| Dersim ve Aleviliğin Tarihini Çarpıtanlar-1 |
|
Dersim ve Aleviliğin Tarihini Çarpıtanlar Bir okurumuzun hazırlayıp bize gönderdiği"ALEVİ HALKININ TARİHİNİ ALEVİ HALKININ AYDIN ÖNDERLERİ YAZAR !" başlıklı çalışmayı olduğu gibi yayınlıyoruz. İki bölüm halinde vereceğimiz bu çalışmayı mutlaka okumanızı öneririz. Son yıllarda ortalıkta "Araştırmacı, Yazar, Gazeteci"ünvanıyla dolaşan yığınca insana raslıyoruz. Bu "yazar ve araştımacı" olduğunu idda edenlerin ezici çoğunluğu, birer parti veya örgüt propagandisti, militanı gibi çalışıyorlar. Bilimsel çalışma, tarihi araştırma diye ileri sürdükleri yazıların coğunluğu milliyetci vaya ulusalcı partilerin ideolojik tezlerinin tekrarrından öteye gitmemektedir. Üniversiter-akademik bir eğitimden yoksun olan bu şahısların bir çoğu sosyal bilim dalları olan Tarihten, Sosyolojiden, Etnolojiden, Antropolojiden bi haberdirler. Ne olduğunu dahi bilmedikleri alanlarda uzman olduklarını idda etmektedirler. Okuyacağınız bu çalışmada tarihten beri Dersim Alevi-Kırmanç tarihinin nasıl çarpıtıldığını ve nasıl manüpüle edildiğini, kimler tarafında yapıldığını göreceksiniz. /JD ------------------------------------------------------------------------------- ALEVİ HALKININ AYDIN ÖNDERLERI YAZAR!-1
Her halk kendi tarihini kendi yazar .Her halk kendi kaderini kendi tayin edecek bu ilke Alevi halkı için de geçerlidir. Alevi millet meselesi yaşanan ve yazılan Alevi ulusal meselesi olarak kendini iki türlü gösterir.
Ermeni ve Hristiyanlar da Alevileri, siyasi amaçları için yazdılar ? Protestanlaştırmaya çalışan Amerikalı misyonerler Alevi milliyetçiliği yaparak 19 yüzyıl sonunda Aleviler üstünde faaliyetler yürüttüler. MERZİFON ve BAYBURT’TA Amerikan Kolejleri vardı. Bir yandan sağlık, eğitimle ilgilenirken diğer taraftan propaganda faaliyetleri yürütüyorlardı. DERSIM’ de -Mr.DUNMORE , ÇORUM VE YOZGAT’ta Mr.BALL faaliyet halindeydi(1). 1854’ te Mr.DUNMORE raporunda "Sözde Müslümanlar"baslıklı rapor yazmış ve "KIZILBAŞLAR” kılıç zoru ile müslümanlaştırıldıklarını yazmıstır. "Kurana inanmıyor, Ali’ye İsa yerine inanıyorlardı "diye yazmıştır. Ermeni milliyetçileri ise, Alevilerin dillerinin farklı olduğu Türk olmadıklarını işlenmiştir. 1901 ANTRANIK "DERSIM"adlı kitabında Dersimliler ne İSA’ya ne MUSA’ya nede MUHAMMED’E inanır diye yazar. Onlar Ali’ye gösterdikleri sevgiyi İsa‘ya da gösteriyorlar diye yazar.TC ve Türk tarafının ünlü araştırmacı ve analistleri ile tarihte sosyal araştırmalarıyla tartışmasız isim yapmış HASAN REŞİT TANKUT/Zazaları (aslında Aleviler kastediliyordu)Türklükten ayırıp Ermeni ırkından göstermenin oyunları ve siyaseti yapıldığını yazar(2). 1913 PARİS’ te MARCEL LEART "Zazaların(kastedilen Aleviler) haksız yere Kürt sayıldığını ve onların gerçekten Müslüman Ermeniler olduğunu yazar(3).
BABINGER Tahtacıların Anadolu’nun eski halkının Hititler olduğunu(5), Şamanizm aslında Alevileri ulusal birliğe ikamet etmek için siyasal nedenlerle ortaya atılmış daha sonra bunun kanıtları aranmıştır. Alevilik son bir yüzyıldır tartışılan ama Türk miliyetçiliği ile manüple edilmektedir. Amacın içeriği açılırsa ULUS, DİN ve HANEDAN Cemaatlerinin hükmünü kaldırma çözümüdür, birlikteliğin millileşme revizyonizmidir.1900 ‘den evvel Amerikan Protestanları ;Alevileri Eski Yunan ve Ermeni kökenli olduklarını iddia etmişlerdir. Hasan Reşit Tankut bu konuda Abdülhamit’in Camii olmayan köylere Camii yapıldığını,Alevi dedelerinin İstanbul’a götürülerek eğitildiğini ve sünnileştirme planları uygulandığını yazar. İTTİHATÇILAR ise Türklüğü din dışı ilan ederek Alevileri eski Türk inançlarının bugünkü temsilcileri olarak gördüler. Alevilerin eski Türk inancının temsilcileri olarak ortaya çıkışı böyle olmuştur. 1914-1915 de Baha Said Anadolu’ya gönderilir Alevi ve Bektaşileri inceler. Ahileri Mehmet Ali Bey inceler, Esat Uras’ta Ermenileri araştırır(6).TÜRK MİLLIYETÇİ SOYLEMİNDE ŞAMANİZM VE ALEVİLİK-İbrahim Bahadırlı Baha Said Alevilerin sade Horasan’dan gelmediğini orada fazla etnik kökenler olduğunu ,Türk Ocakları ile Bektaşi ve Alevilere 1917 de Konferanslar vermeye başlamıştır. 1920 den evvel Horasan Türklükle eş anlamlı gösterilmek için tespit yapıldı. Baha Said araştırmalarından sonra HİLMİ ZİYA ÜLKEN Türkmenlerin eski dini konusunda 1922 de MİHRAP mecmuasında yazdığı yazılarda Alevilerin inançları ile ŞAMANİZM le ilişkilendirir. 1926 da bazı değişikliklerle benzer düşünceleri savunur. Baha Said 1915 te MİHRAP dergisinde ilk yazdığı makalede"Atam gök Anam yer" yazılı Orhun Hitabelerini ALEVİ-BEKTAŞİLİKLE bağdaştırır. İlahiyet Mecmuası İstanbul Dar-ül Fünun’da YUSUF ZİYA YÖRÜKAN yazdıkları ile BAHA SAİDİ dinsiz Kızılbaş propagandası yapıyor diye sansür uygulanmıştır. Ayrıca Tahtacıların yerlilerin nedensiz Çingene bozması Acem olduklarını , misyonerlerin çoğu şeyleri çarpıttığını yazmıştır. BESİM ATALAY ve TAHA TOROS bunlardan bazılarıdır. Cumhuriyet, Alevileri kendi özünden kopardı, milliyetçi ritüellerle kendine yabancılaştırdı. Folklorik bir yapılanmaya doğru itildi.. 1940 lı yıllarda Alevilik Tasavvufları yazılır ve yazdırılır DEDE BABA BEDRİNOYAN,OSMAN BAYATLI,CAHIT ÖZTELLİ bunlardandır. NEJAT BİRDOGAN bu yapıların bir yansımasıdır. 1960 öncesi Alevi araştırmaları ikiye ayrılır.Biri Folklorik bir diğeri akademiktir. Fuat Köprülü Alevilerin Şamanizimden geldiklerini belirtip sunu yazmıştır. "Aleviliğin oturduğu Tasavvuf felsefesinin mantığı ile Şamanizm gibi ilkel bir inanç biçimlenmesi tezatlık taşımakta,ortaya elektirikseş bir yapı cıkarmaktadır" der. 1970 te MEHMET ERÖZ Aleviliğin eski Türk inançlarıyla derin şekilde yazıldığı görülür. GÖLPINARLI ittihatçıların Çelebilerden bir Alevi ordusu istemelerinden daha sonra vazgectiğini ama aslında bunun milliyetçilikle ilgili olduğunu yazmıştır. Talat ve Evren Paşa’nın Bektaşiliğe girdiği, Bektaşi tekkesini ziyaret ettikleri ve Denizcilerde bazı Bektaşi motiflerinin üniformalara işlenildiği söylenir.Bektaşiliğin siyasi olarak bir Türk dini olduğu söylenirdi. A.Kadir Gülpınarlı Bektaşileri Arnavut Bektaşilerden ayrı göstermek için siyasi olarak Bektaşiliğin bir Türk tarikatı olduğunu kabul etmiştir. W.RADLOF ‘un Sibirya araştırmalarında yazdığı ŞAMANİZM ilk olarak BAHA SAİD’ in dile getirdiği Şamanizm heyecan uyandırmıştır. Fuat Köprülü Alevilerin Şamanizmden geldiklerini , HİLMİ ZİYA ÜLKEN aynen ZİYA GÖKALP’ı tekrarlar. 1928 de FUAT KÖPRÜLÜ "İslam Sufi Tarikatlarına Türk-Moğol Şamanlığının tesiri"adlı yapıtı yazar. Şamanizmde Budistliğin izleri olduğunu belirtir. YUSUF ZİYA YÖRÜKAN 1928-1932 arası yazar ,ama düşüncelerini sonradan değiştirmiştir. FUAT Köprülü öncelikle Ahmet Yesevi Tasavvufu ve Şamanizmi işledi,sonrada "Müslümanlıktan Evvel Türk Dinleri Şamanizmi" yazdı. TANKUT Dersim’in en eski inancının Şamanizm olduğunu belirtir. Yörükan daha sonra Şamanizmi kanıtlamanın zor olduğunu belirtir. HİLMİ ZİYA ÖKTEN daha sonra Şamanizmin Moğol saldırılarından sonra görüldüğünü ve geçmişteki tezlerine kendisi itiraz eder. J.PAUL ROUX dünyanın başka bölgelerinde görülen Şamanizmin Türklerin dini olduğunu kabul etmez.En eski Türk yazıtı BUGUT yazıtında Şamanizm izleri yoktur. OĞUZNAME’DE kam(şamlardan) hiç bahsedilmemektedir. RUOX bugün Altaylar’da Şamanizmin olması, bu Türklerin eski dini olduğunu göstermez demektedir. A.YASAR OCAK Orta Asya Şamanizminin kanıt olmadığını tespit edilmiş ,yapılanmaların Şamanizm olarak adlandırılarak söylenmesi bilimsel değildir demiştir. A.YASAR OCAK ne bulunursa halk arasında Şamanizme mal edilmiştir demiştir. Şamanizm Amerika ,Afrika ,Avrupa, Avusturalya dünyanın her tarafında izlerine rastlanılmaktadır. Konunun uzmanlarından sayılan A.KADIR İNAN Çin’den Anadolu’ya kadar olan toplulukların Şamanizm olarak dinsel yapılandırılmasını doğru bulmaz.
ŞÜKRÜ HANIOĞLU "Bir siyasal düşünür olarak Dr.Abdullah Cevdet ve dönemi /Üç Dal Nasriyat 1981 s.340-341 Dr.Cevdet Arapça’dan Latin Alfabesine geçmemeyi ister, Osmanlıyı sorumlu ve suçlu görür. NACİ KUTLUAY –İttihat-i Terraki ve Kürtler kitabı /Baybun yay. s.75 Kürt Teali Cematinde çok Ağa ve Şeyh yer alır. Kurucusu ŞEYH UBEYDULLAH’ın oğlu Hakkarili ŞEYH SEYYİD ABDÜLKADİR ‘dir. Kendisi ve çevresi siyasi bakımdan Osmanlı’dan bağımsız ,dini bakımdan Hilafete bağlı Müslüman Cumhuriyeti savunuyor ve Jin dergisinde müslüman dini işliyordu(7). 1918 deki KTC kurucuları: 1.SEYYID ABDÜLKADİR/ 2.DR.SÜKRÜ MEHMET / 3.BİTLİSLİ YÜZBASI EMİN / 4.BİTLİSLİ MUHİTTİN NAMİ BEY / 5.KAMURAN ALİ BEDRİHAN / 6.NECMETTİN HÜSEYİN / 7.KESİT AĞA / 8.KADIZADE M.ŞEVKİ / 9.KÜRDİSTAN DERGİSİ SORUMLUSU ARVASIZADE MEHMET SEFİK / 10.MEHMET MUHRI / 11.JIN/ GAZETESI MÜDÜRÜ HAMZA / 12.EMİN FEVZİ / 13.VANLI MEHMET SELİM BEY / 14.BERZANZADE/ ABDULVAHİR / 15.DR.HAMİT ŞAKİR / 16.LAV RESİT / 17.DR.F.BERHO / 18.HAKKARİLİ ABDURAHMAN/ RAHMİ / 19.YEMLİKİZADE AZİZ / 20.HEYZANİZADE KEMAL FEVZİ. Örgütün Diyarbakır,Elazığ,Bitlis’te şubeleri vardı. Kürt hareketinin tarihi hakkında bilgi veren kaynakların büyük bölümünde Alevi kökenli kişiler hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Kendisini kürt milliyetçisi olarak tanıtan ALEVI kökenli olmayan Collik NURİ yazdıklarında ABDULLAH CEVDET-MİRALAY HALİT BEY-SEYYİD ABDULKADİR işlenir. JIn dergisi taraftarları 1922 de toplantı yapıp dağıldılar(8). HASRETYAN’nın belirttiği gibi NURİ Dersimli’nin iddia ettiğinin yanlışlığına değinmiş ve kaynağı bulunamayan yazılmış olguları, şahsiyetleri işleyerek,sorgulayarak çözüm bulmaya çalışmıştır. Collik Nuri 1952 Halep Suriye’de yazdığı "Kürdistan Tarihinde Dersim" kitabında yazdıkalrını okuyalım: « Kürdistan Dersim İsyanı (!) B.Nuri çevresindekilerin Aleviliği en önemli öge olmuştur. Dikkatle üzerinde durulması gereken bir yanıltmada kendisinin yazdığı gibi , Collik Nuri KTC toplantısında söz alır, bir heyet kurulup DERSİME gönderilmesini ister hiç kimse bunu desteklemez ve NURİ buna rağmen örgütün genel duruşuna baglılığını bildirdiğini tastikler."CEMİYETİN UMUM KARARLARINA MECBUREN SADIK KALDIĞINI" kitabında yazar. 1920 -15-Haziran’da Cibranlı Halit Bey Varto’da KARAÇ köyünde Alevi Hormekan aşiretiyle görüşür . Kürtlerin NEMRUT’UN soyundan dünyayı elinde tutan bir soydan olduklarını, bütün Alevilerin Kürt olduğunu teklif eder. Türklere karşı cepheleşmelerini ister. Hormekanlardan aldığı cevap ş olur: "Biz Aleviyiz siz Hamidiye Alayı oldunuz yıllarca birbirimizi kırdık,bu defa Sultan olmak istersiniz,ama biz size kul olmak istemiyoruz"der toplantı dağılır. Alevilere yönelik Kürt söylemlerin Cumhuriyet öncesine dayandığını gösteriyor,(İbrahim Bahadırlı. Bazı kaynaklarda Uğur Mumcu,Baki Öz vs.)ALEVİ VE KÜRT AŞİRETLER, Şeyh Said ve DERSiM olaylarında birbirlerine karşı saldırdığı yazılmıstır. Alevilere Ari Zerdüşt dini yansıması BAYRAK ve Collik Nuri tarafından ileri sürülmüş kaynak olarak Mehmet Bayrak AGOP SAHBAZ’dan alıntı yaparak ANTROPOLOJİK delillendirme yapma cesaretini haksız göstermiştir. NURİ ayrıca Aleviliğin Arap Emperyalizmine karşı KÜRT-FARS Milli inancı olduğu imasinda bulunur. ALEVİLİK” Ari dinidir" der ve HBV(Hacı Bektaşı Veli) Iran’dan kalkarak halifeleriyle birlikte Kürdistan’dan Erzincan üzeri Anadolu’ya geçti ,düşüncelerini yaydı diye yazar. Collik Nuri, Şafii ve Milli Aşiretinden olmasına rağmen Askeri Yüzbaşı görevi ile Koçgiri ve Dersim soykırımlarındaki rolleri araştırıldığında Karerli Mehmet Efendi ve hala Ankara’da yaşayan Karerli oğlu Ali Rıza Erenler’in Kalan yayınlarından çıkan kitap ve belgelerde asıl yüzü ortaya çıkmıştır. Karerli Mehmet Efendi’nin kendisi Şeyh Said isyanı süreci iftira ile 103 yıl hapis verilmiş ve Dersim Mebusu Hasan Hayri’nin bacanağıdır Alevidir, sünni kadınla evlidir. Dersimli Mehmet Gülmez Seyit Rıza’nın Hatay’a kadar atlılar gönderip ”Collik Nuri’yi yakalayın bana getirin” diye söylediğini internet sayfası"Jar-u Diyar "da okunabilinir. Seyit Rıza adına yazılan telgrafların ve idama giderken Seyit Rıza’nın söylediklerini tamamen çarpıtarak yazmıştır Collık Nuri. Bu konuda Mehmet Gülmez ve Hüseyin Dedesoy ve Dersim soykırımı Davası Av.Hüseyin Aygün’ün belgeleri Dersim Alevi Halk Tarihi Tespitleri ölçü alınabilinecek kanıtlardır. Collık Nuri Kendine Dersimi lakabını takmış ve çok kez açıkça Alevi düşmanlığı yapmıştır. Dersim soykırımı sonrasi Suriye Halep’te 1952 de yayınlanan "Kürdistan Tarihinde Dersim" tamamen yanlış tarih ve tahriktir. Collik Nuri’nin bir lideri Nakşibendi tarikati ve Kürt Teali Cemiyeti başkanı Seyyid Abdülkadirdir. Bir diğer yoldaş cehpesini ise Hamidiye Alayları görevini üstlenmiş Mustafa Paşazade katibi Alişer ve Haydar ve Alişan Beylerdir. Collik Nuri birinci dünya savaşı sürecinde Bektaşi mücahit alayının danışmanıdır. Alevi halkını ,tarihimizi lekelemek isteyen Mehmet Bayrak gibilerinin er veya geç gerçek yüzünü tarih sahnesine çıkacağından şüphe yoktur. İkinci biride, sözde tarihçi Mehmet Bayraktır. Tamda hakiki Alevi ulusal meselesi karşıtıdır. Alevi olup olmadiği önemli değildir buna rağmen evveli bir TC. memuru polisle evlidir. Terminolojisine bakıldığında Mehmet Nuri gibi kendini öne çıkaran, karışan, karıştıran roldedir. EBU MÜSLÜM HORASANİ’ye milli önder sıfatını yakıştıran(Hatırlatalım 157-158 Bayrak M.Nuri) ile aynı dondadır. Nuri ayrıca SAFEVİLERİN de Alevi karşıtı olduğunu yazar.(Syf 163) 1959 yılında BARZANİ hareketi Türkiye’den 49ları davet eder. İçlerinde MUSA ANTER ve YAŞAR KAYA vardır.Ne Alevilerden bahsedilir ne de Türkiye tarafı Diyarbakır,Siirt,Mardin’de bu hareketin içinde Alevi vardır. BARZANİ’yi kabul etmeyen ideolojik yapılar dağıtılmış örnek olarak SAİT KIRMIZITOPRAK bu vesileyle öldürülmüştür. 1980 den sonra Kürt ulusalcıları "Bir İran deneyimi gibi dini kullanmak isterler. 1993 te Refah Partisi ile görüşmeler yapılacağı Kürt yayınlarında beyan edilmiştir. 1994 te Brusinessen "Alevilerin kendi kimlikleri etrafında örgütlenmeleri PKK çevreleri tarafından son derece seviyesiz sözlerle eleştirildiğini" yazar. Yavuz Sultan Selim ve Kürt İdris'in Kızılbaş katliamı (Çaldıran savaşı)
ERNK 1996 da Avrupa’da ve Türkiye’de Alevi örgüt ve derneklerin ÖZEL HARP tarafından kurulduğunu ileri sürmüştür.(İbrahim Bahadırlı Munzur Dergisi 14 -2003 s.14 s.53). MEHMET BAYRAK -Aleviliği Zerdüştlüğe, Maniciliğe, Hurufiliğe, Mezdekçilige bağlar . Ebu Müslüm Horsani ve EBUL VEFA'I birer kürt olarak görür."Kürt Kızılbaşlar" sözcüğünü kullanır. BAYRAK MEHMET Bektaşileri Türkmenleri temsili bir tarikat ve Osmanlıcı 16 yy. isyanlarının Kürt Alevi isyanları olduğunu ileri sürer. CEMŞID BENDER Mehdi’nin Zerdüşlükten geldiğini aynı Bayrak gibi siyasi yorumlar yapar. Bender,C. BABA İLYAS’ın Kürt asıllı olduğunu Baba İshak’ın bir kürt ihtilalcisi olduğunu yazar. Zerdüştlüğün Anadolu’nun en eski inancı HBV(Hacı Bektaş Veli)yi, NESİMİ’Yİ,Hallacı MANSUR’u Kürt gösterir. Seyit Rıza pir değildir, Kureyşanlı ve ocakzade değildir.Kürtler bu savaşta kendilerine bir Pir ararlar bu da SEYİT RIZA‘dır.Pir göstererek propaganda malzemesi yaparak halkı ve içini boşaltma piskolojisi uygulanır. FAİK BULUT işi daha da saptırarak ALİ’nin çöl gerillası olduğunu Hacı Bektaş Veli' nin ise o zaman Kontur-Gerillası olduğunu bile söyler(İbrahim Bahadırlı). İki yıl evvel kaybettiğimiz 40 yıllık araştırmacı ve Türkolog son 15 yılını Alevi araştırmalarıyla harcayan gezen dolaşan Avrupa Parlementosunda Alevilerin sözcülüğü görevini üstlenmiş IRENE MILLENKOF / Uyur İdik Uyardılar kitabında "En sağlam kaynağıma sorduğumda Aleviler kendini Kürtlerle ayni etnik kökenden olmadıklarını söyler"ben buna inanıyorum demiştir"Alevi sözcüğü ile ilgili tespiti de yukarıda yapılan bilimsel tespitle birbirini doğrular. Devam edecek... İkinci bölüm :ALEVİLERİ ÖRGÜTLEMEK ,ALEVİLİĞİ ÖRGÜTLEMEK DEĞİLDİR !
Kızılbaş Okur -------------------------------- Kaynaklar:
|

Kızılbaş Okur/
ANADOLU’DA YAŞAYAN VE YAŞAMAYAN BATI MISYONERLERİ ALEVİLER İÇİN NE YAZDI ?
13.08.1994 Özgür Ülke RIZA DOĞAN’ınyazısında "ARTIK KÜRT ALEVİ BEN ALEVİYİM DEYİP İŞİN İÇİNDEN ÇIKIYOR.ÇÜNKÜ TÜM GELENEKLERİNDEN UZAKLAŞMIŞTIR. BAŞI BOŞ KÖPEKLER MİSALI ARTIK O KUCAKTAN DİĞER KUCAĞA OTURUYOR. CÜNKÜ DÜŞÜRÜLMÜŞ ÖZÜNDEN SAPMIŞ ,ÇİFT SURATLI,ÇİFT SÖZLÜ,ÇİFT DİLLİ OLMUŞTUR." der. Buna benzer görüşlerin Kürt hareketlerinde dile getirildiği bilinmektedir. 



.jpg)





