DÉSIM’DE GEÇMİŞ VE DEĞİŞİM

DersimMaedchenTorné Thuji/

DÉSIM’DE  GEÇMİŞ  VE  DEĞİŞİM

Devlet, Désım’ın devleti olabilmeye çabalıyordu…Yaşamlarına saygılı olmaya…Yaşam alanlarına saygılı olmaya…Yaşam olanaklarına saygılı olmaya…

Yaşam araç ve gereçlerine saygılı olmaya çabalıyordu…

 

Tunceli Üniversitesi’nin 04-06 Ekim 2010 tarihlerinde düzenlediği
TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ I.ULUSLARARASI TUNCELİ (DERSİM) SEMPOZYUMU’nda 
 

Ülkemiz insanları, yani başka bölgelerden gelenler;

Désımlilerin dillerini, söylemlerini…

Désımlilerin inanç ve ibadetlerini…

Désımlilerin tutum ve davranışlarını anlamak isteyerek…

 

Tunceli Üniversitesi’nin 04-06 Ekim 2010 tarihlerinde düzenlediği
TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ I.ULUSLARARASI TUNCELİ (DERSİM) SEMPOZYUMU’nda 
birçok panelistin de olaya bakışı bu idi…
-*-

Désımın gözü;  asla devletin –Osmanlı ile birlikte- tahtında bahtında olmamıştı...

Ama Désım, hiçbir zaman derdini gidip de anlatmamıştı…

Devlet, Désımi hep tek gözle görmüştü…

Tek kulakla duymuş…

Yarım ağız konuşmuştur, Désım ile…. 

Devletin silahlı güçleri Désımi yok etmeye kararlıymış…

Désımın silahlı güçleri de Désımi korumaya kararlıymış…

-*-

Evet ! Devlet, Désımın devleti olamadı…

Yaşamlarına saygılı olamadı…

Yaşam alanlarına saygılı olamadı…

Yaşam olanaklarına saygılı olamadı…

Yaşam araç ve gereçlerine saygılı olamadı…

Ama Désımın asla gözü devletin – Osmanlı ile birlikte- tahtında bahtında gözü olmamıştır.

Hatta hiçbir zaman derdini de gidip anlatmamıştır…

Devlet hep Désımi tek gözle görmüş… Tek kulakla duymuş…

Yarım ağız konuşmuştur, Désım ile…. 

Evet! Devletin silahlı güçleri Désımi yok etmeye kararlıydı…

Ama, Désımın silahlı güçleri de Désımi korumaya kararlıydı… deniliyordu,

 

yaslibakisTunceli Üniversitesi’nin 04-06 Ekim 2010 tarihlerinde düzenlediği
TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ I.ULUSLARARASI TUNCELİ (DERSİM) SEMPOZYUMU’nda…

-*-
Bu  süreç Désım açısından bir milattır.

Bu süreç bir başlangıçtır… Öyle de sürecektir…

 

Eskiden, Désımliler sorgulanırdı, her kes tarafından…

Désımlilerce bile…

Çeşitli vesile ve gailelerle…

Hatta Désıme, Désım’in bahtına sığınanlarca bile…

-*-

Yazılan kitaplarda, yazılan dergilerde hep Désım sorgulandı… 

Gazete yazılarında, haberler de bile…

Radyo ve TV. Programlarında bile sunucuların davranışlarını iyi izleyenler; Désımli bir konuğunu- uzman biri bile olsa sorgular gibi- bilgisine başvurur, ya da soru sorardı…

Çoğu zaman Désımlinin sözü ya da cümlesi bile tamamlatılmazdı.

Yani bir haberci gibi değil, bir sorguç gibi davranırlardı. Sorgularlardı.

Désımlileri ilgilendirmeyen hususlardan bile -sorumlu imişler gibi- üstüne gidilirdi.

Hele de Désımlilerden birinin adı, bir olaya karışmış ise, bütün Désımliler hesap verecekti…

Désımli korkusundan ve  bu ruh haliyle haklı tavırlarını takınmaz, kendisini ilgilendiren konularda bile suskun kalırdı. Haksız bedeller öderdi… Dava veya davalarına sahip çıkmazdı…

Désımlilerden bir kısmı da bundan kurtulmak için kendilerini başkaları için siper eder, onların davalarına sahip çıkar, hatta kendini ateşe atardı.

Ama artık Désımli yorulmuş olmalı ki, Désımli bıkmış olmalı ki, désımliye gına gelmiş olmalı ki; artık kendisi olmaya karar vermiş…

 

HEM DE ÖYLESİNE BİLİNÇLİCE Kİ…

Kendi adına düşünüyor, araştırıyor, okuyor, yazıyor ve çiziyor.

Kendisi için… Kendi aklıyla… Kendi kalemiyle… Kendi sözü ile…

 

İzninizle bir iki kelime ile de Désım’ın Dili ile:

Eve parsé sari né,  eve emegé ho…

Eve persé sari né, eve fıkr u aqılé ho ra… 

Eve tersé sari né,  eve  fek u qesa ho ra…

 

Bu çark değişti… Bu çark değiştirildi…

Daha da değişecek…

 

ésımde dökülen bebelerin kanları; piri fanilerin, béxeta u béguna olanların kanları yerde kalmıyor…

Bugüne dek sorgulayanlar sorgulanmaya başladılar…

Kast ettiğimiz kan değil… Kan davası hiç değildir.

Söz konusu ettiğimiz ‘ruh’ tur…

 ‘Désımin Ruhu’

Ülkemiz insanı da Désımliye karşı değişiyor…

Tanımaya, anlamaya, empati kurmaya çalışıyor…

Bütün bu hususlarda işbirliği var, désımli olanların ve désımli olmayanların…

 

Bunu Désım Üniversitesi Sempozyumu’nda gördüm, duydum, hissettim, yaşadım…

Buna yönetim dahil…

Bürokrasi dahil, Siyaset dahil, basın dahil..

-Bana göre- En önemlisi de vatandaş yani birey dahil… Birey…

-*-

Désımliler de; durumu içlerine sindirerek, ağırbaşlı, vakur, kararlı, bilinçli bir şekilde:

   -  yaşanılanları bütünü ile ve her yönü ile daha iyi öğrenerek,

  -  yaşanmakta olanları daha iyi anlamaya çalışarak,

  -  yaşanacak olanları da daha gerçekçi öngörmeye hazırlanmaktadırlar.

Bu çarkın değişmesine katkı sunan ve hizmet veren herkesi muhabbetle selamlarım…

Eğer; naçizane beni de aralarında sayarlarsa ve yanlarında görürlerse, bunu düşünürlerse de peşinen teşekkür ederim…

mtuzunmeBaşka onur belgesi veya madalya istemem. Ara sıra adımı da zikrederlerse,  benim en büyük onur belgem olacaktır.

Ama Désım adını ön plana alanları, Désım ruhundan bahsedenleri ben hep anacağım…

Bu hususta çabaları olan ve olacak örgüt ve örgütlülükleri – özellikle gurbet ellerdeki örgütlü Désımlileri saygıyla selamlamak isterim…

Elbette o örgütlülüğün yönetici ve kadrolarında görev alanları da…

Fırsat buldukça diğerlerini de anacağım…

 -*-

Geçmişte

“DÉSIMDEN KORUNMA İSTEYENLER VE DÉSIM’İN KORUMASINA SIĞINANLAR”

ile ilgili “söz verdiğim yazımı” bir başka zamana bırakmak ve konuya ilişkin hissettiklerimi daha önce yazdığım için, arkadaşlarım ve okurların nezdinde halkımızdan bağışlanmamı isterim. 

 

Torné Thuji

04.12.2010

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

FATOSA KHEKÊ BOLÊ KHIRTİ ŞİYE HEQİYA XO.
Mehmet Gülmez/ FATOSA KHEKÊ...
TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...