You are here:   Home KURMANCİ (KIRDAÅžKİ) Urfa'dan Pertek'e Åžavaklılar
Urfa'dan Pertek'e Şavaklılar

anacocukURFA’DAN PERTEK’E YERLEŞTİRİLEN MİLAN-ŞAVAKLILARLA SÖYLEŞİ

MİLAN (Mıli) AŞİRETİ VE KURMANCİ DİLİNİN DÊRSIM´DE YAYILMASI ÜZERİNE

Bu ropörtaj 23 Agustos 2008 yılında Gazik´te yapıldı.

----------------------------------------

URFA’DAN PERTEK’E YERLEŞTİRİLEN MİLAN AŞİRETİ -ŞAVAKLILAR

Konuşmaya katılanlar: Kenan Anlaş, Hasan Sönmez, Mehmet Karer, Hakkı  Çimen 

M. K. Kendinizi tanıtır mısınız?


K. A.: Kenan Anlaş,Pertek´in Çakırbahçe (Coravan) Köyündenim. Pertek´in Milan (Şavak) aşiretindenim. Aşiretimiz, Urfa´nın Viranşehir Bölgesinden, o dönemin Osmanlı politikası sonucu çıkarılarak buraya (Dêsim) yerleştiriliyor. Osmanlı orada güçlü bir aşiret bırakmak istemiyor. O dönemde orada, dışarıdan gelen veya yerleşik aşiretler bizim aşiretimiz üzerinde baskı kurmak istiyor. Aşitretin başında o zamanlar Milili İbrahim Paşa var. Ben tarih kitaplarından ve araştırmalarımdan öğrendiğim kadarıyla Mılili İbrahim Paşa, 1800´lü yıllarda bizim aşiretimize ve bölgeye hüküm etmiş.

O dönemde başımızda bulunan Milili İbrahim Paşa, bölgedeki Yezidileri orada yerleşik Kürt aşiretilerine karşı kışkırtıyor. Yani bir kargaşa yaratıyor. Birbirine vurdurtuyor. Osmanlı bu kargaşayı durdurmak için oraya bir askeri birlik gönderemiyor, müdahale etmiyor. Osmanlı, „Kargaşayı bitirin!“ diye bizim aşirete yetki veriyor. Bu şekilde bizim aşiret, hem Yezidileri ve hem de diğer Kürtleri kırıyor. Bizim aşiret silahlı. Yerleşik diğer aşiretler kırılıp büyük kayıba uğrayınca, bölgede en önemli güç olarak bizim aşiretimiz kalıyor. Osmanlı bundan da tedirgin oluyor. Bölgede güçlü bir aşiretin kalmasını istemiyor. Bu nedenle 1000 haneyi ayırıyor. Bunları Erzurum, Erzincan, Harput ve Dersim (Dêsim) yerleştiriyor. Osmanlı, Dêsim´de Pertek ve Hozat´ın bazı bölgelerini bizim aşirete tahsis ediyor. Bizim aşiret bu şekilde Pertek ve Hozat arasındaki bölgeye yerleşiyor. Yaşlılarımız bir kolumuzun Erzincan´da olduğunu biliyordu. Erzincan´a yerleştirilen Milan Aşireti köylüleriyle, ilişkimiz, yani köken bağımız kuruldu.

 

Hakkı Çimen: Pertek´le Hozat arasındaki Milan Aşireti köylerinin adlarını  söyleyebilir misin?

K. A.: Zeve, Sultan Hıdır. Bu köyler de hayvancılıkla geçiniyorlar. Bizim aşiretin arazisinden geçmek zorundalar. Bu nedenle bize bağımlılar. Bir üstümüzde yerleşik bir Türk köyü var. Selçuklu Döneminde buraya yerleşen, kalesi olan bir Türk köyü. Bu köy de bizim tarafımızdan sıkıştırılıyor. Çünkü bizim arazimiz bu köyün çevresini fırdolayı kapatıyor. O köy de dışarı çıkmak için bizim arazimizden geçmek zorunda. Bizim aşirete bağımlı.

 

H. Ç.: Bu köy Sarı Saltıklı  mı?

K. A.: Hayır, Sağman Türk köyü.  Kendilerini Sarı Saltıklı görmüyor. Türkçe konuşuyorlar. İslami Sunni geleneklerini eskisi gibi sürdürüyorlar. Camileri var. Kesinlikle bu konularda taviz vermemişler. „Biz, Türkler Anatoliya´ya yerleştikleri zaman buraya yerleşen en eski Türklerdeniz.“ diyorlar. Sağman Türk köyü de, coğrafi şartlar gereği şehre ulaşmak işin bizim arazimizden geçmek zorunda kaldığından, bizim aşirete bağımlı. Bu nedenledir ki bizimle kirvelik kurumuna girmek zorunda kalmış. Gene bir üstümüzde birkaç tane daha dedelik yapan ocak sahibi köy var. Ostan diyorlar. Şimdi onlar dedelik (ocakzade) sıfatını kaybetmişler. Kendilerini Pilvenk Aşiretine bağlamaya çalışıyorlar. Aslında bunlar başka bir aşiret. Bizim aşiretin arazisi, bu aşiretin de etrafını çevirmis durumda. Bu aşiretin Dêsim´deki diğer ocakzadelerle, yani dede ve pirlerlerle ilişkisini bizim aşiret kontrol ediyor. Ostanlilar diğer bölgelere geçmek istreken bizim arazimizden geçmek zorunda kalıyor. Bazı köylerin pir ve dede takımıyla ilişkisini biz kesiyoruz. İlişkileri bozuyoruz. Bu şekilde Pertek Bölgesindeki sosyal düzeni bizim asiret kendi lehine bozuyor. Ama zamanla karşılıklı etkileşme sonunda biz alevileşmişiz. Bölgeyi kontrol ettiğimiz için, bu bölgeye kendi dilimizi (Kurmanci) yaymışız. Bizim aşiretin ilk yerleştiği yer Hozat bölgesi. İlk kurulan köy Roşek köyü. Ardıç ağaçları getirilerek orada evler yapılmış. Pertek´teki Pilvenkliler İç Dêsim´den geliyorlar. Buranın yerleşik halkındandır. Zazadırlar. Yukarı Pilvenk Zazaca, ama Pertek´teki Pilvenkliler Kurmanci konuşuyorlar. Bugün Pertek´teki Pilvenklilerin Kurmanci konuşmasının nedeni bizim aşiretle ilişkiye geçmeleri sonucu olmuş. Yani biz onları asimile etmişiz.

 

H. Ç.: Pertek´in Kuzeydoğusundaki Yukarı  Pilvenk Zazaca konuşuyor. Ancak sizin aşiretin sınırlarına yakın olan Aşağı Pilvenk Kurmanci konuşuyor. Yani günümüzde Pertek´te Kurmanci konuşan Pilvenklilerin dili önceleri Zazaca mıymış?

K. A.: Evet Zazaca´ymış. Bizim etkimizde kalarak Zazaca´yı bırakıp Kurmanci konuşmaya başlamışlar. Evet bizim aşirete komşu olan Aşağı Pilvenk, yani Pertek´teki Pilvenkliler tamamen Kurmanci konuşuyor. Bu Zazalar asimile olup Kurmanci konuşuyorlar.

 

H. Ç.: Sizin aşiret alevileşmeden önce hangi inanca tabiiymiş?

K. A.: Bizde caminin kalıntısı  var. Dedelerimizden biri Hacca gidip gelmiş. Camiyi onarmış. Evet, kesinlikle camiye gidiyormuş dedelerimiz. Pertek´teki Sunni yaşlılar anlatıyor, diyorlar ki; „ Sizin Coravan´dan eskiden 40 atlı her zaman Cuma Namazına gelip giderdi.“ Babamlar bile bayramlarda Cuma namazına gidip geliyorlarmış. Belki sürekli gitmemişler ama 1960´lara kadar arada sırada camiye gitmişler. Son nesil terk etmiş. Sorduğumuzda, „İşte, yoksulluktan gidip gelemiyorduk.“ diyorlarsa da bence Alevi Kültürünün etkisi giderek ağır basmış ve alevilesmişler.

Sunnilikten Aleviliğe geçiş  üzerine yaşlılar diyor ki; „Dersim´den dervişin biri gelip Coravanlıları  „Haq Yolu“na geçirmek istemiş. Bir toplantı yapmışlar. Bu toplantıya köylüler önce katılmamış. Sonra derviş diyor ki, „Gelin, keramet gösterecem!“ Derviş asasıyla, bizim köyün üstündeki Abdal Baba Dağı´ndan bir geyik çağırmış. Geyik sürüyü bırakıp köyün içine gelmiş. Geyiği kestirmiş. Etini pişirtmiş. Kafasını, ayaklarını, derisini bir kenara koydurtmuş. Köylüler yemeği (geyik etiyle yapılan) yedikten sonra pir, hayvanın kafasını ayaklarını postunu ve kemiklerini bir araya toplayıp asasıyla dokunmuş. Geyik tekrardan canlanmış. Pir (derviş) geyiğe; „Haydi, git!“ deyince geyik dağa gitmiş. Bizimkiler, pirin bu kerametini gördükten sonra alevileşmişler. Pirin keramet gösterdigi yerin (ev) etrafını çevirmişler. Bugün o yer kutsal kabul ediliyor. Bir zamanlar bu evde ibadet edilmiş. Sonra köylünün biri keramet gösterilen evin taşlarını götürüp kendine yaptığı evin duvarlarında kullanmış. O evin duvarında görmek mümkün. Çok düzgün (iyi yonutulmuş) taşlar. Bu kutsal yerin hemen biraz yukarısında yıkılan caminin harabesi var.

 

H. Ç.: Dervişin (pir) keramet gösterdiği yerin adı  ne?

K. A.: „Pagü Mal“ diyorlar. Yani „yıkık ev“ anlamına geliyor. Ondan sonra köy alevileşiyor. Dönüyor. Bu süreç içerisinde örnğin Ovacık Yeşilyazı´da Hacolar var. Bizim köyden gitmişler. Elazığ´da ve köylerinde bizim köyden gitme köylülerimiz var. Bunların hepsi Kurmanci konuşuyor. Aleviliğe dönme var. Zazaca´ya ya Zazalığa dönme olayı yok. Milanlılar milliyetçidirler. Dışarıya göç etmiş olan Milanlılar, Coravan´da oturmamalarına rağmen, bugün kendilerini „Coravanlı“ diye tanıtıyorlar.

 

H. Ç.: Bazı Zaza aşiretleri, dil bakımından asimile oluyor. Örenğin Xıran, Hizol, Aşağı Pilvenk. Ticaret, asimilasiyon işinin bir ayağı. Diğer bir ayağı da kültür. Mesela Kurmanci müzigi, özellikle 1938 Zaza Soykırımı´ndan sonraki Zaza Müziğine göre çok daha ritimli ve neşeli. Milan aşiretine komşu olan Zaza aşiretleri bu kültürden de etkilenmişlerdir. Ancak bugün Xıran, Hizol ve Pilvenk Aşiretleri ve hatta bugün Karakoçan ve diger bölgelerde Kurmanci konuşan Alevilerin tümü, biz alevi Zazalar gibi; „Biz Horosan´dan gelmişiz.“ diyorlar. Kültürel olarak, ruh hali olarak Alevi Zazalardan hiç bir farkları yok. Sence alevileşen Milan Aşiretinin “ruh hali“ ile Dêsim´de Kurmanci konuşan diğer Alevilerin ruh hali arasında bir fark yok mu?

K. A.: Fark var. Çemişgezek ile Pertek arasında kalan köyler var. Barat dediğimiz köyler. Bunlar da bizimle bölgeye gelen Sunni Kürtler. Bu Kürtler hiç değişmemiş, asimile olmamış. Yani alevileşmemiş. Bugün de Sunni ve Kurmanci konuşuyorlar. Dêsim bölgesinde Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt´in bir kesiminde Kurmanci konuşuluyor. Diğer bölgeler zaten Zaza ve Zazaca konuşuyor. Bu nehir kıyısındaki Kurmanclar zamanla hem ekonomik ve hem de politik bir üstünlük oluşturmuş. Milan Aşireti bir yandan tarım ve hayvancılık yaparak ekonomik üstünlük kazanmış. Diğer yandan da İç Dersim´deki aşiretler arası kavgalara girmemiş. Çünkü arazisi bu tür kavgalara uygun değil. Eğer Zazalarla kavgaya başlasaydı, zaten kaybederdi. Bu şekilde yıpranmamış ve zamanla hem psikolojik ve hem de politik üstünlük kazanmış.

 

H. Ç.: Devletle ilişkisi nasıl?

K. A.: Milan Aşireti Dêsim´e zaten silahlı gelmiş. Devletle arası çok iyi. Zaten ötedenberi devletin bu aşirete verdiği bir destek var. Dêsim´in en iyi arazisini devlet bu aşirete vermiş. Bu şekilde devletin de desteğiyle psikolojik ve zamanla ekonomik ve politik bir üstünlük saglamış kendisine.

 

H. Ç.: Milan Aşireti´nin mutlaka kendi içinde sürtüşmesi, problemi olmuştur, vardır. Dışarıya karşı (geri kalan Dêsim´ê karşı) bu iç problemlerini birbirlerine karşı malzeme yapıyor mu aşiret?

K. A.: Asla. Dışarıya karşı aşiret her zaman birlikte hareket etmiştir. Bir vucut olmuştur. Milan aşiretinin mıntıkası dışında, Milanlı kavgaya, tartışmaya, sürtüşmeye girmez. Ama biri gelip Milanlı´nın arazisi içinde bir taşı kaldırsa, tüm Milanlılar birlik oluşturarak kendilerini savunurlar. Çünkü devletle bu konuda bir anlaşmaları var. Devletin verdiği hakkı kullanır. Etrafı farklı dil ve kültürler tarafından sarılmış. Onlara karşı kendisini (kimliğini H.Ç.) kaybetmemek için dışarıya karşı her zaman tek vucut davranmış. Şu anda köyde birçok kişi bibiriyle konuşmuyor. Ama bir yayla için para toplama sözkonusu olunca, herkes üstüne düşeni yapıyor. Köy adına birşeyler yapılacağı zaman köyün hepsi kenetleniyor. 1999´da bizim köye yol geldiğinde jandarma yüzbaşısının yaptığı bir açıklama var: „Dêsim´de birbirini karakola gidip şikayet etmeyen, gammazlamayan tek köy burasıdır. Ama bu gidişle bir yıl sonra burası da karışır “ demişti. Hakikatten ondan sonra bizim köy de karıştı.

 

H. Ç.: Önceleri Zaza olan ve Zazaca konuşan ancak günümüzde Kurmanci konuşan Xıran ve Hizol Aşiretleriyle sizin aşiret arasındak ilişki nasıl?

K. A.: Çevre köyler sürekli arazi yüzünden Mazgirt´e (Sancak) mahkemeye gidip gelmişler. Elimizde mesela 4. Mehmet´in emriyle verilen belgeler var. Elimizdeki belgelerin hemen hepsi Arapça yazıyla yazılmiış ve çoğu yıpranmış durumda. Bu belgeler bugünkü yazıya çevrilirse birçok gerçek çıkar ortaya. Arkadaşla köye gidince (Mehmet Karer´le K. A. köye gideceklerdi, Mehmet´i göstererek) tüm belgeleri kendisine gösterebilirim. Mahkemenin kadılarını kendi tarafına çekebilmek için mahkemeye gidip gelirken, Mazgirt´teki ileri gelenlerle, nüfuz sahibi olanlarla ilişkiler kurulmuş ve bu ilişkiler hep sıcak tutulmuş. Çünkü işi, köyde kavgayla değil, Mazgirt´teki mahkemede çözmek vardı.

 

Mehmet Karer.: Bu sözünü  ettiğin belgeler Latin harfleriyle Türkçê´ye çevrilmiş mi?

K. A.: 4. Mehmet döneminde verilen belgelerin çoğu tercüme edilmiş. 1938´de bu belgeler bir daha çevrilmiş. Ama Yavuz S. Selim döneminde verilen bir belge var. Bu belgeyi bazı  köylüler çerçeveleyerek evlerine asmışlar. Bu belge çevrilmemiş.

 

H. Ç.: Daha önceleri Zaza olan ve Zazaca konuşan ve ancak günümüzde Kurmanci (Kırdaşki) konuşan Xıran ve Hizol Aşiretleriyle Milan Aşireti arasındaki ticari ilişkileri irdeleyebilir misin?

K. A.: Şavak Kültürü bizimle birlikte Dêsim´e gelmiş. Sürü sahibi olmanın verdiği kültür. Hayvan üretimini temel alan kültür bu. Bu kültür aşiret yapısına damgasını vurmuş. İç Dêsim´de Çemişgezek Baran Bölgesi ve bizim bölge Dêsim´deki hayvan üretimini bir monopol gibi kendi elinde tutmuş. İç Dêsim üzerinde göreceli bir ekonomik üstünlük oluşturmuş. Bunu yaparken kendi arazisi, hayvanlarını otlatmaya yetmemiş. Bu nedenle dağ köylerinde (İç Dêsim) otlak ve yayla aramış. Bizim köyler 1960´tan sonra İç Dêsim´in yaylalarına çıkmaya baslamışlar. Ama Baranlar daha önceleri Erzincan ve Erzurum yaylalarını bile kullanmışlar. İkinci bir ekonomik faktör, örneğin bizim köy eskiden pamuk ve mercimek üretiyormuş. Pamuk o dönemde buğdaydan, gılgıldan (darı), arpadan daha önemliymiş. Bizim oraların arazisi, Dêsim´in diğer bölgelerine göre tarıma daha elverişlidir. Buğdayın yanısıra pamuk, mercimek, gılgıl, arpa üretip pazara sürmüşler.

 

H. Ç.: Pazar nerdeymiş?

K. A.: Pertek, Mazgirt, Hozat, Çemişgezek´te pazara götürmüşler.

 

H. Ç.: Milan Aşiretinin sanat ve zanaat becerileri hakkında neler söyleyebilirsin? Özellikle zanaat (demircilik, karasaban yapma v.b.) yapanlar, bu işi para getiren ticari bir faktöre dönüştürebilmişler mi?

K. A.: Ben Coravan´nın anlamnı  araştırdım. Anlamı, su kenarı, suyun etrafı. Bazı kaynaklarda su kanalı kazıcısının yeri ve yurdu anlamına geliyor. “Cor“  su kanalı kazıcısı, su bulan, suyu kanallarla kazarak aktaran anlamına geliyor. Bizim köyün, çevre köylere bu zanaatını  para karşılığında götürmesi temelinde bir ticari ilişki geliştimiş  olması mümkündür. Çünkü bu köyün adinda su kazıcısı  veya kanal yapıcısı zanaati anlamı var.

Bir de bizim köyde otlardan ilaç  yapma geleneği var. Bu ilaç yapma geleneği 1960´lara kadar etkin bir şekilde sürmüş. Köydeki bir aileye gelip yaralarını  sardırtan, bitkisel merhem veya ilaç temin eden birçok insanın gelip gittiği biliniyor. Otlardan ilaç yaparak gebelik, doğum yaptırma, çıban veya yaraları iyileştirebilen “kırsal tıp bilimi“ yapılmış. Bunun da sağlık sektöründe ticari bir rol oynamış olduğunu söylememiz mümkündür.

 

H. Ç.: İç Dêsim´de kısa bir süre önceye kadar özellikle katır en önemli taşıma ve ulaştırma aracı  olarak kullanılıyordu. Ben Nazımiye, Pülümür, Ovacık, Tunceli merkez köylerinde katır üreten bir aile tanımıyorum. Şavaklılar koyunun yanısıra katır da üretmişler mi? Katır ve katır  üretimi, Zazalarla Şavaklılar arsında nasıl ticari bir ilişki geliştirmiş? Bu ticaretin Zazaca Dili ve Kültürü  üzerinde nasıl bir etkisi olmuş  sence?

K. A.: Katır üretimi Şavaklıların (Milan) ayrılmaz bir parçasıdır. Katır, bizim bölgede her ailenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Katır üretimi biraz karmaşıktır. Katırın babası eşek, anası attir. Bizim köylüler erkek eşekle dişi atı (kısrak) çifleştirerek katır üretiyorlar. 1994´te vefat eden bir köylümüz erkek eşek, beygir ve katırı  iğdiş ediyordu. Ondan sonra bu işi yapan çaplı bir usta kalmadı.

 

H. Ç.: Pekiy, „Biz alevi Zazalar, Dêsim´de katırı  hep Şavaklılardan satın almışız.“ diyebilir miyiz?

K. A.: Diyebiliriz. Bizde at da var. Ama katırsız bir yaşam mümkün değildir. Olabilir ki, katır bizimle birlikte Dêsim´e gelmiş ve burada yayılmıştır.

H. Ç.: Koyun ticareti, peynir ve yün ticareti hakkında neler söyleyebilirsin?

K. A.: Biz Tunceli´nin birçok yaylasına gittik. Gittiğimiz bölgelerde çok az koyun vardı. Geçen sene ki sayıma göre sadece bizim köyde 10.000 koyun vardı.

H. Ç.: Yani biz (Alevi Zaza) sizin bölgeden koyun ve dolayısıyla peynir ve yün de satın almışız diyebiliriz. Öyle mi?

K. A.: Evet öyle. Koyun da bizim yaşamımızın, kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. İç Dêsim hem koyun, hem de peynir ve diğer ürünleri bizden satın almıştır.

 

H. Ç.: Katır, koyun, peynir, yün, tahıl, ilaç, zanaat ticareti esnasında, Milanlılar (Şavaklılar) Kurmanci konuşmuştur. Bomosurlular (Seymomudu), Xıran ve Hizol köyleri zamanla İç Dêsim´le Şavaklılar arasında aracı  olmaya da başlamış. Bu şekilde Kurmanci, bölgede ticaret dili olmuş diyebilir miyiz? Örneğin eskiden Zazaca konuşup, ama günümüzde Kurmanci konuşan bazı Bomosurlu, Xıran, Hizol Alevileri var. Bunların Zazaca´yı terkederek Kurmanci konuşmaları, yani dil bakımından asimile olmaları bu ticaret sonucu olmuş diyebilir miyiz?

K. A.: Kesinlikle. Yalnız ticaret değil. Dede talip ilişkisi ve ibadet de önemli bir rol oynamıştır. Bize gelip giden Alevi Zaza dedeler zamanla Kurmanci (Kırdaşki) öğrenmişler. Bizim köye gelen dedeler (pir) Kurmanci konuşuyor. Zamanla ibadeti de Zazaca değil, Kurmanci yapmaya başlamışlar. Bizim köyde hiç Zazaca bir cem bağlanmamış. Dedeliğin kültürü, dedelere verilen çıralıx, Hacı Bektaş´tan Osmanli Yenicerilerinin kazan kaldirmasına kadar gidiyor.

 

H. Ç.: Bizim rayverler Seymomudu´dan (Pamuklu) geliyorlar. Bomosurlu . Zazaca ve Kırdaşki (Kurmanci) konuşuyorlar. Bavalarımız da Pülümür ´ün Tosniye köyünden geliyorlar. Hem rayver ve hem de bavalaraımız Bamasurlu. Tosniye´den gelenler sadece Zazaca konuşuyorlar. Oysa Pamuklu´dan (Seymomudu) gelen rayverlerimiz hem Zazaca ve hem de Kırdaşki konuşuyorlar. Biz katırlarımızı Rayver Uşen´den satın alırdık. Ama onlar katır üretmiyordu. Pir Uşen´e bir defasında şöyle sormuştum: „Siz bu katırları nereden getirip bize satıyorsunuz?“ O da, „Xıran´dan“ demişti. Xıran ve Hizol köyleri, Şavaklılarla Nazımiye bölgesi arsında aracı mı?


M. K.: Mazgirt tarafındaki Bamasurlular sadece Kırdaşki konuşuyorlar.


K. A.: Bizim köylerde hiç Zazaca cem bağlanmamış, gülbank verilmemiş. Xıran ve Hizol köyleri, bizim bölgeyi Tunceli´ne açan aracı bölgelerdir. Evet, Mazgirt Bölgesindeki Bomosurlu dedeler, Xıran ve Hizol köyleri, Kurmanci dilinin yayılmasında önemli rol oynamış, aracı olmuşlardır. Mazgirt´in Xıran, Hizol bölgesi bize coğrafi olarak yakın. Mazgirt yaylalarına eskiden gidip gelmiş bizim aşiret. Bizimle ilişkileri eskiden başlamış. Dolayısıyla bugün Zazaca konuşan İç Dêsim ile ilişkilerimizde aracı ve bazen de arabulucu olmuşlar. Bizim ürettiklerimizi Xıran ve Hizollular merkezi Dêsim´de pazarlayıp satmışlar. Biz doğrudan merkezi Dêsim´e gitmemişiz. Dolayısıyla Xıran ve Hizollular bizimle ticaret yaparken Kurmanci Dili de bu şekilde Mazgirt Bölgesinde yayılmış.

 

H. Ç.: İç Dêsimlilerin (Alevi Zaza) 30 sene önceye kadar Şavaklılara karşı belli bir antipatileri vardı. Ama Xıranlılara karşı hiç bir antipatileri yoktu. Biliyoruz ki önyargılar yüzyıllarca sürüp gidebilir. Alevi Zazaların, Kurmanc Milanlılara karşı antipatilerini, Milanlıların geçmişte Kurmanc ve Sunni olmalarında arayabilir miyiz. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?

K.A.: Evet. Bunun da şüphesiz büyük etkisi vardır. Bölgede alevileşen ve alevileşmeyen Milan Kültürü var. Aleviliğe dönmeyip Sunni kalan Milan (Şavak) köyleri var. Bu şekilde Sunni Kurmanclar, Alevi Zazalara karşı ve Alevi Zazalar da kürtlüğünde (Kurmanc) ve sunniliğinde direnenlere karşı hep mesafeli davranmışlardır.

 

H. Ç.: Pülümür´ün Hacılı  Köyü Pirsultanlı. Sadece Türkçe konuşan Hacılılar hiç Zazaca konuşmaz. Ancak onlar da alevi Türk. Dêsim alevi Zazaları bunlara da mesafeli durur. Onlarla da ortak bir ruh halimiz yok.

K. A.: Pertek´te de bunu görmek mümkün. Pertek´teki Pilvenklilerde de bu ruh halini görmek mümkün.Pilvenkliler bizimle aynı ruh yapısına sahip değiller. Bunların hepsi siyasete de yansıyor. Fikir ayrılığı var. Tunceli merkezde solculuk ağır basarken, Pertek´in Kurmancları kendilerini Kürt siyasetine yakın görüyor.

 

H. Ç.: Kurmeş Köyü, Kurmeş  derneği var. Kurmeşlilerin Milanlılarla bir bağlantısı  var mı?

K. A.: Kurmeşlilerin Milan (Şavak) aşiretiyle ilişkisi yoktur. Kökenleri İran. Kurmeşliler de İran´dan gelen Kürtlerdir. Milan Aşiretinden daha milliyetçilerdir. „Önce Kurmeş sonra Pertek, sonra Tunceli!“ diyorlar. Dışarıya son derece kapalıdırlar.

 

H. Ç.: Kurmeşliler, Alevi ve Kurmanci mı  konuşuyorlar? Kurmeşlilerin geçmişi Sunni mi?

K. A.: Evet, Alevi ve Kurmanci konuşuyorlar. Geçmişleri Sunni mi, bilmiyorum. Ama Kurmeşlilerin „Gelin Alayı“ dedikleri bir taş efsaneleri var. O efsanede namazdan da bahsediliyor. Efsanede, gelin yüzünü şeye(?) çevirerek, duaya namaza durmuş. Tanrıya, „Beni burada taş yap!“ diye yalvarmış. Efsaneye göre gelin orada taş olmuş. Asağı Kurmeş´in dedeleri Ağuçanlıdır. Aşağı Kurmeş ve Yukarı Kurmeş olmak üzere iki köydür. Yukarı Kurmeş biraz daha farklıdır. Bu iki köyün kültürü biribirinden farklılıklar gösteriyor. Kendi aralarında çelişkileri var. Yukarı Kurmeş Zaza kesime yakın. Hozat Zaza kültürüne yakın. Zazalarla ilişkileri daha fazla. Belki de kökenleri Zaza´dır, zamanla mecburiyetten Kurmanci öğrenmişlerdir. Çünkü Zazalarla karşılıklı birbirlerine sempati duyuyorlar. Aşağı Kurmeş, Yukarı Kurmeş´i aşağılıyor, küçük görüyor.

H. Ç.: Sizce Desim´deki Kurmanc (Kürt) kökenlilerin nüfusu ne kadardır?

K. A.: Şu anda Dersim´de „Kürt olmak“ moda olmuş. Biz Dersim Kurmancları birbirimizi biliriz. Her kes, her kesi tanır. Dêrsim´de kafa sayımız 4000 insanı geçmez.

H.Ç.: Xıran ve Hizollular bu sayıya dahil mi?

K. A.: Hayır, bu sayıya Mazgirt (Xıran ve Hizol) dahil değildir. Çünkü onlar Zaza kökenlidir.

H. Ç.: Benim sorularım şimdilik bu kadar. Teşekkür ederim. Mehmet Bey, senin sormak istediğin birşey var mı?

M. K.: Hayır, teşekkür ederim.

K. A.: Ben de size teşekkür ederim.

----------------------------------

NOT: Bu röportaj 23 Agustos 2008 yılında Gazik´te yapıldı.

 

Yorumlar  

 
0 #19 yazi ile yorumlar kafami karistirdiKirmanc 2012-01-08 16:08
kirdaski konusan alevi olan asiretler var. inanci Dersimin inanci olan kirdaski konusanbu konuyu anlamadim.
milan asiretinden bahsetmiyorum. yaziyi yorumlarla birlik ele alinca karisik. milan asiret kôkenlerinin sunni inancina dayanmadigi itirazi olan yorum var. kirdaski konusan sunni inanci olan, sunni inanci olmayan, dönen asimile olan karmasik bana geldi. (yaziyi yorummlarlari dikkate alarak ele alinca kafam karisiyor)
Alıntı
 
 
-1 #18 yazi ile yorumlar kafami karistirdiKirmanc 2012-01-08 03:30
kafam karisti. kim alevi, kim sunni? kim kimi asimile etmis, kim dönme? kirdaski konusan inanci alevi olan asiretler hangisi? Kurmanci konusan sunni olan kim? yazi ve yorumlar kafami karistirdi.

Milan asireti sunni deniliyor,(...) bu yazi sadece kafami karistirdi.
----------------------
Admin:Yazıda Şavak aşiretinin Urfa'dan getirildiği, sunni oldukları ve sonradan Aleviliğe döndükleri söyleniyor. Bunu mu anlamadınız? Şavaklıların kendileride Urfa'dan geldiklerini artık inkar etmiyorlar, kafan bunun neyine karıştı ki. Ayrıca Pertek, Mazgirt ve Cemişgezek civarında hala Sunni Kürt olan birçik köy var. Sizce bunlar nerden gelmeler ve ne amaçla getirildiler acaba? Kurmeşlile(Şava klılar)bugun neden çok fanatik PKK'lılar acaba?
Alıntı
 
 
-1 #17 Bıra Haydar'a 2011-11-05 23:56
bra heyder.milli aşiretinin pirleri ağuçanlılar değildir. pirleri ile ilişkisi kesilenlerin bir kısmı özellikle ağuçan pirleri çok yaygın oldukları için onlara bağlanmışlardır .ovacıkta zeynel dede celal abas ocağı piridir.elazığ mığı köyündeki celal abas pirleri corovan milanların piridir. ben corovanda celal abas pirlerini gördüm ama ağuçanlıları görmedim. zaten ağuçanlıların gerçek talipleri kürmeşlilerdir diğerleri sonradan onlara bağlanmıştır.
ayrıca eskidende zazaca konuşuyorlardı sözü bana mantıklı gelmiyor.baba mansurların dağıldığı yer mazgirttir her göç gittiği yere göre dil değiştirmiştir corovandan ovacığa giden kaçolar artık zazaca konuşuyorlar mesela.
Alıntı
 
 
0 #16 RE: Urfa'dan Pertek'e Şavaklılar 2011-11-05 00:53
Her yerde, her ülkede İslam dini kaynaklı (Alevi, şii, sunni vs. olup da) isim benzerliğini taşıyan yüzlerce aşiret adı vardır. Bunların bazen tek benzer yanı o taşıdıkları isimdir. Bu isim altında başka ethnik (halksal) köke sahipdir. Dersimdeki Mılu aşireti benim akrabamdır. Biz Zazaca konuşuyoruz. Akrabalarımızın çoğu Sivasdadır, ordakiler zamanla Kırdaşkiyi de öğrendiler. Yeni nesil Zazaki ve Kırdaşki bilmiyormuş artık. Mılu Mıle nin çoğununluğdur, Mıle demek Mola demek, mıle(Mola) demek, yani KURAN okuyan demek. Dersıimde Mılu köyünde "Mekteve Des u Dı Imamu" bi, ozade Quran/Kurana mısene. Dersim merkeze bağlı Mılu köyünde çok önceleri Mola/Quran okutma okulu vardı.Oradan yetişenler Alevi Hocası olarak (yani MILE olarak) Quran öğrenirlerdi. Bunların Hocaları da İrandan gelirmiş.
Zazaca` da Nasredın Hoca' ya "Mıle Nasreddin" derler/Farslar "Molla Nasreddin" der."Tu sena mektev bena mıle ?"("Okula gidip de mola mı olacan/Hoca mı olacan?"). Dersim´de yaygın bir sözdü.
Alıntı
 
 
0 #15 yorum 2011-11-03 13:13
merhaba sayin site yetkilisi
1 kasim günü bu yazi ile ilgili yaptigim yorumun yayinlanmama sebebini, ögrenebilirmiyi m?

saygilar
---------------
Admin:
Bize yorum gelmedi, gönderin yayınlıyalım.
teşekürler
Alıntı
 
 
+1 #14 Hakan Aday'a 2011-11-03 02:37
Hakan Bıra,
Başta şunu söyleyim. Pilvenkliler hakkında konuşmak sana düşmez bence. Çünkü Pilvenklilerin kim olduklarını ve kimlerden oluştuklarını onlar çok iyi bilirler. Yukarı Pilvenkliler Kırmançki-Zazaca konuşurlar, aşağı Pilvenliler Kurmanci-Kırdaşki konuşurlar. Bu sence neyin kanıtı?

Araştırmacı diye örnek verdiğin ve referans gösterdiğin Erdoğan Yalgın ise Pilvenlilerle ilgili araştırma falan yapmadı. O Apocuların savunduğu düşünceye katkı sunmak için politik ajitasyon ve ideolojik bir çalışma yaptı. Erdoğan Yalgın ne bir Sosyolog, ne bir Antropolog, nede bir Etnolog. Bu işleri böylesi akademik eğitime sahip olan kişiler yapar ve hakkını verir, o yüzdende referans gösterilir. Diyerin yaptıkları olsa olsa siyasi ajitasyon olur ve belli politik örgütlere resmi idoloji yaratma işine yarar.

İkincisi; Milan Aşireti (Şavaklıların) Urfada gelip gelmeme sorunu. Eğer gerçekten samimiysen sana şunu soracam. Sizin evde çerçevelenip duvara asılan o "Kılıçtan dönme" belge neyin işareti peki. Madem siz ezelden beri Aleviydiniz o belge nerden ve ne zaman size verildi?
Alıntı
 
 
+3 #13 Akraba diller... 2011-11-03 02:15
Bıra Hakan, Ovacık, Hozat ve Pülümür'deki Bamasurlar Zazaca konuşur.Erzincan ,Tercan,Çayırlı ilçelerindeki Bamasurlar,Siva s'taki Bamasurlar Zazaca konuşur.Bizim de pirlerimiz.Yalnız Mazgirt'teki Bamasurlar Kurmanci konuşur ve eskiden onlar da Zazaca konuşuyorlarmış .Pilvenk kelimesi Zazaca..Büyük ses demek..Pil büyük,venk ses demek.Ben Pilvenklilerin Zaza olduğunu iddia etmiyorum. Duyduklarımı söyledim. Ama Pilvenklilerin Şadilli aşiretinin bir kolu olduğunu bir kitapta okumuştum.Milan aşiretine gelince Dersim'den Maraş'a gittiği doğrudur.Zaten Pirleri Ağuçanlı..Maraş'taki Milan aşireti mesuplerı Dersim'den gittiklerini söylüyor.Bir kısım Milanlılar da Keban ilçesinden gitmişler.Zaten Pertek ve Keban eskiden Milan aşiretinin merkeziymiş. Yalnız Ovacık'taki Şadilliler Zazaca konuşur.Şimdi dil değişmeleri çevreseldir.Çevreyle etkileşim oluyor.Biliyorum Coravanlılar sizden uzak,ama Kurmeşler size yakın...Dersim'in kimliği, inançsal-kültüreldir...
Alıntı
 
 
0 #12 Heyder'e 2011-11-02 21:01
Heyder’e
Kenan anlaş ile görüştüm benim söylediklerimin dışında bana ait olmayan ama adıma söylenmiş şeyler var diyor.zaten ben söyledim deseydi ıspat edemeyecekti.sunilik konusuna gelince bizim köyde suni kökenli bir aile var sağmandan gelen bir aile, onu kenanında bildiğini sanmıyorum. vede başka köylere yerleşen bazı ailelerin sonradan suni olduğunu ve bu ailelerin kimler olduğunu da biliyorum. namaza gitme meselesinde abartı var. corovan perteğe en yakın köylerden biri olduğu için devlet ile ilişkileri çok olmuş ve bu durum karşılıklı olarak kullanılmıştır. mesela bizm pilvenkliler ile olan yayla meselemizde pertekli sunni ileri gelenlerin destekleri olmuştur.
Alıntı
 
 
0 #11 Heyder'e 2011-11-02 21:00
bizimkilerde bunu kullanmışlar hatta burda anlatamayacağım komedilerde yaşanmıştır namaz ile ilgili, zaten yönelme güçlü olandan yana olduğundan corovanlıların sunilikten aleviliğe geçişleri hiçte mantıklı gelmiyor bana.1700 lere kadar gidebildiğim soy seceresindeki isimler hep alevi isimler ailemde iki alişer iki nesimi hasan, hıdır, yadigar vs isimler var şimdi bunlara bakarak ben nasıl bunlar sunni derim.sunni olsaydık sunni beglerine karşı verdiğimiz mücadeleyi nereye koyacağız.
Alıntı
 
 
0 #10 Heyder'e 2011-11-02 21:00
corovanlıların osmanlının bölgeyi sunileştirmek için mührünü verdiği karaçor ve mengüç beylerine karşı verdiği mücadelede şehitlerimiz var.amaç alevi aşiretleri kendilerine kul köle etmek olan bu anlayışa karşı dik duranlar ise henüz pilvenkliler yukarı pilvenkten perteğe gelmeden önce corovanlılardı. xınzori yaylasındaki mezarlarımız bunun kanıtıdır.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...