| PKK-BDP Müslüman-Şafi Bir Kürt Hareketidir |
|
PKK-BDP Müslüman-Şafi Bir Kürt Hareketidir «...Şeyh Sait’ten ve Şeyh Abdulselam Barzani’den bugüne kadar bir Kürt siyasal hareketinden söz ediyorsak, laik cizgiden daha yoğun bir islami, hatta Nakşibendi cizgi var”.Altan Tan -------------------------------------------- PKK-BDP Müslüman-Şafi Bir Kürt Hareketidir Dersim Fikriyatı’nın savunucuları ve Kırmanciye Diyarı’nın(Jar-U Diyar) aydınları olarak, daha önceki yazılarımızda ve makalelerimizde bir çok kez şunun önemine dikkat çekmiştik: Türkiye’de köklü bir rejim değişikliği yaşanıyor. El değiştiren yanlızca iktidar değil, devlet yapısı ve rejimin kendisi de yeniden bir yapılanmaya gidiyor. Bu değişimin ve dönüşümün asıl sahipleri ve ana aktörleri, Osmanlı’dan günümüze süregelen, yine Sunni müslüman Türklerin ve Şafii Kürtlerin bileşimi(itifakı) ile oluşturulacağını yazmıştık. Bizim bu yaklaşımımızı ve yorumlarımızı gericilikle, mezhepcilikle ve Kürt düşmanlığı ile açıklayanlar oldu. Ama bugün gelinen aşamada bizim söylediklerimizin doğruluğu ve öngörülerimizin gerçekliği dahada belirginleşti. Bizim daha önce söylediklerimiz, bugün sözkonusu her iki ulusun siyasi önderleri tarafından, açıktan itiraf edilir düzeye geldi. Çünkü artık oynanan oynun sonuna gelinmiştir. Roller ve renkler kendini daha açık ve daha net göstermek zorunda kalmıştır. Ellerdeki eldivenler çıkarılımış, yüzlerdeki maskeler düşmeye başlamıştır. Şuanki varolan AKP-PKK çatışması, Türk ve Kürt çatışması diye algılanması bir yanılsamadır. Gerçek anlamda, her iki ulus arasında Cumhuriyetten buyana hiç görülmemiş bir itifak sözkonusudur. Var olan Kürt-Türk itifakını görmek için Barzani'ye bakmak gerekiyor ve onun üstünde verilen mesajları iyi okumak gerekiyor. Biz demiştik ki: Sizin özgürlükcü, solcu, sosyalist kürt hareketi diye savunduğunuz PKK-BDP, Kürt halkının ilerici, sosyalist, devrimci ve demokrat güçlerini temsil etmiyor. O gerçek anlamda Kürt toplumunun gerici kesmini temsil eden bir tabana sahip. Bu siyasi gücün ana karekterini Sunni-Şafii-İslami mantik ve davranış biçimi belirliyor. Bunu söylerken, o halka yada o topluma hakaret etmiyoruz. Varolan sosyolojik bir gerceği dile getiriyoruz. Afganistan’da Talibancı hareketi tarif edin desek, söylüyeceklerinizi Afgan halkına karşı yapılan bir hakaret olarak mı algılamamız gerekecek? Üstelik bizim yıllardır bu hareket hakında söylediklerimizi bugün harekete destek verenler tarafından söyleniyor artık. Mesela PKK-BDP’deki islami kanadı temsil eden Miletvekili Altan Tan, bu düşüncelerini açıkca ifade ediyor: Geçen yaz, Temmuz 2011’de, Radikal gazetesinde Ezgi Başaran, BDP Diyarbakir Milletvekili Altan Tan’la bir röportaj yapmıştı. Tarihten günümüze Kürt siyasi hareketin nasıl bir karektere sahip olduğuna dair sorduğu bir soru üzerine, Altan Tan şunları söylemişti:
Ama Şeyh Ubeydullah Nehri’den, Şeyh Sait’ten ve Şeyh Abdulselam Barzani’den bugüne kadar bir Kürt siyasal hareketinden söz ediyorsak, laik cizgiden daha yoğun bir islami, hatta Nakşibendi cizgi var”(Ezgi Başaran-Altan Tan/ Radikal; 11 Temmuz 2011) Ne demiş Altan Tan «...Şeyh Sait’ten ve Şeyh Abdulselam Barzani’den bugüne kadar bir Kürt siyasal hareketinden söz ediyorsak, laik cizgiden daha yoğun bir islami, hatta Nakşibendi cizgi var”. Yani PKK’nin ilk çıkışı itibarıyla öyle olabilir, ama sonrası için onunda değiştiğini ve tarihten günümüze birbütün olarak Kürt siyasal hareketin aldığı karekteri onunda aldığını söylemek istiyor. PKK islami ve hatta Nakşibendi bir çizgiden olduğunu söylüyor. Doğrusuda budur zaten, ama bugüne kadar PKK çevresinde bunu bu denli açıktan ifade eden kimse olmadı. Altan Tan, bu konudaki fikirlerini Sayın Ezgi Başaran’a açarken, daha da açık şeyler söylüyor: “Bence Kürtlerin dörtte üçü müslümandır. Ve onlar ne müslümanlıklarından, ne de kürtlüklerinden vaz gecmek istiyorlar... Bir ankete göre Saadet Partisi’ne oy veren kadınların yüzde 70’i başörtülü. Aynı dönemde DTP’ye oy veren kadınların ise yüzde 83’ü başörtülü. Yine oy veren kitlenin yüzde 80’e yakını oruç tutuyor, en az yarıdan fazlası beş vakit namaz kılıyor”(Ezgi Başaran-Altan Tan/ Radikal;11 Temmuz 2011). İnsanın Altan Tan’a ağzına sağlık diyesi geliyor. Bunu biz söyleseydik, kimbiliri nelere mağruz kalırdık. İşte PKK-BDP tabanı ve gerçeği budur. Şimdi bu hareketin neresi laik, demokratik ve sosyalis oluyor ki? PKK’nin sosyolojik gerçeği ve toplumdaki yer ettiği sosyal tabanı bu. AKP ne kadar laik ve demokratsa , PKK-BDP’de o kadar laik ve demokrat olabilir. Hatta Altan Tan’ın iddasına göre, PKK-BDP tabanı dinine ve inancına daha bağlı ve daha muhafazakardir. Çünkü muhafazakar dediğiniz İslami Partiye oy verenlerin yüzde 70’i başörtülü ve oruçlu, oysaki bu sayı DTP-BDP’de yüzde 80’i geçiyor... Aslında PKK cephesinde bir sorun yok, onlar ne istediklerini, kimlerle ne yaptıklarını, neyi savunup, neyi savunmadıklarını çok iyi biliyorlar. Sorun kendilerine devrimci, demokrat, ilerici, aydınım diyen Türk veya “Alevi-Kürt” kökenli eski solcu ve sosyalist kişi ve çevrelerden kaynaklanıyor. Asıl kafa karışklığını bunlar yaratıyorlar. Dolayısıyla PKK’nin ideologları, teorisyenleri ve propagandistleri de bu fırsattan yararlanarak kafa karışıklığını sürdürmeye devam ediyorlar.
Başta şunu açığa kavuşturmak gerekiyor. Çandar’ın söylediği isimlerin bazılarında hata var. Mesela saydığı isimlerden Duran Kalkan Alevi falan değildir. Sayın Çandar ya bilerek hedef şaşırtıyor, yada gerçekten ezber konuşuyor. Duran Kalkan Adana(Kozanlı), hem müslüman ve Sunni, hemde Türk oğlu Türktür. Çandar’ın bukadarlık bir bilgiside mi yoktu? Örgütün önemli ikinci ismi Cemil Bayık’tır. O da Elazığlı Şafi-Müslüman bir Kürtür. Örgütün Genelkurmay Başkanı olarak adlandırılan Murat Karayılan ise Urfalı Şafi-Müslüman bir Kürt’tür. Sabri Ok yine öyle, oda Urfalı Şafii bir müslümandır. Çandar’ın yönetici diye saydığı isimlerden geriye Ali Haydar Kaytan, Mustafa Karasu ve Rıza Altun kalıyor. Bu üçünün de örgüt içindeki geçmiş konumları ve bugünkü yetkileri herkes tarafından çok iyi biliniyor. Rıza Altun ve kardeşi Kara Ömer, Bekaa’da Alevi ve Dersimli genclere neler yaptıklarını Sayın Çandar çok iyi biliyordur. Ali Haydar Kaytan’a gelince, onunda örgüt içinde Dersim kökenlilere ve genel olarak Alevi militanlara yaptıklarını sağır sultan dahi duymuştur. Kaytan’nın kendisi bunu şöyle ifade etmiştir ”Beni kimse bölgeci olarak suclayamaz, yaptığım cezalandırmaların kendisi, önderliğe bağlılığımın ve bölgeci kişilikten ne kadar arındığımın göstergesidir”. Bölgeci kişilikteki kastı, Dersimli ve Alevi kimliğidir elbetteki. Çandar’ın Alevi önderler diye saydığı isimler arasında geriye Mustafa Karasu kalıyor. Evet doğrudur o Alevi kökenlidir ve Sivas-Gürünlüdür. Ama ne fark eder ki sayın Çandar? Ziya Gökalp’te Diyarbakırlı bir Kürt’tü, ama Türkçülük doktirinin mimarı ve ustasıydı. Sanırım Çandar bu isimleri şunun için saymıştır. PKK’nın Alevi kökenli kadrolardan oluştuğunu, dolayısıyla örgütte demokratik bir yapı ve demokratik bir düşünce mekanizmasının işlediğini ispat etmek içindi. Bu sebepten dolayıda örgütü aşırı laik bir örgüt olarak tanıtma iddasını güdüyordu...
“Şu an Apo, tartışmasız ve rakipsiz tek lider. PKK, eşittir Öcalan. PKK, Öcalan’la var oldu, O, PKK’nin her şeyi, kurucu beyni ve PKK’nin yapıştırıcısı. Dolayısıyla Öcalan’dan gelen her talimata, son tahlilde PKK uyar.”(Neşe Düzel-Çandar, Söyleşi/ Taraf 27 Haziran 2011). Peki bu durumda sevgili Çandar’a sormak lazım; PKK’de Üç-beş değil, isterseniz Otuzbeş Alevi yönetici kadro olsa ne yazar? Çandar’ın kendisi söylüyor, “PKK eşittir Öcalan”, o zaman bu örgütte hangi laiklikten ve demokrasiden bahsediyorsunuz anlamadık ki? PKK’nin anti-demokratik bir örgütsel yapıya sahip olduğu bilindiği halde. PKK’de islami faktörün ve düşünce yapısının eğemen ve hakim bir kimlik olduğu herkesce görüldüğü, farkedildiği halde. Örgüt militanları arasında davranış mekanizmasının kontrol biçimini Talibancı-islami bir örgüt tarzının ve denetiminin hakim olduğu bir sır olmadığı halde. Herkesin bütün güçüyle, ısrarcı bir şekilde Alevi kitlesini ve tabanını Kürt hareketine yamamaya ve yöneltmeye çalışmalarının sebebi ney? Neden Alevilerin PKK’ye desteği ve Kürt hareketiyle birliğinde bu kadar ısrarcı davranılıyor? Neden Alevileri PKK etrafında ve çatısında birleşmeye zorluyorlar? Bu soruların cevabını, Alevileri CHP’de koparmak istemelerinin sebeplerini, Alevilerin PKK ve Sol hareketlerdeki yerlerini sorgulayan başlıkları bir sonraki bölümde işlemeye çalışacağım. Saygılarımla. 31 Ocak 2012 Hüseyin Dedesoy |

Hüseyin Dedesoy/
“Kürt siyasi hareketi dediğin kim? Tarih boyunca Kürt milli haklarıyla ilgili mücadele edenleri kast ediyorsak ayrı, PKK’yi kast ediyorsak ayrı bir tanım var. PKK, başlangıcı sosyal Marksizm olan, laik bir harekettir. Kendi tercihi.
Bunlardan birtanesi de mesela Cengiz Çandar’dır. Sayın Çandar Taraf gazetesine yaptığı bir söyleşisinde diyordu ki: “PKK fena halde laiktir. Kürt halkının içindeki Alevi oranının çok üstünde bir durum bu. Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan, Sabri Ok, Rıza Altun... BDP’de de aynı durum söz konusu.”(Nese Düzel-Çandar söyleşisi/ Taraf 27 Haziran 2011).
Bu konudaki tespitinde Sayın Çandar fazlasıyla yanılıyor. Bir an farzedelim ki Çandar'ın söyledikleri gerçek, ve PKK yöneticilerin tamamı Alevi olsun. Bu yönetici kadroların hiç bir anlam ifade etmediğini Sayın Çandar’ın kendisi de çok iyi biliyor. Çünkü bu örgütü yönetici kadrolar yönetmiyor sayın Çandar. Örgütü bir tek lider yönetiyor. Bunuda aynı söyleşinin bir başka yerinde, Sayın Çandar’ın kendisi itiraf ediyor: 



.jpg)






Yorumlar
---------------
Admin: Bizim yayınlamadığımı z yorumlar bu tarz yorumlardır. İbretlik olsun diye bunu yayımlıyoruz.Hakaret, iftira, yalan, çamur dolu bir yorum. Kendinizde öyle ükalaca ve öyle kibirlice konuşuyorsunuz ki, ne mal olduğunuzu bilmiyende dünayayı sizin yarattığınızı zan edecek.
Kendini beğenmiş, herkese akıl veren, ükala, eski solculardan olan, şimdinin kürtcü kuyrukcusu tipik bir Dersimli tarzı.
Derdinizi anlayamadım, neye karşı çıkıyorsunuz, neyi savunuyorsunuz, benim yazdıklarımda ne anlamışsınız belli değil.Herşeyi bir birine karıştırmışsını z.
Sorularınızı daha anlaşılır yazarsanız, cevabınıda daha anlaşılır alırsınız.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.