| Erdal YILDIRIM/ Değişen Bir Şey Yok |
|
Değişen Bir Şey Yok Asimilasyon… Asimilasyon… Asimilasyon… Asimilasyon insanlık suçudur Bu sözcük(ler) ve bu konu o kadar çok yazılıp çiziliyor ki, şimdi belki bir kısmımız "aaa yine aynı konulu yazı, değişik bir konu yok mu?" diyecek bu yazıyı okumaya başladığı zaman… Ama biz bu topraklarda etnik ve inançsal asimilasyon politikaları son bulana dek yazmaya, çizmeye, konuşmaya ve sokaklara – alanlara çıkmaya devam edeceğiz. Baksanıza, egemenler asimilasyon uygulamalarını değişik zamanlarda değişik yöntemler ve değişik kişilerle yeniden sunmaya devam ediyorlar. Şimdi de daha önce defalarca kez denedikleri birisiyle yine asimilasyon propagandasını sürdürüyorlar. Habertürk Tv'de 'Söz Sende' adlı programı yapan ve demokrat geçinen, öyle gözüken Balçiçek İlter, Alevileri ve Aleviliği asimile etme misyonuna sahip, asimilasyon konusunda özel görevlendirilmiş ilahiyatçı Osman Eğri adlı kişiyi "Bir Alevi Bilgesi" sloganıyla programa davet ediyor ve program yapıyor.
Osman Eğri “Alevi Köylerinde Din Hizmetleri Nasıl Yapılabilir?” başlıklı bir kılavuz hazırlayan ve o kılavuzda Alevi köylerine atanan imamlara Alevi köylüleri nasıl Sünnileştirecekleri yönünde yol gösteren birisidir. İşte bu kişiyi programa çağırıyorlar. Osman Eğri, 15 yıldan bu yana özel bir görevle Alevilik ve Bektaşilik konusunda sözde araştırmalar yapan Hitit Üniversitesi - Çorum İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve hükümet tarafından kurdurulan Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Merkezi Bölüm Başkanıdır
2. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Çorum, Amasya, Sivas, Tokat, Malatya, Maraş, Erzincan, Tunceli gibi illerdeki müftülükler bu konuyu (Alevilerin asimilasyonu) merkeze alarak reorganize olup, aktif bir şekilde çalışabilirler. 3. Bu illerdeki ilahiyat fakülteleri, il ve ilçe müftülükleri işbirliği içinde Alevilerin önde gelen insanlarıyla, bölgede sayılan ve sevilen sözü dinlenen dede ve babaları kuşatarak, onların kafalarını karıştırarak, etki altında bırakarak, manevi cebir uygulayarak bu kişilerin toplum üzerindeki etkisinden yararlanabilir ve amaçlarına alet edebilirler. 4. Müftülükler Alevi köylerine yönelik olarak “irşat ekipleri” görevlendirebilirler 5. Yol, su, kanalizasyon gibi köye yönelik hizmetler imamlar aracılığıyla, onların bir eseri olarak sağlanmaya çalışılabilir. Yani Aleviler hizmet isteyince, cami ve imam şartı getirilmelidir demek istiyor. Yukarıdaki içerikten de anlaşılacağı gibi Osman Eğri, Alevilere ve Aleviliğe yönelik devletin sürdürdüğü asimilasyon uygulama maşalarından biridir. Ve yine yeri gelmişken Osman Eğri adlı Alevi düşmanı kişinin hazırladığı bu kılavuz kitapçığın 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında oluşturulan ve Alevileri Sünnileştirme çalışmaları yapan “Alevi Masası”nın önde gelen görevlilerinden Diyanet başmüfettişi Abdülkadir Sezgin'in hazırladığı kılavuzla benzerlikler gösterdiğinin de altını çizmeliyiz
* Alevi köylerinde görevlendirilecek imamlar özel olarak seçilmelidir * Kuran öğretmenliği oluşturularak Alevi köylerinde Kuran kursları düzenlenmelidir. * Alevi köylerinde görevlendirilecek öğretmen, ebe, hemşire gibi memurlar müftülüklerce eğitiip görevlendirilmelidir. * Bazı Alevi dedeler işbirlikçiliğe ikna edilmeli, bu kişiler özel gezilere götürülmelidir., * Basın yayın faaliyetleriyle Aleviliğin aslında Sünnilik olduğu düşüncesi yayılmalıdır * Asimilasyonda Diyanet İşleri Başkanlığı, TRT, Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği içerisinde görev almalıdır.
Ve devam ediyor o Abdükadir Sezgin : * Alevilik Müslümanlığın ta kendisidir ve cami dışında ibadethanesi, mabedi yoktur. * Ne mimarlık, ne sanat tarihi eserleri arasında bir tek örneği olmayan bu cem evi, yeni çıkartılmış bir meseledir. * Türkiye de Alevilerin ve Sünnilerin tek ibadet yerleri camidir. Buna da şüphe yoktur. İster istemez aklımıza özellikle son günlerde doğu ve güneydoğu'da faaliyete başlayan "irşad ekipleri" geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı 2011 yılı bütçesine, Doğu ve Güneydoğu’da yapılması planlanan 1362 cami hedefleniyor. Ve din hizmetlerinin en ücra köşelere kadar ulaştırılması için de, ülke genelinde “il özel irşad ekipleri” kurulması projesi de yer alıyor. Bu vaiz ve vaizelerden oluşturulacak "irşat ekipleri", camilerde veya cami dışındaki organizasyonlarda dini konularda vaaz vermek üzere faaliyet sürdürecekler. Epeyce bir müddettir ortalarda görünmeyen Osman Eğri ve benzerleri bu program dahilinde mi tekrar vitrine çıkarıldılar ?
Cumhuriyet sürecinde de aynı inkar, imha ve asimilasyon prolitikaları ve uygulamaları sürdürülüyor.. Koçgiri, Dersim, Maraş, Sivas, Çorum, Madımak, Gazi katliamları. Yani hükümetler değişiyor, askeri hükümetler, sivil hükümetler kuruluyor. Değişik partiler hükümet oluyorlar, cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar değişiyor. İsimler değişiyor. Ama değişmeyen bir tek şey var : Asimilasyon ve asimilasyon politikaları… Asimilasyon politikaları asla değişmiyor. Rolü oynayanlar değişiyor.. Rol değişmiyor. Her gelen bir öncekinin bıraktığı yerden ve de daha değişik, daha sistematik bir şekilde görevini sürdürmeye devam ediyor.
İşte bu tarihi gerçeklikler ışığında biz de bu topraklarda etnik ve inançsal asimilasyon politikaları son bulana dek yazmaya, çizmeye, konuşmaya ve sokaklara – alanlara çıkmaya, sivil itaatsizliğe devam edeceğiz.
Erdal YILDIRIM 04.12.2010 |

Erdal YILDIRIM/
Kimdir bu Osman Eğri?
Görünen o ki, Anadolu coğrafyasında Osmanlıdan bu yana farklı etnik ve i nanç kimliklerine karşı sistematik olarak baskı, inkar, imha ve asimilasyon politikaları sürdürülüyor. Örnekler o kadar çok ki.. İsimler o kadar çok ki… Yavuz Sultan Selim, Kuyucu Murat Paşa, İkinci Mahmut, İkinci Abdülhamit, Şeyhülislam Ebusuud Efendinin fetvalarıyla girişilen onlarca katliam, binlerce katledilen Alevi – Kızılbaş…



.jpg)





