Diasporada Dersimliler buluştular

Elif ORHAN

"Onlara bakarken aklıma Dersim tarihi gibi yaşıyan-konuşan yaşları gözünde donmuş Dapiramın Keje geldi..Yine bastonuna dayanmış, ağzında dualarla yüzünü güneşe dönmüş...Bu kez yanlızca Dersim için, günesin oğulları-kızları için Xizırına-yeryüzünü  aydınlatan kutsadığına yakariyordu..  Ağıtı kulaklarımda…"


Dersimin aydınlık yüzleri kendileri için bir araya geldiler..
Kimler yoktu ki..!
Dersimliler bir araya gelmiş ve anavatanları için neler yapacaklarına dair konuştular, sohbet ettiler, tanıştılar…
… Dersim oldular, kewra ,müşayip, der u cıran oldular, Xızırın Meymani oldular..


… Yeniden O’ Jar û Diyar ortamını yaşadık.. 
Dersim sular altında kalacak kaygısı tüm Dersim’de yaşıyanlar kadar diasporda yaşıyanları da sarip-sarmalamış..
İrili-ufaklı onbeşe yakın baraj yapılıyor ve sonuçlanıp sular dolununca da Dersim merkeze tüm ilçelerin yolları kesiliyor..Bu da sunu ortaya çıkarıyor; Dersim merkeze yolları kesilip başka şehirlere bağlanan Dersim’in ilçeleri, Dersim’i il olmaktan çıkarıyorlar..
Yani amaç bu; Dersim’i il olmaktan çıkarmaktır..
Miz u Duman sarmış Munzuru..!
Dersim'i Dersimlilerden almak istiyorlar..!
Güneş artık Munzur’a hüzünlü ışıklarını gönderecekmiş..!
Kutsadığımızı Ziyaretlerimizi, O’ yüzümüzü sürdüğümüz itikat dergahlarımızı, dilimizle birlikte  bizi de yok etmek istiyorlar…
Düşmanlık bu olmalı..
Dersim 38 katlıyamında bitiremedikleri Dersim ruhunu bu defa sularla yok edecekler…
Ancak şunu unutuyorlar ki Dersimliler kolay lokma değiller..!
Dersim neler yaşamadı ki, neleri atlatmadı ki…!
Ben inanıyorum ki bunu da elbirliğiyle aşacak, yeterki bir araya gelelim..Umutluyum da..!
Dersim’e defalarca sefer yapılmış, kırımlar dayatılmış, taşaltılar yaşatılmış ancak halkımız “Dersim” demekten vazgeçmedı, ne de baş koydukları değerlerine ters düşmedi.
Biz Dersim diyarındakiler asla düşmanımıza hayran da olmadık, benzemeyizde.. Baş da eğmedik..Dostumuzu ve düşmanımızı , alavere-dala vereleri de iyi tanıdık..!
…sonunda şunu da  gördük ki hep yanliz kaldık..!

Dersimi tümden yemek için şimdi de sular altında bırakarak kolunu-kanadını kıracaklar..mesele bu olmalı..!
1960,Tunceli nüfusu 140 bin (türkiye nüfusu 30 milyonun altı)
2009 Tunceli nüfusu 28 bin(Türkiye,80 milyon)
Nüfusu azalan tek il merkezi oluyor..
Buna rağmen O’ Jar û Diyar’i bitiremediler..
Bızım, ülkemiz,kutsalimiz- Kabemiz oldu..Bu da düşmanımızı korkutur olmalı ki sularla hal edecekler..
Diaspordaki Dersim aydınları, düsünürleri, kaygısını duyanlar bir araya gelip Dersim’ için ne yapacaklarına dair konuştular..
Konuşmalar umut vericiydi..
Evet ya, kimler yoktu ki…!
Genci, yaşlısı, öğrencisi, aydıni, işçisi..
Her Dersimli yüreğini avucuna alıp gelmişti..
Sesizce bir yere oturdum, konuşanı dinlerken arada başımı kaldırıp salonda toplanan aydınlık yüzlü Dersimlilere baktım..
Bazen hüzünlendim..
Gururlandım, bazen gözlerimin önüne başka güzel yürekli Dersimlilerde geldi, duygulandım .
İki yaşlı çınar vardı, Hüseyin Akar ve Hüseyin Kaya..Dersim’e dair bir şeyler yapmak için gençleşmiştiler..Onlara bakarken aklıma Dersim tarihi gibi yaşıyan-konuşan yaşları gözünde donmüş Dapiramın Keje geldi..Yine bastonuna dayanmış, ağzında dualarla yüzünü güneşe dönmüş...Bu kez yanlızca Dersim için, günesin oğulları-kızları için Xizırına-yeryüzünü aydınlatan kutsadığına yakariyordu..Ağıtı kulaklarımda…
…Sonra aramızda olmıyan Sevgili avukat Hüseyin Yıldırım geldi, içimde „keşke bura da olsaydı“ dedim.. evet haberi olsaydı inanıyordum ki O’yaşlı-bilge çınarımızda gelirdi..
İki güzel Munzurlu kız „Dicle-Filiz“..Dersim için projelerini anlattılar, salondakiler kadar bende gururlandım, içimde ikisininde alnında öpmek geldi…

Sevgili Meme Jele’nin korucu-babacan yanını ben de tüm Dersimliler gibi hep yani başımda his ettim. „Wesbe Meme Jele, iyiki varsın, iyiki güzel dostluğunu tanımışım..“
…Sevgli Yaşar Kaya, Ali Erenler, Mehmet Yıldız, Hüseyin Dedesoy ve nice aydınlık yüzlü insanımız sabırla-yüreklice Dersim yurdunu anlatılar..Geniş-toleranslı bakıyordular..Umutla geleceğe dair projeler yaratmak için çabalıyordular..
Ayrıca „Dersim'in Delileri“ kitabın yazarı sevgili Nurettin Aslan’da oradaydı.  Bir çok güzel Dersimli neden kendisinide kitabına eklenmediğine dair sitemlerini anlatarak bizleri hem güldürdü, hemde O’Jar û Diyarın insanın geniş-erdemli-toleranslı-yalın yanını andık..
Dilerim bu güzel insanlarımız hep aramızda olur, Dersim’de yanlız kalmaz.
Ne güzel ki Dersim sahipsiz değil..
Tüm konuşmaları dikatlıca dinledim, konuşanların yüzündeki mimikleride izledim, arada Dersim katlıyamini yaşıyan yaşlı çınarımız sevgili Hüseyin Kaya anılarını,  Dersim’e dair konuşurken gözlerinin dolmasını-yaşların akmasını hüzünle izledik..
Şunu da gördüm ki Dersim halkında kin-intikam-başkasının kötülügünü isteme de yok, toleranslıdır..Yürekleri sevgiyle dolu..Onları "Dapiramin Keje’nin O’hiç kimseye kin bağlamıyan yanına" benzettim..
Üç gün süren toplantıda Dersimliler hiç bir örgüt-kişi hakkında tek kelime alehte konuşmadılar, yermediler, kimseye bedua etmediler..İşte bu da Dersim insanın sağdulu-hümanist-güzel yanı olmalı..

Biz Buyuz..

Evet ya bunlar biziz...

Ben hep Dersimli olduğum için gurarlanmaktan haksız değilmişim..

Dersimlileri ve Dersim dostlarını saygıyla selamlıyorum.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

FATOSA KHEKÊ BOLÊ KHIRTİ ŞİYE HEQİYA XO.
Mehmet Gülmez/ FATOSA KHEKÊ...
TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...