Alevileri mi, Aleviliği mi Örgütlemeli?-2

dedeveaileKızılbaş Okur/

Dersim ve Aleviliğin Tarihini Çarpıtanlar

Bir okurumuzun hazırlayıp bize gönderdiği"ALEVİ HALKININ TARİHİNİ ALEVİ HALKININ AYDIN ÖNDERLERİ YAZAR !" başlıklı çalışmanın ikinci ve son bölümünü yayınlıyoruz.

2. Bölüm birincisinden daha enteresan tezler ve hipotezler içermektedir. Mutlaka okunmasını öneririz. Alevilerin devlet tarafından da(Süleyman Demirel'in 'Cem Vakfını Biz Örgütledik, sözlerinde anlaşılacağı gibi)kullanıldığını ve örgütlendiğini biliyoruz. Özellikle şu günlerde Aleviler milliyetci Türk ve Kürt cepheleri tarafından sarılmış, sarmalanmış durumdadırlar. Sözde "Araştırmacı, Yazar, Gazeteci" ünvanıyla dolaşan insanların vasıtasıyla Alevileri kendi siyasi emellerine ve ideolojilerine alet etme arzusundadırlar.

Bu "yazar ve araştımacı" olduğunu idda edenlerin ezici çoğunluğu, birer parti veya örgüt propagandisti, militanı gibi çalışıyorlar. Bilimsel çalışma, tarihi araştırma diye ileri sürdükleri yazıların coğunluğu milliyetci vaya ulusalcı partilerin, yada devletin bilinen resmi ideolojik tezlerinin tekrarından öteye gitmemektedir./JD

-------------------------------------------------------------------------------  

ALEVİ HALKININ TARİHİNİ

ALEVİ HALKININ AYDIN ÖNDERLERI YAZAR!-2

-------------------------------------------------

 

ALEVİLERİ ÖRGÜTLEMEK ,ALEVİLİĞİ ÖRGÜTLEMEK DEĞİLDİR!

 

Alevilik nedir, ne değildir ?

 
Her Alevi Bektaşi olabilir, her Bektaşi Alevi olmayabilir. Alevice kitabı da Alevilik değildir.  Alevi sözcüğü 20.yy, başlangıcında kullanılmiş bir sözcüktür. Anadolu’daki KIZILBAŞ  HALKA referans olarak TC’nin TDTK asimile revize(değiştirip dönüştürme) etme planı içinde oluşturulmuş bir  vizyondur(1928-1935 yılları).  Alevi sözcüğünün 20.yy sözlük ve ansiklopedilerde ki açıklanmaları bilimsellikten uzaktır.  Bu konuda uluslararası mahkemelerde o topluluğa karşı  hakaret içeren yayınlar, yayınevleri nezdinde yargılanmıştır.

Alevilerin örgütlenmesi kurumlaşması Aleviliğin örgütlenmesi değildir.

Alevilik ne bir felsefe, ne bir bilim ne de bir dindir.


Alevilik olarak tanıtılmak istenilen "inançtaki ortak değerlerde evrenselleşme birliğine katkı sunabilme özelliğidir"(Ocak ve Tekke-Baba inanış kutsanmaları gibi). Alevilik sanayi üretim araçları ve üretim, tüketim, toplumsal, ulusal, sosyal, sınıfsal ilişkileri çerçevesinde ele alınıp;  Toprağa bağımlılığı, feodal düzenin dağılışında metropollere göçle kendi kutsal mekanlarından ve makamlarından uzaklaşmasıyla hızlanan bir süreçte özüne dönüşünün ve teolojik, etimiolojik, sosyolojik, ulusal arayış ispatına girmenin özverisinin ürünüdür. Alevilik milli bir tutuculuk; izleri ve özlemlerinin ruhi şekillenmesi olarak dışa vurmuştur.. Genel anlamda Alevi milletinin subjektif neyi var, neyi yok bütün değerlerin birleştirilerek ifade edilmesindeki birikim objektifinin adıdır.

Efsane olmak, efsaneleştirmek adına bir takım çevrelerin deyimin içini yeni keşifle "Aleviliği" sade bir tek açıdan 21.yy da kendine özgü bir inanış olarak örgütlenmesinin önünde ideolojik ,ulusal ve uluslararası engeller vardır.

Sosyal, Mitolojik, Etimiolojik, Arkeolojik, Antropolojik, Teolojik, siyasi, kültürel, edebiyat ve dil, tarih  gibi engeller vardır.  Alevilik ; Alevistlerin özeli olan dincisini, dinsizini, sağcısını, solcusunu.... idolojiler dışını kapsar.

Mezhep değildir öyle görünür,sekte değildir ,öyle söylenir.  Sefavilik, vefailik degildir öyle yazdırılır, kitabı da yoktur. Hakim düzenin uyguladığı siyaset Aleviliğin yoğunluktaki coğrafyasına karşı son 40 yılda "Ya kaç kurtul ya da ver kurtul"olmuştur. "Ya sev ya terk et" dayatması olmuştur. Katliam, zulüm, şiddet soykırımı yapılmıştır. İnkar, ihlak uygulanmıştır. Kimliksizleştirilmek istenilmiştir. « Halk eşittir, din ulus eşittir, tarikat millet eşittir iman eşittir”  diye bir felsefe bilimi yada sosyal bilim yoktur.

Bektaşilik ortaçağdan bugüne kadar Sofi, Sufilik, Haydarilik, Kalenderilik, Devreşlik, Çelebilikle.  Hatta fetvalardaki gibi Hurifilik, Rafizilik, İsaklar ve Kızılbaş ,Yörük Kızılbaş, Tahtacı, Çepni denilerek 20.yy  asimilasyoncu okumalarla,  yeni adla tarihe isim referansı olarak aktarılmıştır.

Kerbela’ya bakış;  Siyaset ve adalet gözü ve gönlüyle, evrensel tarihi sembol ve fiğüranları anımsatır. Buyruk, Şah İsmail, Safevilik Şiiliği, Ali’nin Hikmetleri, Nacülü Belaga ile Hüsniyeyi maceradır, romansıdır.  Bir tarafa bırakmayı çoğu zaman gerekli kılar. Ahmet Yesevi, Lokman Hekim hikayedir.  4 kapı 40 makam ve Caferi mezhebinin içişleridir, dışımızdadır, coğrafyamıza girmek için açılım hazırlığı son 100 yıldır sürmektedir.

Tarikatı Bektaşi’nin  kitabı diye tanıtılmak istenilen VİLAYETNAME incelendiğinde görülecekki Hacı Bektaşı Veli’nin değildir. MALAKAT’da HBV’nin eseri değildir,  sadece tarih kirletmedir. Hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Sözlü tarih arkeolojik ispat, mitolojik felsefe, ulusal kültür, mekan ve makam keramet coğrafyası, evliya ziyaretleri, soy seceresi, Cem ,Cemaat, Serceşmesi, Postnisti Dergah müritleri ve Çelebileri, nefesleri ile Uluozanları ile Semah özge bir bir inanış idializmin, kurumlaşabilinir materyalistleşmesidir. Kitabı keramettir, kıblesi insandır, sözü hak okumak anlamak ,yazmak ,sezmek, özge bir sırdır.

Ocak ve Ocakzadeler (Kureyş- Babamansurlar gibi ) ; Talip, Kabile ve Kavimleri ile.  Ortaçağ mirası ile, kutsal soy seceresi kültürü ile.  Pir, Mürşit, Reyber Veliyeti ile.  Cem, Saz, Dem, « hak Hukuk Divanı" "Dar-i Mansur" ile.  İbadet ve  itikatta" İnsani Kamil" olma felsefesinin Mitolojik bir kutsanma erdemliği inanış ile.  Olmazsa  olmaz Evliya ve Ziyaret mekanları kutsal coğrafya ( Jaru-Diyar’i) ile.  Hiç benzeri olmayan Kewtene(Ruhgöçü)ile.  Musahip, Kivre toplumsal ahlakı kuralları geleneksel terbiye ilkeleri ile.  Beyitleri, deyişleri, anılar, anmalar, yaşamalar yaşattırmalar ile. (Rea-Haq) hak yolunda kendine özgü asil Ehli hak bir inanış ile. Ocakzade ehlibeytinin kitabı sırdır sözlüdür. Yolun hakkı soydandır.Yaratandan yaratılana kadar Hızır yolun yoldaşıdır, can candan, can  bedenden, helallaşana kadar zorsuz, kansız , barışık evrensel birlik kutsallığıdır. İtikattır, ölümsüzdür.

Ocakzadelerle Tarikatı Bektaşinin ortak değerlerde birleştikleri,  evrensel gerçekliğe, insana  hakka hakikata hizmette , cem cemaatte bütünleştikleri. Gözle görünür,doğru çağrışımları, ruhi şekillenmeleri, insan olma ,insan kalma felsefesine vazifeleri küçümsenemez elbetteki.

Öncelikle siyasal ideolojik alanda yazılmış, milliyetçi şovenizmin işlendiği taraflı yazmalar engel teşkil etmektedir. Kavram karışıklıklarının önünü açmak için mücadele etmek gerekmektedir. Okumaların etki alanı küçümsenemez.Türk ve Kürt okumalar tarihimize leke sürmektedir. Uluslararası kirlenmelerin kaynakları başlıca bu okumalardır.

madimak20 milyon bir millete yapılan ilhak-ı inkar yeryüzünde benzerine gerçekten rastlanılacak gibi değildir.

Devletin Alevisi yapmak projeleri ve açılımlar düşündürücü gelse de, içimizdeki bu Alevi olma ruhi şekillenmesinin söküleceğine ne vicdan ne kültür ne felsefe ne de inanç imkan veriyor, vermiyecektir de.

Halkımız bu tarihi kirletenleri yazmadan , anlatmadan ve onların asimilasyoncu, milliyetçi ilhakçi emellerini boşa çıkarmadan Alevi milletinin tarihini tahlil edemeyiz.

Alevi soykırımları bile milliyetçi emeller ve siyasi çıkarlara kaydırak olarak propaganda malzemesi yapılıyor, siyasi amaçlar için kullanılıyor, yapılmış demogojilerle uzun mesafeler kaydedilmiştir.

Her döna girmek yok, yanlış yolların yoldaşı olmak yok, gücümüzü kendimize yük yapmak yok.  Anadolu bizim ve bütün yaşayan halkların ortak coğrafyasıdır.  Aleviler herkese evrensel değer ilkesi gözüyle bakmalı, intikam duygusundan arınmalıdır.. Demokratik eşitlik , kültürlerin bir arada farklı inançların bir mozaik şekliyle barışık bir ruhi şekillenmeyi güçlendirdiği sürece girilmesinin olanaklarını yaratmak lazım.

Anadolu bir ülkedir, Halklar kardeştir.
Özgürlük hem Türk hem Kürt hem Alevi milletinin, ulusunun ve diğer halkların ortak güzel geleceğidir.

HER ŞEY BİRLİK MÜCADELE , HALKLARIN KARDEŞLİĞİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ  İÇİN !

HIZIR YOLDAŞIMIZ OLSUN !

 

Kızılbaş Okur   

------------------------------

1.Bölümü okumak için tıkla:

 

 

Yorumlar  

 
0 #1 YANLISLARI NEDEN CEVAPLIYAMIYORSUNUZ 2011-04-14 00:38
Yazının yayınlanması kötü değil ama yorum hiçte kanıtlayıcı ve ispatlı değil işin kötüsüde o, siz hangi düşünceye hizmet ediyorsunuzda DERSİM ve KOÇGİRİ adına KIZILBAŞ halkla ilgili bilgeclik tasarliyorsunuz .
(...)
----------------------
Moderatör: Sayın okur, bizim kim olduğumuz ve hangi düşünceye hizmet ettiğimiz gayet açık. Yayınladığımız yazılar ve savunduğumuz düşünceler ortada, buna rağmen hala anlamamışsanız sizde bir sorun var.

Asıl sizin hangi düşünceye hizmet ettiğinz mechul.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Seçme Haberler

Mesut Oğuzhan Öylek / Zaza Sempozyumu
Mesut Oğuzhan Öylek /   ...

Yazarlardan

FATOSA KHEKÊ BOLÊ KHIRTİ ŞİYE HEQİYA XO.
Mehmet Gülmez/ FATOSA KHEKÊ...
TBMM-İHK Dersim Ziyareti ve Tepkiler Üzerine
Av-Cihan Söylemez/   İNSA...

Basında Dersim

Soner Yalcin’dan, Dersim Dersleri
Basında/ Soner Yalcin’dan,...
1 Mayıs için meydanlara!
Haber/ 1 Mayıs için meydanl...