TOHUM - Xarde Ve Kore

cocukkadinRemzi AYDIN /

TOHUM- XARDE VE KORE

-Bak güzel meleğim, gizemim! Dünya nedir biliyor musun?

Xarde bir süre düşündü, sonra suyun kenarından bir avuç çamur aldı ve Kore’nin minik avcuna yerleştirdi.

 Gözlerinin içine bakarken;

-Kendi şeklinde olan bu çamur şimdi senin avucunda ve onu sık, istediğin kadar sık.

Kore, avucundaki çamuru sıktı ve avucunu açtı. Xarde, çamuru göstererek;

-Çamur şu anda senin parmaklarının şeklini aldı, çünkü onu kendi parmaklarının arasında sıktın ve şekillendirdin. Ama en güzeli o şekillenmeye müsaitti. Şayet avucuna taş verseydim, onu şekillendiremiyecektin. İşte Dünya’da beynimizin şeklini alır, onu biz şekillendiririz. Ruhumuzun çamurudur, yüreğimizin aklımızla karışımından oluşan çamurdur Dünya denilen düş. Dünya’yı sen şekillendirirsin bunu hiç unutma meleğim.

-Komşuların ölümünü, evlerini terk edişlerini ben mi şekillendirdim. Yani aslında yok mu öyle bir olay?

-Güzel Korem, kardelenim, rüzgârdaki amber kokusu! Evet onları da sen şekillendirdin, senin Dünya’nın şekillenişi bu. Ama sen seni tanımak zorundasın, işte o zaman ne dediğimi anlayacaksın. Biliyorum sözcüklerim şu anda sana anlamsız geliyor, bu elbise sana büyük farkındayım, ama gün gelecek bu elbiseyi giyeceksin. İşte o zaman ne dediğimi anlayacaksın.

-Ama ben anlayabilirim, değil mi Xarde?

-Tabi ki anlayacaksın Korem! Sana bir hikâye anlatayım mı?

-Hı hı!

-Çok çok uzaklarda çöl denilen bir yer var. Oradaki sıcaklık buraya benzemez, yumurtayı toprağa koysan birkaç dakika sonra pişer. Öylesine sıcaktır ve neredeyse hiç ağaç yoktur.

-Xarde, hani cehennem diyorlar ya, orasıdır?

Xarde, birden gülümsemeye başlayarak;

-Kiminin cehennemi, diğerinin cennetidir Korem. Bize göre cehennem olabilir, ama orada yaşayan bir Bedevi için orası cennettir.

-Bedevi, insandır Xarde?

-He ya! Senin gibi, benim gibi insandır. Dili, rengi, giyinişi, inanışı, kültürü onun elbisesidir, ama o elbiselerin hepsini çıkarınca geriye tek şey kalıyor, insan yani özümüz.

-Ben her insanı seviyorum Xarde, hem Bedeviyi de seviyorum. Ama komşularımızı öldüren, onların evlerini yakan insanları sevmiyorum. Mutasarrıfı da sevmiyorum. Bir de büyük Xardeyi öldürdüler ya onlarıda sevmiyorum…

-Meleğim, güzel kardelenim, içindeki öfkeyi ve karanlığı kov. Zaman gelir o karanlık ve öfke seni teslim alır ve sen o karanlığa alıştığın için yavaş yavaş bunun farkına varmazsın. Karanlığın insanı olma! Karanlığın insanı, sevme yeteneğini kaybeder sadece öfke ve nefret tohumları eker gittiği yere.

-Ama onlar…

Belki de ilk kez Xarde, Kore’nin sözlerinin bitmesine izin vermedi.

-Karanlığı, öfkeyi, nefreti kov yüreğinden. En değerli yerin orası ve başkalarının hataları nedeniyle yüreğinin paslanmasına izin verme. O insanları yaşamının dışına at, hatta düşlerinin dışına.

-Ben de kötü insan olurum değil mi Xarde?

-Hı! Evet kötü olursun…

Kore sessizce Xarde’nin sevgi dolu gözlerine bakarken;

-Sen de kızıyorsun ama onlara!

Xarde gözlerini uçsuz bucaksız dağlara çevirdi, bir süre dağlarda bir şeyler aradı. Geçmişten bir ses, ayak izi, öfkenin laneti belki de. Sonra suskunluğunu korurken gözlerini göz kapaklarının ardına sakladı. Dudaklarını kapadı, yürek ağzını açtı. Yüzlerce, binlerce duygu ile harmanlanan nefsine bir şeyler anlattı, kendini yatıştırdıktan sonra konuyu yine çöle getirerek;

-Her insan köklerinin sıkı sıkıya sarıldığı, beslendiği toprakta yaşar. İşte o toprak o insanın cennetidir.

-Biz onun için cennete ve cehenneme inanmıyoruz, değil mi Xarde? Çünkü her ikiside bu Dünya’da.

-Amber kokulum, ilkbahar rüzgârım! Biz insanın öleceğine inanmayız, çünkü Tanrı ölmez. Ama bu meseleyi unutmadan anlatayım. Çölün içinde bir de beyaz nokta denilen bir yer var. Orası çölün de çölüdür. Hiçbir canlı orada yaşayamaz, yaşamak neredeyse imkânsızdır. Gündüzleri sıcaktan ölen canlılar, gece de soğuktan ölebilir.

-Hem çok sıcak, hem çok soğuktur! Nasıl oluyor Xarde?

-Her ikisinin sebebi de güneştir.

O anda Xarde ellerini güneşe kaldırarak;

-Ya tije Mıxometh.. (Ey halkımın ışığı…) ile başlayan bir dua etmeye başladı. Duası bittiğinde işaret parmağının üçüncü boğumunu öperek alnına değdirdi. Aynı hareketi Kore’de tekrarladı.

-Beyaz çölde on yılda-onbeş yılda bir kere yağmur yağar. Bu yağmur saatlerce sürer, hatta sel olur, kum tepeleri yerlerini değiştirir. İşte o zaman orada bir çiçek açar, hem de saatler içinde hayata merhaba der. Hayret edersin, o kadar çiçeğin nasıl doğduğunu hayretler içinde izlersin. O yaşamın imkansız olduğu cehennem birden cennete döner, her yer yeşillenir, rengarenk çiçekler açar. Hayran olursun o cehenneme! Bu çiçekler birkaç gün yaşar ve birkaç gün içinde yapabildiği tek şeyi yapmaya çalışır.

-Ne yapar Xarde?

-Tohum!

-Tohum, yaşamdır değil mi Xarde?

Xarde Kore’nin minik elini avucunun içine alıp, “ayaklarına gurban olmuşum” dedikten sonra uzunca öptü. Sonra konuşmasına devam etti.

-Evet Korem! Tohum yaşamın devamlılığı, ölümsüzlüktür. Ama aynı tohum, köleliktir. Göçebe ruhtan köle ruha geçişin bedelidir. Egemen sınıfın çıkarları için toprağa bağlanmaktır, duvarlar arasına bedenini sıkıştırmak, özgürlükten feragat etmektir.

Kore bir avuç toprağı eline alıp minik ellerinde sıkarken; “tohum ölümsüzlük, tohum kölelik” dedi. Xarde Ana hayran hayran Koresini izledi, topraklı elini tekrar dudaklarına götürdü ve defalarca öptü. Öperken gözünden akan birkaç damla minik eldeki toprağı ıslattı. Sonra Xarde konuşmasına devam etti;

-İşte o çiçeklerde ölümsüzdür! Ama bunu sadece görenler, hissedenler anlar. İşte o çiçeğin tüm savaşı, gelecek nesilleri yaşatabilmek, tohumunu toprak ananın rahmine dölleyebilmektir. Birkaç gün içinde sıcaklık yeniden yaşanılmaz boyutlara gelir ve çöl tekrar kurur, tek bir canlıya rastlamazsın neredeyse. Oysa ölümün içinde bile yaşam gizlidir! Yıllar boyunca tekrar yağmur bulutları oluşmaz, belki de on beş yıl, yirmi yıl bir daha yağmur yağmaz. O çiçeği unutur gidersin, varlığını yirmi yaşına gelmeyen biri bilmez. Ama ilk yağmurda o tohumlar tekrar filizlenir ve yaşama merhaba der.

-Xarde, on beş yıl toprağın altında, o sıcakta nasıl bekler tohum?

-Tohumlar, düşünceler gibidir. Toprağın altına gömebilirsin ama öldüremezsin, bir gün koşullar uygun olunca yeşeriverir hem de ummadığından daha çabuk. Bu toprağın insanları da, felsefesi de, düşünce yapısı da o tohum gibidir. Filizleneceği anı bekler, yağmurun yağışıile çabuk bir şekilde filizlenir ve ölümsüzlük tohumu bir kez daha toprağa bırakır. İşte bu felksefe binlerce yıldır ölmediyse, bu günlere kadar ulaştıysa bu sebeptendir. Hiçbir şeyi öldüremezsin Korem! Uygun yaşam koşulunu bulan her şey yaşama tekrar döner. Komşusunu katleden kanlı hançer, hançerden komşusunu ölüm pahasına korumaya çalışan bu felsefe, ateşte yürüyen ve ateşi kendi vücuduna kardeş yapan bu insanlar ölmezler.

-Xarde, ben senin tohumun muyum?

-Meleğim, güzel kardelenim, Korem! Evet sen benim düşümün tohumusun ve ölümsüzlük anahtarısın!

-Xarde, sen o çöle gittin mi?

-Evet gittim, biraz önce senin saklandığın yere nasıl gittiysem oraya da öyle gittim. Bir gün sen de gideceksin. Yaşam,  kızgın çöl kumunun altına gizlenmiştir. Tıpkı biz gibi, bizim felsefemiz gibi. Üzerimizi örttük, çünkü; kızgın, yakan, öfkeli duygulardan saklanmamız gerekiyordu. Başka inançları, kültürleri üzerimize kızgın çöl kumu eyledik. Taki fırtına çıkana dek. İşte o fırtınalı günler, bizim doğuşumuz, yaşama tekrar tohum bırakışımızdır. O gri ölüm bulutları berrak gökyüzünü boğar, bazen günlerce yağmur yağar. Bu yağmurlar ölüm getirir, yıkım ve göç getirir gri bulutlar içinde. Ama yine de içinde yaşam gizlidir, bizim gibi, çöldeki çiçekler gibi, komşularımız gibi…

Giron’un sesi, Kore ve Xarde’nin konuşmasını yarıda kesmişti;

-Misafirlerin var Xarde Ana.

 

(Xarde yaşlı  bilge kadındır. Kore ise bilge kadının yetiştirmek için yanına aldığı yedi yaşındaki torunudur. Nasırlı, çatlamış, toprak gibi avucunda, filizlenen yedi yaşındaki bir çocuğun eli ile dağları, ovaları, insan ormanını gezerler. Bir şey ararlar, geçmişten geleceğe bir şey...)

Remzi AYDIN 

XARDE VE KORE-(romandan )

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

ASMA XIZIRİ DE CEMÊ XIZIRİ.
Haber/ ASMA XIZIRİ DE CEMÊ ...
Aygün'den Zaza-Der Ziyareti
Haber/   DERSİM MİLLETVEK...

Yazarlardan

Celal Yıldız/ Dersimlilerin Dikkatine
Celal YILDIZ/ DERSİMLİLERİ...
Ali Kaya/ HIZIR ORUCU'NUN ANLAMI
Ali Kaya/ HIZIR ORUCU'NUN ANL...
PKK-BDP Müslüman-Şafi Bir Kürt Hareketidir
Hüseyin Dedesoy/ PKK-BDP Mü...
Gağanı Yeniden Tanıyalım, Kutlayalım
Hasan Dewran/ GAĞANI TAN...

Basında Dersim

Ayten Öztürk Davasında Yeni Suç Duyurusu
HÜLYA KARABAĞLI/ Ayten Özt...
Burkay'dan PKK'ya Yanıt Var!
Basında/ Kemal Burkay'dan PK...
Hıdırı Dulkadir/ Musa Anter'le Söyleşi
Hıdırı Dulkadir/ Musa Ante...