Mazlumlar Sopadan, Zalimler Söz ve Düşünceden Ürker.

kemalburkayBasın Açıklaması/


Mağduriyeti Oynayanlar Zalimliği Bırakmıyorlar.

Kürt halkının temsilcisi olduğunu söyleyen ve Demokrasi mücadelesi verdiğini idda eden PKK, KCK/PKK/BDP operasyonlarını "Siyasi Soykırım"olarak nitelendiriyordu. Ama aynı PKK önderleri ve generalleri, kendilerinden başka da Kürdistan'da hiç bir sese tahmül ve müsade etmiyorlar.

 Kendileri ulusal ve uluslararası düzeyde herkesle, hertürlü diplomatik, askeri ve siyasi görüşme yapma hakkına ve yetkisine sahip olabiliyorlar ama bir başka Kürt lideri ve siyasetcisi aynı şeyi yaptığı taktirde, o lideri hemen 'hain', 'işbirlikci' ve 'ajan' olarak nitelendirebiliyorlar. Kendileri Türkiye gizli istkbaratı(MİT)'te dahil olmak üzere, Ortadoğu'da bütün devletlerin gizli servisleriyle ilişki kurabiliyorlar, birlikte çalışabiliyorlar, aynı zamanda Avrupa'daki bütün ülkelerin istikbarat örgütleriyle de ilişki içerisinde olabiliyorlar, her türlü askeri ve diplomatik görüşmeleri yapmaktan çekinmiyorlar, ama bir başkası en ufak bir diplomatik görüşme yaptığında, o kişiyi veya siyasi lideri 'hem ulusal hemde uluslararası ajan' ilan edebiliyorlar.

Böylesi ilkel, despotik ve faşizanca düşünce yapısını, Makavelist siyasi anlayışı protesto ediyoruz, kınıyoruz ve lahnetliyoruz. Kemal Burkay'a yapılan tehditi kınayan açıklamayı yayınlıyoruz./JD

-----------------------------------------------


Hakaret, İftira, Karalama ve Tehditler Fayda Vermez


KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, 24 Ocak tarihinde, ANF ajansına yaptığı açıklamada, her türlü ahlak kurallarını ayaklar altına alıyor, Partimizin kurucusu ve eski genel sekreterimiz Kemal Burkay’a yönelik olarak karalama, iftira ve hakaretlerde bulunuyor, Sayın Burkay’ı tehdit etmekten geri kalmıyor.

Sayın Burkay’ın PKK ve lideri Öcalan konusundaki görüş ve değerlendirmeleri yeni değil. Burkay yıllardır yeri geldiğinde aynı görüşlerini dile getiriyor. Son olarak Meclis’te İnsan hakları ile ilgili olarak kurulan bir komisyonda yaptığı konuşmada da dile getirdi. Ülkeye dönüşünün “hükümet projesi” olmadığına dair onlarca kez açıklamalarda bulundu.

Tüm bunların bilinmesine karşın, Karayılan, kendisi eleştiren her yaklaşımı ve farklı görüş ve önerilerini “ihanet” olarak gören PKK geleneğine uygun davranıyor, söz konusu konuşması nedeniyle, Sayın Burkay’ı “şerefsizlik ve ihanetle” suçluyor.

“Kendimi onların seviyesine düşürmem, onlara cevap verme gereğini de duymuyorum. Çünkü o kadar kalitesizleşmiş, o kadar çukurlaşmış bir durum var ki, ahlak, terbiye, vicdan diye bir şey bırakılmamıştır” diyen Karayılan, düştüğü seviyeyi ve pozisyonunu kendi ağzıyla belirliyor. Ve böylece bu konudaki PKK geleneğinin yılmaz bir sürdürücüsü olduğunu herkese gösteriyor.

Her fırsatta “siyasi soykırım”dan bahseden PKK’nin, “ihanet” olarak değerlendirdiği farklı sesleri susturmak için yaptıkları biliniyor. PKK kendisini eleştirenleri hep tehdit etti; ediyor. PKK’nin tehdit ettiklerini gösteren ve bir hayli uzun olan listede son olarak Muhsin Kızılkaya, Mehmet Metiner, Orhan Miroğlu, Şıvan Perwer’in yanı sıra Kemal Burkay da yer alıyor.

PKK sadece tehdit etmekle kalmıyor, pratikte uyguluyor da. Kendisini eleştirenlere saldırıyor, yaralıyor ve öldürüyor. Kani Yılmaz ve Hikmet Fidan, PKK’nin bu politikasının bilinen son kurbanlarıdırlar.

PKK’nin bu konudaki bozuk ve kapkara olan sicili herkesin malumu. Bu nedenle Sayın Burkay’a yönelik her türlü fiziki saldırının sorumlusu PKK ve son açıklamasıyla saldırılara çanak tutan Murat Karayılan olacaktır.

Elbette PKK’nin kendisi ve liderine yönelik eleştirilere cevap verme hakkı vardır. Ama bunu adabına uygun, siyasal etik çerçevesinde ve etik kurallarına uygun bir dille yapmalıdır. Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin içinde bulunduğu zorlu ve hassas süreç, siyasi parti ve örgütlerin söylem ve üsluplarına daha bir özen göstermelerini zorunlu kılıyor.

Bu nedenle Başta Murat Karayılan olmak üzere KCK yöneticileri, kendisini gibi düşünmeyenleri, PKK ve lideri Öcalan’a sert eleştiri yönetenleri ihanet ve benzeri ahlak dışı etiketlerle yaftalamaktan vazgeçmelidirler. Bunun yerine artık gereksiz hale gelen ve Kürd davasına hiçbir olumlu katkısı olmayan silahlı eylemlerin, “devrimci halk savaşı” stratejisinin Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesine verdiği zararlar üzerine kafa yorsalar daha hayırlı bir iş yapmış olurlar.

Kürdistan Sosyalist Partisi Murat Karayılan’ın Sayın Burkay’a yönelik saldırı, karalama ve tehditlerini mahkûm eder, yurtsever, devrimci, demokrat ve barışsever örgüt, gurup ve kişileri Karayılan’ın tehditlerine karşı seslerini yükseltmeye, başta Burkay olmak üzere PKK’nin tehdit ettiği kişilere sahip çıkmaya çağırır.


25 Ocak 2012

PSK- Kürdistan Sosyalist Partisi

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Veli Karaboğa Cinayetini Kim Acıklayacak?
İsmailo DEMENİZ/ Veli KAR...
İftira Haber ve Habercisi Yargılandı
JD-Haber/ DERSİM MİLLETVE...

Yazarlardan

Hıdır Dulkadir/ ÜÇ KADIN
Hıdır Dulkadir/ Üç kadın ...
Celal Yıldız/ Dersimlilerin Dikkatine
Celal YILDIZ/ DERSİMLİLERİ...