Hüseyin Çakmak’tan AGOS GAZETESİNE

dersimermeniHüsyin Çakmak/

Aşağıda ki yazı tarafımdan yayınlanması ricasıyla Agos gazetesine yollandı. Beni, ailemi, köylülerimi ve Dersim’i zan altında bırakan ifadeler içeren bir

röportaja karşılık bir nevi hak arayışına girdim. Ama bu hak verilmedi. Yazımda geçen ırkçlık gibi kelimelerin röportajda geçmediğini belireten Agos gazetesi, yazının içeriğini abartılı ve öfkeli bulduğundan yayınlamadı. Bir bireye ya da gruba etnik kimliğinden

dolayı hakaret etmek herhalde Agos gazetesine göre ırkçılık değil. Bu yazımı yayınlamak yerine bir

röportaj önerisinde bulundular. Bende kendilerine yapılacak röportajında yazımın akibetetine uğrayacağı

kuşkusu taşıdığımı belirterek röportajı kabul etmedim. Mahkeme yoluna da gitmeyeceğimi belirterek

yazımı yapılan yazışmalara atıfta bulunarak Dersimli internet sayfalarına yollayacağımı bildirdim. Aradan

geçen sürede de her hangi bir cevap alamadım. Konunun daha fazla uzamaması ve röportaj ile araya fazla

zaman girmemesi için cevap hakkımı bu şekilde kullanmak zorunda kaldım.

 

15 eylül 2010

 

Hüseyin Çakmak

================================================================

 

Agos gazetesine,

 Gazetenizde Sarhak Güryan tarafından Mirhan Prgic Gültekin ile bir röportaj yapıldı. Bu röportajdan Dersim News sitesi sayesinde haberdar oldum. Dersim Ermenileri Derneği kurma hazırlığı içinde olan sayın Gültekin amaçlarının Dersim de ki Ermeni yerleşim yerelerini tespit etmek, onarmak ve korumaya almak olduğunu bellirtiyor ve ekliyor Dersimli Ermeniler artık kendilerini saklamadan yaşamalı diyor.

 

ermemezrSayın Gültekin’in bu açıklamaları sondere düşündürücü. Bunu söylerken ya Dersim’i bilmiyor ya da açıklamadığı başka amaçları vardır. Dersim’i bilmemesi mümkün değil çünkü Ermenilere kimlikleriyle hitap edildiğini söylüyor.

Kendisi de çok iyi bilir ki Türkiye coğrafyasında Ermenilerin en rahat ve en korkusuz yaşadığı yer Dersim’dir. Hangi Ermeni Dersim de kendisini saklayarak yaşamış? Can ve mal güvenliğinden şüphesi olmayan biri neden kendini inkar etsin.

Sayın Gültekin çok iyi bilir ki Dersim’in çok güçlü bir hafızası vardır. Hic bir şey Dersim de öyle kolay kolay unutulmaz. Ermeniler kendilerini inkar etse bile Dersim’in hafızası onlara kim olduklarını hatırlatır.

Sayın Gültekin 1960 doğumlu olduğunu söylüyor. Öyleyse Şükrü onbaşı ve Zaza Dursun’u bilmesi lazım.

Birer aile olan bu hemşerilerimiz bile kendilerini saklama ihtiyacı duymadıklarına göre her zaman korunan ve kollanan Ermeniler neden kendini saklama ihtiyacı his etsinler ki. Yer adlari, aileler, mallar ve mülkler inkar edilmedi, el konulmadı ki sayın Gültekin tespit etmeye kalkıyor.

“Özlerine dönsünler” çağrısı kime? Neden ısrarla inkar edilmişliği, saklanmışlığı, korkuyu dile getiriyor ? Dersimlileri derneğe destek vermeye davet ediyor. Bu konuda kuşkusu olmasın. Gerekli olan ve olmayan yardımı görecektir. Insanlarımız bu konuda otomatiğe bağlanmış.

Sevgili hemşerim, sayın kivram, biz Ermenileri hep koruduk, sahip çıktık ve destekledik. Bunu hala da yapıyoruz ve yapacayızda. Bunu yaparken de bir beklentimiz yok.

Ama insan yinede sormadan yapamıyor:

Kenan Güven mezar taşlarımızı sökerken nerdeydin(iz)? Neden ses çıkarmadın(ız). 1994-95 te hemşerilerin ambargo altında açlığa makhum edilerken bir ekmek alıp kivaralarına, hemşerilerine gitseydin onların yanında olduğunu(zu) belirtseydin(iz) yada onların açlığını bölüşseydin(iz).

Bizim mezarların sizin mezarlarınızdan, köylerimizin de köylerinizden farkı yok. Aynı harebedeyiz ama harbenin yükünü ve sorumluluğunu bize yıkıyorsun.

Biz 1915 felaketini hep yazdık, çizdik, söyledik. Hatta bu felaketle bir alakamız olmadığı halde özür dileyen Dersimlilerin sayısı da artıyor.

Siz ilk felaketi biz ise son felaketi yaşadık. Bizim felaket hala devam ediyor. Bir kez olsun bizim felaketi dile getir(in).

Sizin uzakta da olsa, mecbur kaldığınızda gidebileceğiniz bir devletiniz var. Bizde o da yok. Bütün bunlara rağmen kendini bize acındırmaya neden gerek duyuyorsun?

 

ermeni4Benden yardım istiyorsun ama önce bana ırkçı diyorsun. Bir insanı kimliğinden dolayı aşağılamak ırkçılık değil de nedir? Ermeni Ermeni diye taş atan okul çocukları organizeymiş gibi sunuyorsun ve bunu genelleştirdiğin gibi Munzur’da çamaşır yıkarken kaşı tarafta çamaşır yıkayanların Ermeni olduğunuz için size hakaret ettiklerini söylüyorsun. Bunu söylerken vicdanın sızlamadı mı? Ben, bahsettiğin o karşı köydenim.

Çamaşır günleri karşıdan karşıya atılan elmaları, erikleri,lokmaları nasıl unutursun? Mehmet Aliye Boğos’u kesin bilirsin. O bizim kirvemizdi. Bilirsin Dersim de bir kişiye kivrelik verildimi bütün aile, eş dost akraba kirve sayılır. Gazikte Memed Aliye Boğos ve Baki Devletli ile bizim köy, hani köy dedimse yanlış gitme sadece beş evdik, yani Kemerobel kirveydi. Hele inancın doruk nokatsında olduğu o dönemde Ermeni diyerek kim size hakaret edebilme cüretini gösterir?

Hatırlar mısın; sizlerle Ali Adlim gil arasında bir arzi kavgası olmuştu. Köyümüzün gençleri anında yüzerek karşıya geçip size yardıma geldiler. Aynı gün cemaat yapıldı ve olay anında çözüldü. 1970 li yıllarda ki ünlü asker Fehmi Altınbilek’i unatamazsın . Baki Devletli’yi tutuklamış ve Erivan ile haberleşiyor diye suçluyordu. Tutukluluğu ne kadar sürdü hatırlar mısın? Şehir merkezi bir anda nasılda çalkalanmıştı ve karakolun önü kalabalık olmaya başlamıştı. Kemerobelliler olarak size tek zararımız, Munzur’un tepesindeki tarlaya ektiğiniz nohutları çalmaktan ibarettir. Buna karşılık ta bizden başka tarlaya giren diğer çocukları bağıra cağıra size ihbar ediyorduk. Rahmetli dedem rahmetli Memed Aliye Boğos ile bu konuyu konuştu o helal etti bize. Ama sen razı değilsen söyle.

 

Bir de zaman zaman yükselen hazine avcılığı ateşi vardır. Bu dönemde mezarlarınız zarar gördü. Bu ateşten de bizim ziyretlerimiz nasibini aldı. Sizin mezarlarınız bizim ise ziyaretlerimiz harap edildi. Anca beraber, kanca beraber dedikleri böylesi bir şey olsa gerek.

 

Yıllar sonra memleketine geri döndün. Hoş geldin sefa geldin. Ama içimden bir ses bu geliş şeklinin Memed Aliye Boğos’ın izinde olmadığını söylüyor. Önce bize hakaret ediyorlardı diyerek suçluluk duygusu uyandırmaya çalışıyorsun, ardından mekanları tespit edecem diyerek yağmacıymışız hissini uyandırıyorsun, mezarları tamir edecem diye mezar soyguncusuna çıkardın bizi, kimse artık kendini

ermenidinkar etmesin diyerek baskıcı ve despot yaptın bizi, son darbeyi de özünüze dönün diyerek bilinen ailelerden oldukça fazla Ermeni ailesi varmış havası yaratarak vuruyorsun.

Kivrem biz bunlardan hiç biri değiliz ve hiç birini de yapmadık. Sen Dersim de ki Ermeni ailelerini dert etme, biz onlara gözümüz gibi bakarız.

Sen Kayseri, Urfa, Madin, Diyarbakır, Ankara, Elazığ gibi yerlerin peşine düş. Dersimin dağlarındaki arazilerinizin taplamı Elazığ da ki bir fabrika bile etmez. Oralarda kendilerini inkar eden Ermeni komşularımıza çağrıda bulun, özüne dönsünler.

Dersim’de dilimiz, dinimiz, tarihimiz, kültürümüz yok oldu olacak. Coğrafyamız sular altında. Yardımın(ız)a ihtiyacımız var.

Yardım edecekmisin(iz)?

Kemerobelliler adına,

Hüseyin Çakmak.

15.09.2010

 

Yorumlar  

 
-1 #4 doğru yaklaşım bu değil 2010-09-28 09:42
Meseleyi çok abartmışsın.
Ben yaşadığımı anlattım sen yanılgılarını yazmışsın.

Eğer bu konuda daha geniş ve doğru bilgi almak istiyorsan calışmalarımı dikkatle izlemeni öneririm, sizide tanımıyorum kusura bakmayın tanışırsak daha sağlıklı sohbetler yapar iki kardeş halkın sorunlarını birlikte cözeriz.

Ben nasılki 15 yılımı kürt özgürlük mücadelesinde yani gazetesinde ve siyasi partilrinin içinde verdiysem Dersimle hemişerilerimde beni anlar.

Sen rahat ve huzurlu, ol ben kimseyi zan altında bıraktığımıda düşünmüyorum

Miran Pirgiç Gültekin
Alıntı
 
 
-2 #3 "Gezgin" OKURUN DİKKATİNE 2010-09-17 21:52
Sayın Okur yazarlarımızdan Sevgili H.ÇAKMAK'a yaptığınız eleştirilerin yayımlana bilmesi için isminizle çevap vermeniz gerekiyor. Aksi taktirde yorumunuzu kaldırmak zorunda kalacağız.
Saygılar
Alıntı
 
 
+1 #2 RE: Hüseyin Çakmak’tan AGOS GAZETESİNE 2010-09-16 14:23
Ermenilerin yaşadığı trajedinin bu ülkede bir trnusol kağıdı olduğunu bir kez daha gösterdiniz.
Ben sadece internet gezintileri sırasında denk geldiğim bu tartışmanın nahoş bir durumda olduğunu belirtir dernek çalışması ve Agos'un tavrını ayrıca tebrik ederim.
Alıntı
 
 
0 #1 RE: Hüseyin Çakmak’tan AGOS GAZETESİNE 2010-09-16 14:23
Hüseyin Çakmak'a bir kaç soru
Ermenilerin değil Dersim anadolunun her yerinde Miran Pirgiç'in anlattığı gibi şeylerle karşılaştığını bilmeyen yok. Dersim'de neden Ermenilere ait tek bir kilise, Ermenice isimleri ve dilleri ile yaşyan tel bir Ermeni ailesi yoktur. Ermenilerin yaşadığı coğrafyada kendi kültürlerine sahip çıkması neden sizleri bu kadar rahatsız ediyor. Yoksa ötekileşmiş bir toplumu hep 'ötekileştirmek' isteyen olarak kalmak mı istiyorsunuz. Dersim'de çok sayıda ermeni'nin yaşadığı biliniyor. Pek çok Kürt olarak bilinen ailenin aslında Ermeni olduğu biliyor. Katliam yapmamakla övünmeniz ayrıca bence inceleme konusu olabilecek bir şeydir bence. Mahkeme yolundan da bahsetmeniz Ermenilerin fikrine dahi tahamül edememnizin bir göstergesidir.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

FATOSA KHEKÊ BOLÊ KHIRTİ ŞİYE HEQİYA XO.
Mehmet Gülmez/ FATOSA KHEKÊ...
TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...