PKK'nin 12 Eylül Öncesi Katlettiği Devrimciler

ddkodiyarbekir1972Basında/

12 Eylul Öncesi PKK’nin Katlettiği Devrmciler

"...Şimdi o kadar kalitesizleşmiş, o kadar çukurlaşmış bir durum varki ahlak, terbiye, vicdan diye bir şey bırakılmamıştır..... Bundan hareketle düşmanla aynılaşmış ve aynı mevziiye girmişlerdir. Şerefsizdir, ahlaksızdır, saygısızdır..."

Bu sözlerin sahibini tahmin ediyorsunuzdur. Kendisini "Kürdistan Özgürlük Hareketi"nin Generali olarak gören, ezilen bir halkın özgürlüğü için, demokrasi için, eşitlik ve adalet eçin savaştığını idda eden birine ait. Bu hakaretleri yaptığı kişide aynı iddaler ve aynı amaçlar için 50 yıldır mücadele eden bir siyasi lider. Ama tek farkla; biri binlerce silahlı güce sahip, diyeri ise yanlızca bir kaleme ve aklının gücüne sahip. Fikirlerini beğeniriz, beğenmeyiz, ama en azında kimseyi düşüncesinden dolayı öldürmemiş, kimseye işkence etmemiş, yol arkadaşlarını kendsinden ayrı düştükleri için tutuklatıp kurşuna dizdirmemiş biri.. hakaretlerin kime yakıştığı ise ortada.

Çukurda olan kimler acaba? Yol arkadaşalarına işkence ederek öldürenler mi, yoksa bir karıncayı dahi ezmekten çekinen biri mi? Bir fiske yemeden "bana fırsat verin, devlete her türlü hizmete hazırım" diyen biri mi düşmana teslim olmuş, yoksa 70'lik yaşına rağmen sosyalist kişiliğinde taviz vermeden 40 yıl önce ne diyordu ise, bugünde aynısını savunan biri mı?

Başkalarını "çukurlaşmakla, aşağılıkla, şerefsizlikle, kontra olmakla , ajanlıkla ve düşmanla aynılaşmak ve aynı mevziye girmekle" suçlayanların; devrimcilik ve yurtseverlik adına, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet için işledikleri cinayetlere bakın:

İbrahim Güçlü "TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu'na" sunduğu listeyi yayınlıyoruz. Bu liste iki bölümde oluşmaktadır.

1.Bölüm, PKK'nin 12 Eylül 1980 öncesi, Yürtsever, Sosyalist ve Devrimci Kürt örgüt militanlarında öldürdüğü kişilerin listesi.

2. Bölüm, PKK'nin bizzat kendi örgüt kurucusu-üyesi olarak öldürdüğü militanların listesi.

PKK'nin Türkiyli Devrimci, Sosyalist ve Kömünist örgüt üyesi ve militanı olarak öldürdüğü kişilerin listesi ise burda yer almamaktadır. Ayrıca 'Mahsun Korkmaz Akedemisi' dedikleri Bekaa ve Lolan'daki PKK kamplarında ve  dağlarda 'ajandı, düşkündü, haindi,' gibi özel ve keyfi cezalarla örgüt içi infaza kurban giden binlerce Kürt özgürlük savaşcısının listesi ise henüz hazırlanmamıştır.

"Kürt Halkının Özgürlük" mücadelesi verdiğini idda eden güç, böyle bir güç. Bu nasıl bir özgürlük mücadelesi ise bizde anlayamadık gitti. 12 Eylül'ün Faşist Generalleri'de 'Demokrasi ve Özgürlük' getirmek için iktidara el koyduklarını söylemişlerdi... Generaller hep böyle konuşurlar demekki, Türk yada Kürt olması fark etmiyor. Ha Kenan Evren, ha Karayılan./JD

-----------------------------------------------------


12 Eylul Öncesi PKK’nin Katlettiği Devrmciler


Tekoşin Önderlerinden Dersimli Kamer Özkan

kamerozkanI- 12 Eylül öncesi PKK’nin Sosyalist Kürt Örgüt militanlarında öldürdüğü kişiler…


1) Mustafa Çamlıbel: Kürdistan’da PKK’nın katlettiği ilk yurtsever Ağrı’da Özgürlük Yolu yandaşı Mustafa Çamlıbel’dir.

1974 yılından sonra, Kürt örgütleri Kürdistan’ın tümünden olmazsa da belirli kentlerinde örgütlü ve etkin bir konumdaydılar. Özgürlük Yolu da Ağrı’da etkin olan Kürt sol örgütlerinden biriydi. PKK, Ağrı’da kitleyi ve Özgürlük Yolu taraftarlarını sindirerek, Ağrı’ya egemen olmak istediği için o sevimli genç insanı öldürdü.

Mustafa Çamlıbel’in öldürülmesi PKK’nın kodunu çözen ilk vakıa oldu. Özgürlük Yolu’yla çatışmayı genişletip, derinleştirmek istediği halde, Özgürlük Yolu bu oyuna gelmedi. PKK de 12 Eylül öncesi Ağrı’da egemen olma şansını elde edemedi.

2) Haki Karer: PKK, Kürt ulusal örgütlerinin güçlü olmadığı alanlarda örgütlenmek istiyordu. Örgütlenme yaparken de lumpen, üretim dışı, toplum tarafından dışlananları örgütlemeye çalışıyordu.

PKK, alanlarda örgütlenip güçlenerek, Kürt ulusal örgütlerinin etkin ve örgütlü olduğu alanları, şehirleri ve kentleri kuşatmak istiyorlardı. Bu bağlamda ilk dönemlerde, Gaziantep’e öncelik tanıdı. Gaziantep’te örgütlenmek isterken, Kürt örgütlerinden Têkoşîn Gaziantep’te güçlü ve örgütlü konumdaydı. Gaziantep’te örgütlenmesi için, Têkoşîn’i sindirmesi ve bunun içinde provokasyonlar yapması gerekirdi. Bu yaptığı provokasyonlar sonucu, kendi içinde de muhalefetten de kurtulmak istediği Haki Karer’i de kurbanlık kuzu haline getirdi.

Bir düşünceye göre, Haki Karer’i yaraladı ve daha sonra hastanede öldürdü. Ya da Têkoşînle çatışmada Haki Karer yaralandı, hastanede de PKK tarafından öldürüldü.

3) Mehmet Uzun ve Ali Kınacık: Haki Karer’in öldürülmesi gerekçe gösterilerek, Têkoşînî Antep’te tasfiye etmek için öldürülen Kürt yurtseverlerdir.

denge_kawa01)4) Ferit Uzun: Dengê Kawa lideri ve PKK tarafından 22 Kasım 1978 yılında Siverek’te katledildi.

Daha sonraki tarihlerde deşifre olan PKK raporlarına, PKK’dan ayrılan Merkez Komitesi ve PKK Kurucusu unsurların açıklamalarına göre, PKK, kendi dışındaki Kürt yurtsever örgütlerini tasfiye etmek için, liderlerini ortadan kaldırmakla sonuca ulaşacağını hesap ediyor. Ama diğer örgütlerin duyarlılıkları, hesap dışı gelişmeler, PKK’nın bu karanlık, tehlikeli, iğrenç amacına 12 Eylül 1980’den önce tümüyle ulaşmasını engelledi.

Ferit Uzun’dan sonra Kurtalan ve diğer kentlerde de başka Dengê Kawa taraftarı ve kadroları katledildi.

5) Mehmet Çakmak: TKP’nin Kürdistan’daki örgütlenmesinin önde gelen önder unsurlarından biriydi. PKK, bütün diğer sol ve Kürt örgütleri gibi TKP’yi de düşman ilân etti. Bu nedenle, Diyarbakır’da TKP’lilere ait kitapevi basılarak Mehmet Çakmak katledildi. Arkadaşı Liceli Ömer Ağın da felç oldu.


6) Beş Parçacıların katledilmesi:
PKK, Kürdistan’ının beş parça olduğunu savunan, Kürdistan’ın bağımsız ve bileşik devlet yapısını amaç edinen Beş Parçacı Grubu kendisine rakip gördüğünden, Beş Parçacıların tüm yönetimini ajan ilân ederek, çoğunu katletti.

7) Abdullah Irmak: Rizgarî ve Komal’ın Kızıltepe’deki yöneticilerinden biriydi. Komal Yayınevi’nde otururken PKK’nın plânlı saldırısı ile karşı-karşıya kaldı. Ağır yaralandı. Ölümden kurtuldu.

8) Zabit Kaplan: Şivan Hareketi’nin Diyarbakır Çermik Kazasının yöneticilerinden biriydi. PKK tarafından katledildi.

9) PKK, KUK’u Kürdistan’da kendisi için engel gördüğünden savaş açtı. PKK’nın bu saldırılarında, Abdulvahap Akman (Nusaybin), Mehmet Akagündüz (Suruç), Kerim Hamidanoğlu (Siverek), Sıdık Matzar (Derik), Abdulkadir Umur (Derik), Ziver Kaya (Nusaybin), Şeyhmus Kaya (Nusaybin), Mahmut Zıngırtlı (Derik), Neytullah Özgen (Derik)Murat Yalçın (Ömerli), Bekir Öztürk (Kızıltepe), Cemil Onur (Gercüş), Cemil Çakır (Nusaybin), Resul (Eruh), Abdurrahman Aslan (Nusaybin), Sadık Özen (Nusaybin), Mahmut Karahan (Şêxêreş), M. Selim Aslan (Kızıltepe), Ubeyit Sana (Lice Serdê), tespit edebildiğim öldürülen kişilerdir.


10- Ayrıca, Halkın Kurtuluşu, Halkın Birliği, Halkın Yolu, TİKP-Aydınlık, TİKKO, DEV-YOL, Kurtuluş Hareketi üyeleri de hem PKK saldırısıyla karşıya kaldılar ve hem de öldürülenleri oldu.

 

12 Eylül Diktatörlüğünden önce PKK’nın saldırmadığı Türk ve Kürt Devrimci, yurtsever örgütü yok. PKK'nin saldırdığı örgüt listesi:

 

PKK-Aydınlık Çatışması: (Pkk'nın ilk sindirmeye çalıştığı grup Maoist Aydınlık dergi çevresi olmuştu.)

PKK-Devrimci Halkın Birliğ Çatışması: (en kanlı çatışma buydu, Dersim, Diyarbakır, Gaziantep'e yayılan çatışmalarda onlarca devrimci yaşamını yitirdi)
PKK-TKP: Özellikle TKP'nin Batman ve Diyarbakır'daki gücünü yok etmeyi hedefleyen çatışmalardı.

Mazgirtli Hüseyin Sancar, 1979'da PKK'liler tarafında Öldürüldü

hsancarPKK-Halkın Kurtuluşu Çatışması: Elazığ, Dersim, Kars, Diyarbakır, Gaziantep. (bu çatışmanın temel nedeni pkk'nın Halkın Kurtuluşu'na "benim bölgemde faaliyet yürütemezsiniz" dayatmasıydı)
PKK-Devrimci Yol Çatışması: PKK'nın Dersim'de Devrimci Yol üyelerine silahlı saldırıda bulunmasıyla başlamştır.
PKK-DDKD çatışması: Doğubeyazıt'ta PKK'nın DDKD'ye siyaset yasağı getirdiğini ilan etmesiyle başlamıştır.
PKK-Tekoşin çatşıması: Gaziantep, Ankara, Elazığ ve Dersim'de yaşanan çatışmaların sonucunda Tekoşin'in Türkiye'deki faaliyetleri sona ermiştir. PKK Dersim'de Tekoşin liderlerinden Kamer Özkan'ı katletmiştir.
PKK-Özgürlük Yolu çatışması: Avrupa'ya kadar sıçramış, PKK birçok Özgürlük Yolu üyesini katletmiştir. Özgürlük Yolu hareketi'nin Türkiye'deki faaliyetleri fiilen sona ermiş, hareket tasfiye edilmiştir. PKK-Özgürlük Yolu çatışması devam ederken, devletin bu hareketin militanlarına yönelik yoğun tutuklama kampanyası da başlamıştır. Senkronize devlet-pkk operasyonu gibi duruyor.
PKK-Denge Kawa Çatışması: Tekoşin, Özgürlük Yolu gibi bir diğer kürt siyasi hareketine yönelik tasfiye girişimi olarak başlamıştır.
PKK-KUK çatışması: 1980'de zirveye ulaşan saldırıların başlangıcı pkk'nın örgüte siyaset yasağı getirmesidir.
PKK-TDKP çatışması: Aslında çatışma bile değil, Dersim'de pkk'nın 6 TDKP üyesini katlettiği olaydır. ilk etapta 4 kişinin öldürüldüğü saldırılardan 2 TDKP'li ağır yaralı olarak kurtulmuş ancak bir müddet sonra yaşamlarını yitirmişlerdir. söz konusu militanlar, saldırının "yemek yedikleri sırada" çevreden ateş açılmasıyla başladığını söylemişlerdir.


II- PKK’da Örgüt içi İnfaz Edilen Parti Kurucular, Merkez komitesi Üyeleri ve Üst Düzey Yöneticiler:

1) Mehmet Turan: 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde PKK’in Kuruluş Kongresi’ne katılan kadrolardan ve ilk oluşum safhasında örgütün önde gelen eylem adamlarından biridir. 1979 yılında Abdullah Öcalan’ın emriyle ve ajan olduğu gerekçesiyle Mardin’de öldürüldü.

2) Murat Bayraklı: PKK, 1982 yılında gerçekleştirdiği 2.Kongresinden sonra örgüt içinde “temizlik” hareketi başlattı. Birçok PKK’lı militan sırtını Suriye devletine de dayamış olan Öcalan’ın emriyle örgüte ihanet ve karşı-devrime hizmet gerekçeleriyle ortadan kaldırıldı. Suriye kontrolünde olan Lübnan’daki eğitim kampında olduğu gibi Avrupa’da da birçok PKK’li için ölüm emri verildi. Murat Bayraklı 5 Haziran 1984 günü Batı Berlin’de bir çöp konteynırında yakılarak öldürüldü. Onun da “suçu” örgüte ihanetti (!)

3) Süphi Karakuş (Şoreş): (1) Öcalan’ın emriyle Mahsum Korkmaz tarafından infaz edilir. (Abdullah Öcalan, “Gerçeğin Dili”, s.65-66)

4) Zülfi Gök: 7 Ağustos 1984 yılında Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde bir trafik şeridinde arabasının içerisinde beklerken kurşunlanarak öldürüldü. PKK bu cinayete sahip çıkarak; “PKK’ye muhalif gruplarla (Enver Ata) işbirliği yaptığı için Abdullah Öcalan’ın emriyle görevlendirilen PKK’nin Avrupa’daki İnfaz Timleri’nce infaz edildi” diye açıklama yaptı.

5) Enver Ata: 20 Haziran 1984’de İsveç’in Uppsala şehrinde infaz edildi

6) İzzettin Evcil: 1977-79 yılları arasında Örgütün Batman sorumluluğunu yapmıştı. 1982-84 yılları arasında ise, PKK’nin Botan Bölge Sorumlusu olarak görev yaptı. 1984 sonlarında ”PKK içerisinde muhalif çizgi oluşturmak, önderliğe başkaldırmak, silahlı propaganda yönetmenliğine ve örgüt talimatlarına uymamak” suçundan Öcalan’ın emriyle infaz edildi.

7) Çetin Güngör (Semir): PKK merkez Komitesi Üyesi ve Öcalan’a muhalefet yaptığı için 2 Kasım 1985 günü İsveç’in Başkenti Stockholm’da yüzlerce Kürdün gözleri önünde infaz edildi ve katili olay yerinde yakalandı. Katil Öcalan’ın verdiği görevi yerine getirmiş olmaktan mutlu olduğunu mahkemede açıkladı.
Çetin Güngör; 18 Mart 1984 tarihli açıklamasında, ”artık PKK’li değilim” PKK’nin uygulamış olduğu silahlı mücadelenin ve Kürd gruplarına karşı izlemiş olduğu davranışların yanlış ve çıkmaz yol olduğunu söylüyordu.

8) Abdullah Kumral: 1979 yılından 1980 yılının ortalarına kadar, PKK’nin Gaziantep İl Sekreteri olan, 1980 sonrasında ise, Şanlıurfa Bölge Sekreterliğine getirilen, PKK Merkez Komitesi Üyesi olan Kumral, Apo’nun izlemiş olduğu politikalara karşı çıktığından dolayı, önce göz hapsine alınmış, hapis edildiği evden kaçmayı başarmış, ama daha sonra Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak tekrar PKK’ye teslim (!) edilmiş. Öcalan’ın hamiliğini üslenen Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak, PKK’ye teslim edildikten sonra, Abdullah Öcalan’ın emriyle cellatları tarafından kulaklarına tüfek harbisi sokulmak suretiyle Bekaa’da öldürülmüş.

9) Resul Altınok: 1980’lerin başında PKK Merkez Komitesi Üyesi olan Altınok; Öcalan’a karşı muhalefet yaptığı gerekçesiyle infaz kararı alındı. PKK’nin önden gelen isimlerinden Öcalan’ın iki infaz eri Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun Resul Altınok’u PKK kampında önce kendisine bir çukur kazdırıp daha sonra kafasına kurşun sıkarak infaz ettiler. (daha geniş bilgi için: Hasan Yıldız, ”Muhatapsız Savaş Muhatapsız Barış” s.146-150)

10) Lamia Baksi ve 67 militan 1987’de infaz edildiler

Dersimli Dilaver Yıldırım

dilaveryilHaydar11) Dilaver Yıldırım: Apocuların ilk oluşum dönemlerinden beri PKK’ye dönüşen çizginin içerisinde yer almıştır. 1977 yılı başlarında Kemal Pir’in Sinop Ulubey Hapishanesinden kaçırılışında yer alarak, ilk eylemini gerçekleştirmişti. Örgütün en güvendiği isimlerden biri olan Yıldırım Ankara’da örgüte silah ve malzeme almak için gerekli olan parayı bulabilmek amacıyla Güven Hastanesi soygununa katılmış ve bu soygun olayından sonra yakalanarak 12 Eylül dönemini cezaevinde geçirmişti. Suriye’de rehin olan Öcalan 1987 yılının sonlarına doğru Dilaver’i ziyaret etmek için Bulgaristan’a gider ve görüşür. Öcalan’ın talimatıyla Bekaa kampına getirtilen Yıldırım, bir sürü uygulamadan sonra bir gece nöbetinde intihar (!) ettiği söylenir. (Daha geniş bilgi için: Hüseyin Yıldırm ve Kesire Öcalan’ın 29 sayfalık broşür ”Dilaver Yıldırım Olayı” Milliyet, 31 Mart 1993- Selim Çürükkaya ”Aponun Ayetleri” s.40-41- Mümtaz Kotan ” Yenilginin İzdüşümleri” s.120-121)

12) Av. Mahmut Bilgili: 12 Eylül 1980 sonrası Av. Şerafettin Kaya’nın öncülük ettiği ”Avukatlık Bürosu” yazıhanesinde işe başlamıştır. Bu avukatlık bürosu başta PKK olmak üzere birçok Kürt örgütünün davalarına bakıyordu. Mahmut Bilgili de PKK davasına girenlerden biriydi. Bu davalardan dolayı PKK taraftarı olmaktan tutuklanarak beş yıl Diyarbakır zindanında yattı. Tahliye olduktan sonra Avrupa’ya çıkan Mahmut Bilgili, Avrupa’daki PKK temsilciliğinin almış olduğu infaz kararıyla 1987 yılının Mart ayının başında Hollanda’da yemek masasında boğdurulup, cesedi satırla parçalanıp kanalizasyona atıldı. Cesedi 26 Mart’ta Twente kanalında bulundu. O da örgüte göre ”ihanet etmişti”. Yani, devletin Diyarbakır Zindanı’nda yapamadığını PKK’ye havale etmişti. Yurtseverliğinin bedelini Bilgili de diğer soydaşları gibi ödedi.

13) Mehmet Tunç: bir dönem Avrupa’daki PKK yapılanmasında yer alan Mehmet Tunç lideri Öcalan tarafından çağrıldığı Lübnan’daki Mahsum Korkmaz Akademisi’nde gerilla eğitimi yapar. Burada eğitim yaparken Paris’te tanıştığı yine kendisi gibi PKK’li olan Ali Toprak’ın kız kardeşi olan Hevi (Şafak)’a aşık olmuştur. Sevgilisi Şafak, sevgilisi Mehmet Tunç’u ziyaret etmek üzere Lübnan’daki örgüt kampına gelir. İkisinin arasındaki bu duygusal ilişki lideri Öcalan’ın ve örgüt mensuplarının tepkisini çeker. Mahmut Tunç bu duygusal ilişkiden dolayı Öcalan’ın yasalarını çiğnemiştir. İnfazına karar verilir ve sevgilisi de dahil orada bulunanların gözü önünde kurşuna dizilir. Bu vahşet videoya da çekilir ve her tarafa yollanır. Bu vahşeti belgeleyen videokaseti, Almanya’nın Düseldorf mahkemesinin dosyalarında bulunmaktadır.

14) Mustafa Ömürcan ve dört arkadaşının infazı: Mustafa Ömürcan, PKK’nin 1980 öncesi kadrolarındandır. “Örgüt talimatlarına karşı gelmek ve önderliğe baş kaldırmak” suçlarından dört arkadaşı ile birlikte, Halil Kaya tarafından infaz edilirler. ”Kör Cemal” kod adlı Halil Kaya da Öcalan sisteminin bir gereği olarak, bir yıl sonra Öcalan’ın emriyle infaz edilir. Arkada canlı tanık bırakmak, PKK ve Öcalan’ın metodu değildir.

15) Şahin Baliç: 1980’lerin başında henüz liseden yeni mezun olmuşken, PKK’ye katılan Metin kod adlı Şahin Bilgiç, Mardin bölgesinde birçok eyleme katılmış, eylemlerdeki kararlılığı Öcalan’ın dikkatini çekmişti. 1986 yılında bizzat Öcalan’ın talimatıyla PKK-MK üyeliğine, daha sonra da ARGK (Askeri Konsey) üyeliğine getirilmiş.1988 yılında girdiği bir çatışmada yaralanan Baliç, Aponun özel çabalarıyla Suriye’ye getirilir. Bir dönem tedavi gördükten sonra Aponun Şam’daki evine yerleşir ve lideriyle çok içli dışlı olan militanlardan biri olur. Apo’nun yakın adamlarından biri olan, Öcalan’ın ayak işlerine bakan hemşerisi Hasan Bindal’ın 25 Ocak 1990 tarihinde bir kaza kurşunu sonucu ölmesiyle, bu ölüm olayından dolayı Öcalan tarafından hakkında idam fermanı hazırlanır ve Apo’nun talimatıyla PKK’nin infaz timi, kaza kurşunuyla ölen Hasan Bindal’ın ölümünden Akademi Komutanı olarak Bekaa’da görev yapan Şahin Baliç’i sorumlu tutar ve infaz eder.

Hamili Yıldırım'ın eşi Dersimli Ayten Yıldırım,

Bekaa'da işkence edilerek öldürüldü.

ayten116) Şahin Dönmez: PKK’nin kurucularından ve ilk Merkez Komitesi Üyelerinden Şahin Dönmez, 1979 yılında yakalanır, çözülür ve bildiği tüm arkadaşlarını ele verir. 3 Nisan 1990 yılında İstanbul’da infaz edilir. Şahin Dönmez, yakalanmadan önce Apo’nun göz bebeklerinden biridir.

17) Mustafa Çimen: Mahsum Korkmaz’ın başını çektiği ”14 Temmuz Silahlı Propaganda Takımı”nın bir üyesi ve Mahsum Korkmaz’ın hem siyasi hem de askeri yardımcısıydı. 15 Ağustos 1984 yılında yapılan Eruh baskınında yer aldı. Mustafa Çimen, Eruh ilçe merkezine asılan ”Kahrolsun Faşist Türk Sömürgeciliği! Yaşasın HRK!”, ”Halk Düşmanı canilerden hesap Sorulacaktır! Yaşasın HRK!” yazılı pankartları hazırlayan ve asan militanlardan biri. Mustafa Çimen 1985’de yakalanınca itirafçı olur. Urfa Hilvan doğumlu ve PKK içerisindeyken (2) ”Tevfik” kod adıyla tanınan Mustafa Çimen, 1990’ların başında cezaevinden çıktıktan sonra PKK infaz timleri tarafından öldürülür.

18) Osman Tim: 1992 yılının Aralık ayında PKK’nin cezaevi temsilcisiyken ”polisle işbirliği” yaptığı gerekçesiyle Bayrampaşa Cezaevi’nde boğularak öldürülür.. Osman Tim’in boğularak öldürülmesine gösterilen gerekçe, ”hiçbir tokat bile yemeden arkadaşlarını ihbar ettiği” gösterilir. (Yalçın Küçük’ün Apo ile yaptığı ve adına, ”Kürt Bahçesinde Söyleşi” s.270)

 

Yorumlar  

 
-1 #6 Dersimde devlet ve "d e v r i m"Koo Sur 2012-02-03 19:05
Topraklarımızda biz Dersimlilere yapılan bu sürekli jenosid, bu sürekli katliamı bu sürekli soykırımı ne Türkiye kamuoyu biliyor ne de dünya kamuoyu biliyor.
Biz yeryüzünde sahipsizlerin sahipsizleriyiz .
Alıntı
 
 
+1 #5 Dersime gelen "Devrim" (4)Koo Sur - Koyê Jêle 2012-02-03 18:58
Türk Devletin, bizim gençleri önce yadırgazarak, dışlayarak ve sonra kriminalize ettiğini, Almanca yayın yapan haftalık obyektiv önemli bir politik dergi (Der Spiegel, 1980 yıllarında)açık bir şekilde yazmıştı.

Bu bağlamda açık şüphemiz ve vardiğımız sonuç: Türkiye Cumhuriyeti Dersimi, Alevileri korunmasız bırakarak, hayatın çesitli alanlarında dışlayarak, sol guruplar aracılığla avlıyor ve harcıyor.

Bir vatandaş olarak yıllardır bunun tersini özlüyoruz!

KOO SUR – KOYÊ JÊLE
Alıntı
 
 
-1 #4 Dersime gelen "Devrim" (3)Koo Sur - Koyê Jêle 2012-02-03 18:48
DERSiM´de, vatandaş olarak nedir bizim gerçegimiz, budur bizim şüphemiz?

Devlet, bizi bu sol gruplar ve şiddet yanlısı Kürt gruplar aracılığlan 1938 kitle katliamı yerine hergün azar azar harcıyor, ve gençlerimizi kriminalize ediyor ve ayrıca kendi halkına karşı kullanıyor.
Bu şüphe bir yanlışsa, veya bu sırf bir şüpheyse ve doğru değilse, o zaman devlet neden başta en çok kurban veren Dersimin, Alevilerin ve diğer azınlıkların yaralarını sarmak istemiyor? Devlet istese, o yüce ve derin gücüyle bunun önünü alamaz mı? Devlet seyirci kaldığı için, ve özellikle bizi bir vatandaş olarak en temel haklarımızla korumadığı için, böyle bir şüphe içindeyiz! Devlet ve gelen giden hükümetler, bilhassa Dersim konusunda değişmeyen katı tutumlarıyla bizim şüphemize açıklık ve beraklık sağlıyorlar.
KOO SUR – KOYÊ JÊLE
Alıntı
 
 
+1 #3 Dersime gelen "Devrim" (2)Koo Sur - Koyê Jêle 2012-02-03 18:38
DERSiM´de.
Devlet ve hükümetleri bizi galiba hep yoksul, kenarda ve köşede çaresiz, hasta ve dilenci olarak görmek istiyorlar.
Bu tahminler, bu düşünceler tam gerçek mi, bütünüylen gerçek değil mi? Bilmiyoruz! Ama bu durum, bizim inandiğimiz bir gercektir! Biz bu durumu, yıllardır kendi gerçeğimiz olarak görüyoruz ve yaşıyoruz! Biz bunu böyle hissediyoruz! Biz bu kanaatdeyiz! Biz bunu büyük ihtimal olarak görüyoruz! Ve böyle bir yaşam içine haps edilerek, tutularak korku ve yılgı içindeyiz.

1938 katlıamından bu yana, nesilden nesile, korku içinde yaşıyoruz! Sorarsınız: Bu şüphe nerden geliyor bize? Cevap: Bunu hayatımızın gerçekleri ve devletin tutumu gösteriyor bize! Peki devlet bizim için ne yapıyor? Devlet, bizi koruyor mu?

Devlet bizi, bu tür “sol” ve “devrimci” gurupların elinden kurtarıyor mu? Şiddet yanlısı Kürt grupların elinden kurtarıyor mu? Hayır!

KOO SUR – KOYÊ JÊLE
Alıntı
 
 
+1 #2 Dersime gelen "Devrim" (1)Koo Sur - Koyê Jêle 2012-02-03 18:35
DERSiM´de. Bizim topraklarımıza “devrim” denilen şey ölüm getiriyor. Bize “devrim”, ölümle geliyor! Bizde ölümün ikinci adı ‘devrimdir”!

Devlet, biz Dersimlileri yaşamın her alanında dışlıyor, geri birakıyor ve red ediyor.

Devlet bizi ticaretde, eğitimde, dilde, dinde, kültürde, ulaşımda, sağlıkta … yani hayatin hemen hemen en önemli alanlarında/konularinda desteksiz bırakıyor, eziyor veya yabancılaştırıy or, ve böylece Türkiye´ye entegre olamızı engelliyor. Niye acaba? Büyük tahmin: Bizim de güce ve kuvvete sahip olmamıyıve yönetime katılmamızı engelliyor!

Büyük ihtimalle bizim de Alevi olarak, Zazaca konuşanlar olarak, güce ve kuvvete ortak olmamızdan rahatsızlık duyuyor! Bu ülkede hak ve söz sahibi olmamızı istemiyor!

KOO SUR – KOYÊ JÊLE
Alıntı
 
 
-1 #1 düzeltmeBra 2012-02-01 20:30
Bir-iki yanlisinizi düzeltmek ihtiyaci buldugum icin kusura bakmazsiniz.Birincisi Hakki Karaer hic kimseyle catismaya girmemis ,Antep te bir kahvede Devrimci Halkin Birliginden bir kac kisiyle baska PKK liler tartismislar ,sizinle tartisa bilecek bir arkadas getirelim diyorlar ve gidip Hakki Karaer`i getiriyorlar.Hakki Karaer aslinda PKK icinde muhaliftir ,yani ayrilma noktasindadir ama ona ragmen yinede geliyor.Kahvede DHB li arkadaslarla nolmal bir sekilde tartisiyorken ,disaridan camdan Hakki Karaerè PKK liler ates edip yaraliyorlar ve DHB lilerin tartismada Hakki ye ates ettiklerini iddia edip ve Aylarca Antep te DHB lilerle catismalara girdiler .
Yani bu olayin Tekosinle bir alakasi yoktu.Hakki yarali olarak Hastahaneye kaldiriliyor ve seromlar takiliyor ölüm riski de yoktur .PKK liler arkadaslari oldugunu söyleyip ,Doktorlarin Kafasinda hic bir kuskuya yer birakmadan Hastasini gece gündüz bekleyeceklerin e inandiriyorlar.Gece seromlari cekip Hastahaneyi terkediyorlar.Böylece bir tasla iki kus vuruyorlar .Hem kendi icindeki muhalefeti yok ediyorlar ,hemde DHB yi Katil gösterip bir Provakasyonu baslatmis oluyorlar ve hem de PKK nin ilk Sehidi olarak PKK de artik sehit vermis bir örgüt olarak bu sekilde TIKKO ;THKO ;THKPC gibi örgütlerin ayarinda bir örgütmüs görünümü vermekti amaclari.Bir baska yanlis Ali Kinacik degil Dogrusu Ali Yaylacik tir (Balta) Ali yaylacik ve Mehmet Uzun`nunayrilik sebebi Hakki Meselesi degil.Ali Yaylacik`a karsida Hakki ye yaptiklarinin benzeri iki kez uyguluyorlar Ali hem tesedüf sonucu hemde cevikligi sayesinde yara almadan kurtuluyor ve bu olaylara ek olarak birde Pilot denilen sahisin MIT ajani oldugunu tespit ediyorlar ve APO ya ispatliyorlar APO dogrudur O MIT tir fakat öldüremeyiz cünkü biz onu öldürürsek MIT 24 saat icinde bizi yok eder diyerek onlarin Pilot`u öldürme önerisini red eder.Artik o zaman bunlar anliyor ki Apo da MIT tir ve PKK icindeki MIT lerin bu sekilde biribirlerini koruyorlar ve bunun üzerine ayriliyorlar.Sadece Ali Yaylacik ve Mehmet Uzun degil Ahmet Balli ,Bozan Aslan da varlardi.
(Not:Bu bilgileri Ahmet Ç.isimli biri not düşmüş)
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

FATOSA KHEKÊ BOLÊ KHIRTİ ŞİYE HEQİYA XO.
Mehmet Gülmez/ FATOSA KHEKÊ...
TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...