilerde 37-38 için özür dilemek zorundaysa, PKK ve onun politikasını uygulamakla görevlendirilmiş yandaş temsilcileri(DTP,BDP ve ya yarın başka bir isim alabilir)de Dersim halkında son otuz yıllda yaptıklarından dolayı özür dilemelidir.
Ne kadarda iyi özümsemişiniz bu iki yüzlü, yalan üzerine kurulmuş entirikacı Osmanlı politikasını? Türkiye’nin Başbakanı Diyarbakır’a gelmeye kalkıştığında görüyoruz, nasıl sorguladığınızı. Başbakanın Diyarbakır’da nelere dikkat etmesi gerektiğini STK ve şahsiyetleriniz kamuoyunu uyarmayı ihmal etmiyor. Dersimlilere neden bu duyarlılığı göstermiyorsunuz peki? Herzaman kullanılmaya hazı, çantada keklikmi zanediyorsunuz. Dersimliler canlarını yerdemi buldular? PKK tarafından uğradığı bukadar haksızlık, bunca hakaret ve acıdan sonra, Dersimliye bir özürü de mi fazla görüyorsunuz? Hiç birşey olmamış gibi nasıl kalkıpta « Dersime Özerk Cumhuriyet getireceğiz, dilinizi de ikinci resmi dil yapacağız”, diye nutuk atabiliyorsunuz?
PKK/DTP-BDP’nin bugüne kadarki uyguladığı Dersim politikası iflaz etmiştir. Bunu Kabul edeceksiniz. Bu yanlış politikalarınızın yüzünde Dersimli’ye çektirdiğiniz eziyet ve acıdan dolayı özür diliyeceksiniz. Ondan sonrada Dersimli eğer sizi hala kabul ederse, oturup herkes gibi sakin ve Dersimlilere saygılı bir şekilde politikanızı yapacaksınız. Yoksada çekip gideceksiniz.
Medeni insanın ve temiz politikanın gereği budur.
Hüseyin Dedesoy / 03.09.2010 |

Hüseyin Dedesoy/
Otuz yıldır Dersim’de uygulamaya çalıştığınız PKK-Apocu Müslüman Şafi Kürt politikası iflas etmiştir. Bundan yirmibeş yıl önce Dersimliler PKK tarafında köylerinde zorla çıkartılıp, Türkiye’nin batı illerine örgüt tarafında sürgün edildiğinde, Size gelip : « Dersimde yapılan sürgünün devlet muamelesinden farkı yoktur... Devlet sürgün ediyor, PKK sürgün ediyor. İki cephe Dersimi boşaltmanın peşinde. Bunu yapmayın » dendiğinde« Giden gider kalanlar bize yeter ». dememişmiydiniz?











Yorumlar
Kusura bakmayın ama, bir yerde kendime ambargo koymayıp içimdekileri ortalığa saçacam.
Bir zamanlar Dersimliler hop oturup, hop kalkıyordu şunlar olnuca:
- Beşikci dedi ki..
- Yalçın Küçük dedi ki..
- Lenin demiş ki
- Evren dedi ki...
Şimdide zurnanın son deliğinin zort ettiği noktaya geldik.
Demirtaş dedi ki....
Kusurde nyamede ama, hazzete ... sarre Mamekiyo ki Demirtaş zurro..
Saygılarımlan,
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.