| Hüseyin Dedesoy'la RAA HEQİ Üzerine Söyleşi |
|
Hüseyin Dedesoy: Sevgili D.Ali Küçük başlatmış olduğunuz "Alevi inancı, Alevilik nedir? Ne değildir?" ve Alevi inancına paralel düşen benzeri inanç biçimlerine dair söyleşi-Röportaj dizinizi okuyorum. Gayet zamanında ve yerinde düşünülmüş bir söyleşi-röportaj dizisı. Bu düşünce etrafında "Rea Haq" inancının da yerini ayrıca sorgulamak çok daha özel bir önem kazanıyor. Dursun Ali Küçük: Rea HAQ nedir, inanışı, felsefesi, kültürü, tanrıya yaklaşımı, örf ve adetleri nasıldır? H.Dedesoy : Şunu başta belirtmek isterim. Üzerinde konuşmak ve tartışmak istenilen konu sosyal bilimlerde (İnanç biçimi, Din tarihi, Felsefe tarihi, Sosyolojiyi ve insan topluluklarının Tanrı-İnsan, ölüm-yaşam ilişkisini inceliyen) "Teoloji" denilen özel bir alana girer. Böylesi sosyal bilim dallarının alanlarına giren konularda herkes konuşabilir. Ama doğru dürüst bir şey söylemek gerekiyorsa eğer, tüm bilimsel alanlarda olduğu gibi sosyal bilimlerde de en temel kriterlere uymak gerekir diyorum. Bu da araştırmayı, incelemeyi, sorgulama ve soruşturmayı…, kısacası bilimsel kriterlerle düşünmeyi zorunlu kılar. Yine her bilim dalında olduğu gibi (yanlızca pozitif bilim diye adlandırılan Fen-Fizi..vs için değil) sosyal bilimlerde de bir Üniversiter « akedemik » eğitim dediğimiz bir eğitime sahip olmayı gerektirir. Çünkü bu işin öğrenilip araştırılmasının, bilinip konuşulmasının, bir yol ve yöntemi vardır. Her şey öyle kara düzen dediğimiz şekliyle öğrenilemez. Bu tarz ve yöntemle edinilen bilgiler yarardan çok zarar verir. Doğruyu ifade etmediği gibi daha sonra doğru olan bilginin ve cizgininde yolunu karartır. Nasıl ki her alış veriş yapmasını bilene ve her ticaretle uğraşana Ekonomist denmediği gibi. Mesela köylerde dolaşan çerçide, ticaret yapıyor, pazarda salatalık satan tablacıda. Yada evlerde canak çömlek satan, dükkan dükkan dolaşan pazarlamacıda ticaret yapıyor, Total petrol şirketinin direktörü veya Merkez bankasının müdürüde ticaret yapıyor. Şimdi Cercici-pazarlamacıya mı ekonomist diyeceğiz ? Yoksa Total direktörüne yada Banka Müdürüne mi ? Yine sağlık konusunda, yani insanın herhangi bir rahatsızlığı hakkında bilgi sahibi olan her adamın Doktor olmadığı gibi. Ya da bir doktor kadar konuşma ve bilgi verme, hastaya mudahale etme hakkına sahip olmadığı gibi. İşte toplumsal olgu ve olaylar hakkında da her bilgisi olanın konu hakkında doğruyu söylediğini düşünmemek gerekiyor yada doğru söylüyor anlamına gelmemelidir. Esas olarak şunu demek istiyorum; Bu saydığım özellikler ve kriterler, Teoloji, Etno-Antropoloji, Sosyoloji, Tarih, Siyaset bilimi vs... gibi, sosyal bilim dalları içinde geçerli olan kurallardır. Dolayısıyla ben Teolojist değilim. Teolojist olmadığım içinde Sorularınıza vereceğim cevapların doğruluğu veya yanlışlığı bu anlamda bilimsel kriterlere uymuya bilir. D.Ali Küçük: Sizin eğitim ve ilgi alanınız nedir, hangi düzeydedir? Bu söylediklerinizde neye denk düşüyor. H.Dedesoy :Evet, Üniversitedeki aldığım eğitim (Antropoloji-Felsefe) bu alana yakın, ama ben "İnanç ve din" üzerine değil "Siyaset Antropolojisi ve Felsefe Tarihi" üzerine eğitim yaptım. Alevilik, Dersim-Koçgiri toplumunun İnanç biçimi olan Rea Haq hakkında söylüyeceklerim tamamen kişisel bilgilerime ve gözlemlerime dayalı olacaktır. Ailede alınan eğitim, çevrede edinilen izlenim, bu konuda söylenenleri aklın yoluyla sorgulayıp çıkarttığım sonuclara dayalı olan bilgileri içerecektır. Ama eğer herkesin yaptığı gibi ne biliyorsam onu söylüyeceksem, benimde söylüyecek bir sözüm vardır elbette. D.Ali Küçük :Alevilik genelde konuşulur. Dersim-kocgiri Aleviligi olan Rea Haq hakkinda sizce neler söylenebilinir? H.dedesoy: Alevilik genelde Konuşuluyor, bu doğru. Dersim-Koçgiri Aleviliği olan "Rea Haq" hakkında da konuşulmaya, teoriler icad edilmeye, "en doğruyu ben biliyorum"adı altında fikirler beyan edilmeye başlandı. Doğrusunu söylemek gerekirse (Alevilik veya Rea Heq hakkında) sölenenlerin Gerek Alevilik, gereksede bugün “REA HAQ” diye adlandıra bileceğimiz, Türk ve Kürt kamuoyunda “Kürt Alevileri” diye isimlendirilen Dersim-Koçgirili Kırmanç ve Kurmançların inancı hakkında söylenen, “araştırma” diye sunulan çalışmaların bilimsel kriterlere denk düşen hiç bir yanı yoktur. Tamamen ideolojik ve günü birlik siyasi çıkarları içeren tespitler ve çalışmalardır. Belki biraz kaba düşecek ama ben bunlara "Entellektüel Çerçiciler" diyorum. Bu konuda bir tek Sevgili Erdoğan CINAR’in yaptığı çalışmaları önemsiyorum ve “Aleviğin Tarihi ve İnancı” hakkında yapılan ciddi kazıların onun eserlerınde olduğunu düşünüyorum. Gelelim Rea Haq inancı nedir sorunuza: Kelimenin tanımı şöyle yapıla bilinir, Dersimliler kendi dillerinde bunu şöylede söylerler; Raa Haq, Rea Haq, Riya Heq. Dersim ve Koçgiri Alevileri iki dili konuştukları için, düşüncelerini ve inançlarını içeren kavramlarıda her iki dildeki farklı telafus şekliyle ifade ederler. Kırmanci(Dımıli-Zazaki) konuşanlar Raa-rea Haq diye telefus ediyorlar. Kurmancı(Kırdaşki) Konuşanlarda Rea-Riya Heq diye söylerler. Türkçe tanımı ve ifade ediş biçimiyle şu anlama geliyir: Hakkın yolu, doğrunun yolu, adaletin iyiliğin yolu. Ama bu yanlızca Türkçedeki bilinen Hak karşılığına tekabül etmiyor. (Hani “haklı , haksız” anlamındaki hak.) Dersim ve Koçgirililerdeki o Hak aynı zamanda yaradan , var eden, sahip olan ve insan anlamında düşünülüyor ve Kabul görüyor. Mesela Dersimli birine sorduğunuzda (genç kuşağı kast etmiyorum, yaşı 65-70’in üstündekileri düşünün); “Nasılsın, ne var-ne yok”? diye sorduğunuzda, Size şu cevabı verecektir: Heq raziwo bira tu sekena- heq raziwi bıra tu çıtoni? _"Hak razı olsun kardeş , sen nasılsın?" Iste burdaki kast ettiği Haq , yaratandır. Sahib olandır, var edendir. Onun razılığı istenir, o razı olursa olup bitende, var olanda, hayatın kendisinde bende iyi olurum demek istiyordur. Dersim-Koçgiri İnancında Wahir-Xadan yani sahibin önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum. Çünkü tüm istek ve dua lar o "Wahire- Xadan a yöneliktir. Ama bu tek yaratan, ya da tek sahip olan anlamında değildir. Yeryüzünde ve gök yüzünde var olan her şeyin ayrı bir yaratanı, yani sahibi olduğunu düşünürler. Dua ettiklerinde de var olan her şeyin ayrı, ayrı sahibine seslenirler. “Yerin göğün sahibi, wahire Herdu Asmen- Xadane Herdu Azman. Kurdun-kuşun sahibi. Dağın taşın sahibi. Çalı cırpının sahibi. Ekmeğin- Suyun sahibi…vs. Soralım ve konuşalım yaşlılarımızla. Göreceksiniz ki onlar size tek tek anlatacaklardır kaç yaratanın (yani bizim dilimizde Wahir - Xadan) olduğunu… Tüm bu var olan ve yaratanın yer yüzündeki tek sahibi, ya da temsilcisi, uygulayıcısı, bekçisi de İnsanın kendisi olduğunu. Hani Alevilikte çok yaygın bir deyim vardır ya, derler “İnsan Haq’ta , haq insanda”. Bunu diğerleri şöylede yorumluya bilirler. Alevilerin, esas olarak da Dersim-Koçgiri Alevilerinin tanrıyı insana indirgediğini ve İnsanı tanrılaştırdığını” söylüyorlar. Yakın bir zamanda You tube’te dolaşan Feytüllah Gülen’in bir video söyleşisi vardı. Orada bu düşüncenin Müslümanlar için ne anlama geldiğini ve bunun da Müslümanlar içın nasıl bir tehlike teşkil ettiğini açıkca soyluyordu.
Dursun Ali Küçük: Eski Dersim çoğrafyasını, esas alarak Dersim-Koçgiri Aleviliğini özel bir yere oturtmak mümkün mü?
Farklı olmak diyerine düşman olmayı, yada onu yanlış görmeyi getirmiyor. Tam tersine dostluğun ve sağlıklı birliğin sağlanmasının yolu farkı ve farklılığı tanımaktan geçer. Türklerin uluslaşma adına Cumhuriyetten bu yana, kendilerinin dışındaki etnik azınlıklara ve inançsal farklılıklara aldıkları tutumun sonuçlarını görüyoruz. Bir ulus oluşturma adına o topraklarda Resmen tarihsel, kültürel ve toplumsal bir yıkım-felaket yaşattılar.
Bugün de Türklerin bu kötü örneğini malesef Kürt ulusu yaratma adına diyerleri yapmaya çalışıyorlar. Şunu artık herkesin bilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnkarla, yok saymakla, asimile etmekle. Katliamlarla Ne kendin var olursun, nede diyerini yok edebilirsin. Dolayısıyla herkesin kendisinin dışındaki var olanıda kabul edip onunla birlikte yaşamasını öğrenmesi gerekir. Geleceğin insanlığı da, inancı da, kültürü de ancak böyle kurtulabilir.
Dersim Xızırı hepimizi korusun. Dursun Ali Küçük: Bende site adına size teşekkür ediyorum. |

Dursun Ali Küçük: Dersim - Koçgiri Aleviliği olan Rea Haq tarihi ve kökenleri hakkında bizleri bilgilendirir mısınzı? Kürdistan Aktüel Okurlarına neler söylemek istersiniz?











Yorumlar
Meğer Çemişgezekmiş...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.