| Taraf Gazetesi ve Canerik |
|
CANER CENERIK VE TARAF GAZETESI ALEVILERI INKAR EDIYOR ! (JD/NOTU: Bir süredir okurlarımızdan uzun içerikli yazı ve yorumlar alıyoruz. Bu bizi sevindiriyor. Umarız her okurumuz, düşüncesini aynı cesaretve rahatlıkla yazıp gönderiri ve bizde yayınlarız. Fakat yazı gönderen okurlarımızın bir iki noktaya dikkat etmelerini rica edeceğiz. Gönderilen yazıları mümkünse Türkçe klavie ile yazılmış ve düzeltilmiş haliyla gönderilmesini. İkinci nokta, mümkünse yazıları kendi isminizle göndermenizi...aksi taktirde gelen bütün yazıları "Bir Okur" imzasıyla yayınlarsak, okurlarımız yazıların hangi okura ait olduğunu anlayamıyacaklardır. Anlayışınız için şimdiden teşekür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz. JD-Yayın Servisi) ------------------------------------------- CANER CENERİK VE TARAF GAZETESİ ALEVİLERİ İNKAR EDİYOR ! Bir Okur/
Canerik her soru karşılığı hep "Kürt Alevileri "demiş durmuş ama cözüm meselelerinde sapla samanı birbirine karıştıran Kosmopolitik çıkmazlara kendini kaptırmış gitmiş.. Canerik Aleviler'in Cumhuriyetle olan imtihan denilen Raportajda taraf tutmuş, maksatli siyaset yapmıştır. Aleviliğin ne olduğunu açıklıyacak kopya, asimilasyon okumalar TC. öncesi ve sonrası okutturmalar, ezberden öteye götürecek güce sahip olmıyan potansiyel haramzade kültürüne empatisini saklamıştır. Mesele Alevilerin kim olduklarına gelince "Sartcıların (sunne)hayal gücünden cesaret alarak"tarihi gerceklerle catismaya girmis ve yorumlariyla Kizilbas halki sakiz gibi cignemeyi yeglemistir. Alevi sözcügü 20. yüzyil basi tarihten miras aktarimi olan Anadolu merkezli "üst kimlik" Kizilbas halk olan Devleti Osmani Ali-ye hedefli tehsir telafuzuna referans edilerek bu halkin Anadoludaki yeni adlandirmasi olmustur. Latin Alfabesiyle yazilmis TC ve DTK cikisli yeni Türkceyle Alevi halkinin ifade edilisinin telafuz deyimidir. Maksatlidir bir halki ulus ve uluslararasi sorunlarin tartisildigi bir sürecte Alevileri Mezhep gösterme siyaset projesidir. Alevi sözcügü ortacagda Kizilbas halk icin kullanilmamistir ne var ki ; Ali`nin Hikmetleri yazari ( Necül-u Belaga)Sii önder Seyidd Reza-i babasinin Hüseyin bin Musa Alevi olmasi Arap kökenli Hz.Ali ile Anadolu Alevilerinin etnik baglarinin oldugu söylenilemez. Yoksa Amcaoglu Muhammed Mustafayi akrabamiz sayardik bunu cesaret eden olmadi. Miras yedi dogmatikler Arap Ehlibeytini bir keramet kutsalligini Allah`in Müslüman Elcileri imamiler olarak Ocaklarimiza Dergah kurumlari ve Cemevlerinde Dedelerin, Pirlerin ,Taliplarin basinin üstünde dolastittirip dururlar. Kimlerin buna cok sevindigini kötü siyasetin ne oldugunu bilenler anlar. Alevilik dedittirilmis kavramlarla Mezheplestirilmis projeleri baglaminda kullanilmistir. Halk inanclari birden fazla olan Alevi halk Ocakzadeligi soyluluguna Tanri denileni insanda aramayi "Tarikat-i Bektasi "diye telafuz edecegimiz makamlasma kulti icerikli dinsel idializm olusumu ise rizalikli dikme ve dönem dönem zorlu diktirme sürecleri ile tarih akisinda kendinden söz ettirmistir. Bugün Göründügün gibi ol oldugun gibi görünle elle tutulur gözle görünür ibadet Felsefe fantazisi olarak Insan-i Kible görmekte Tanriyi insan cemalidir ile yemin ettirme Edeb Erkan-i ile mesguldür. 40 yil arastirma yapmis Irene Melikof "Uyur idik Uyardilar "kitabinda cok güvendigim kaynagim dedigi akraba derecesinde iliski gelistirdigi Köcgirililere sordugumda Alevileri yani Kizilbas halkin Kürt olmadiklarini yazmis ve buna inandigini ifade etmistir. Bütün tarih kirletenlere bir ciftte sözümüz var Kocgiri diye bir Asiret olmamistir ama Kocgiri denilen bölgede farkli asiretler yasamistir.Kizilbas asiretler Kocgirili ama Kocgiri asireti degildir. Canerik "Cumhuriyet Sünnilere yönelik de baskıcı olmuştur."demis kurnaz siyasetciligine önem kazandirmistir. Niye olmasin ki tek mezhepcilik icin sünnici oldugunu unutturmakla simdiye kadar kimler Alevi halkini kandirilma projelerine katki sunmamis ki; Meselenin idari yani din ve devlet islerinin ayrismasini istemekti ve laiklik yasasi 1935 lerin ürünü olarak yazilmis bunu hatirlatmak gerek. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, 1868-1878 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından derlenen İslami özel hukuk (medeni hukuk) kuralları kodeksidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yarım yüzyılında şer'i mahkemelerde hukuki dayanak olarak kullanılmıştır Atatürk Cumhuriyetcileri halifeligi 1924 yilina kadar Hukuk kanununu Ahmet Cevdet Pasa yasasi MECCELLE yi 1926 lere kadar isleyisini sürdürmüstür .Kurucular meclisinin 100 kisiye askin Sakkalli Seyh ve dini müslüman mücahitlerden olusturmustur. Asiret temsilcilerini Ankarada Makamlastirmis.Toplam 1851 yasal madde Kur`anin Sure,Ayet ve Hadislerden derlenmis haliyle hukuk varligi sürdürülmüstür. Taskilati Mahsus her alanda faliyet yürütmüs ve basina Arnavut getittirilmistir Beha Said Alevileri arastirmak icin anadoluda görevlendirilmistir. Kizilbas halk icin gecerliligi olmiyan Mecelle kapali kutu infazlariyla bir dönemde Cumhuriyet medeniyeinin hukuku icin ihtiyac gidermistir. Canerik hic bir halde cevaplariyla yaptigi yorumlarda kürt milliyetcilerin etkisinden ve"Ruhisekillenci-tranc ilticaci" döneklerin piskolojisinden kendini kurtarabilmis düsünce sahibi biri olmadigini kanitlamistir. Ne diyor; "Kürt aleviler icin ise Dersim 38,aleviler ve Cumhuriyet iliskilerinde bir kirilma noktasidir. Alevilerin özgünlüğü törpülenmiş, hatta yok edilmek istenmiştir." Alevilerin Özgenlikleri üzerine iki söz bile yazdirtmamistir. Alevilerin özgünlükleri toplumsal.sosyal yapisi ekonomik ve siyasi hukuk isleyisi Cografyasindaki tibbi ilmi kültürü üretim iliskileri özel mülkiyet ,etniside ve inanc özgenliginden kaynaklanan komsu halklara ve cok kürtürlü milletlerarasi iliskilerdeki roller esit hak ve pay dagilimindaki konfederasyon yapilanmalar incelenmesi kimin ne icin ve nasil bunlari engelledigini dogru yazabilmek meteryalist analizmdir. Kalem cekmek piskolojisi bizleri tarih kirletenleri hastalari af etmemizi gerektirtmiyor. Gercekler anlatilir anlasilir hal aldikca halk icinde yayginlastikca ben öcüyüm diyenlerin cemberi elbette daraltilir. C.Canerik: "Kürt Alevilerin, Kemalizm’le ilişkisi Türk Alevilerden çok farklı değildir" demis. Benzetilmislik operasyonuna gülüp gecmek gerekiyor biz acikliyalim ; Kemalizmle iliski Dersim merkezli" Cati Asiretler "cografyasi yapilanma Ocakzade idare hukukunun yapisiyla Anadoludan batiya acilan kizilbas yasam adaciklari toprak ve miras konumlari ayni kosul ve sartlar bagimliliginda olmadigi icin. Farkli bölgelerde yapinin Caldiran öncesine uzandigini hatirlatarak Asimilasyon yaptirimlarinin bölgelere göre ayni basarida olmadigi görülecektir. Siyasal gücün dinamiklerin gücünün ekonomisiz olusu zor sartlara biraktigindan farkli olmustur. Burda Amasya ,Tokat, Sivas, Antalya, Kirsehir ,Corum vs.bölgelerinde Akdeniz ve Karadeniz dageteklerinde kismi Dergah Dede-Baba ve Sercesme Celebi ilskilerinin varliginin kendi özgenliginde oldugu da bir gercektir.
Türk ulusal devletini olusturma siyasetinin hedef aldigi tek millet olma tek ulusal ülke devleti olma stratejisi zamanin kosullari göz önünde bulundurulursa Anadolunun batisinda Ejnebi (Gavur) anti propagandasi Müslümanlik karsiti politikaya elverisli bir miras tasidigindan kolayca hayata gecirilmistir. Alevilerin kendisi icin özgün özel ulusal dikey hareketleri oldu demek elbetteki zordur. Celalettin Celebi önderligindeki Bektasii Mücahitler Muafizlari Erzincana kadar getittirilmis ve Türk ulusu menfaatleri dogrultusunda bölgesel faydalanmalar olmustur. Doguda Dersim cevrelerinde milli kizilbas Asiret milisleri özel birlikleri (Qollar) ile Ruslara karsi mücadelelelre katilmis ve Seyit Riza Erzincan il idaresi Azaligina getitirilmis ayrica bir cok diger Asiret temsilcilerine madalya dagitilmis ve Diplomatik sözlü anlasma koalisyonlari saglanmistir. Millis örgütlenmeler ulusal kabuklarinda uluslararasi brokrasi sözlesmeleri geregi ayri gücler seklinde varoluslara raslanilir. Ne türk nede kürtlerle birlikte ic ice silahli birlikte örgütlülükler dogrudan hic olusmamistir. Canerik okumaya devam edelim; "Aslinda 1938 de Kürt Aleviler üzerinde ciddi bir korku yaratildi.Onbinlerce insanin sorgusuz, sualsiz katledildikleri iddiaları hala Kürt Aleviler üzerinde etkisini sürdürüyor" Kizilbas Dersimlinin acik sözlü lafi sudur"Hey yüzü kara ;biz kendimize hic bir zaman Kuhrr demedik senin derdin ne ?" Kürtcülügü Dersime uyarlamak hasta ruh halidir siyasi ezber ezanidir. Dersime "sefer olur zafer olmaz denilmisse bu Canerik icinde icerigini korur. 73-74 yil öncesini anlatirsak devletin Alevileri nasil yok etmek icin tezgahlar düzenledigini hatirlatalim ki;Nedeni hic bir sekilde kürt hareketi olmadigi aciklansin. 38 Soykirimi karakollar yollar hükümet konaklari okular ve top yökün idari düzene bozgunculuk ve Fiili ilhak baslangicinda toplumun ahlakini kizilbas halkin otantikligine saldiri imha etme talan dönemidir. Türk basini ve Vekkiller o sürecte Saki`lerden Kizilbaslardan Asiret güclerinden Yavuz`dan buyana seferler düzenledikleri "Mum söndürür" münafik halktan ve bölücülüklereinden Devlet kurumlarini yagmalamaktan siddete siddet uyguladiklarindan Tujik dagindan,Munzur suyundan,Kerametlerinden,Seyitlerinden ,Asiret Bavalarinin Diplomasi oyunlarindan huzursuz eden taktik davranislarindan ille de Cumhuriyete teslim olmama inadindan bahseder.Soykirimi icin 6 T ler uygular katlini vacip görülürdü. TC. baslangic yillarinda özel görevliler bir cok alanda farki görevlere getirilerek istikbarat örgütlendirilmisti. Dersim asiretlerini celiski yaratarak birbirlerinden koparma görevine Teskilat-i Mahsusun Mehmedosu görevi basinda her sürec görülmüstür. Dersimi Kürdistan sayan hain Mehemedo dönem dönem Cifligine cekilir arasira Ankaraya cagrilir Rapor alinirdi. TC.nin özellikle 12 eylül sonrasi sürecte sol icinde ve disinda jitemci örgütlenmeler acimasiz darbelerle kendini gösterdigine Dersim kizilbaslari bilir. Dersim 38 Kizilbas soykirimina deginirken dikkatimizi ceken Raportajin tümünde Abdullah Alpdogan Sükrü Kaya,Sabiha Gökce Nazmi Sevgen gibi kurumlarin kanli katillerinin hic birinin isminin verilmemesi sirridir. Atatürk,Inönü Celal Bayar hatta ihsan Sabri Cagliyangilin en son kendi sesinden Fare ler gibi magaralarda zehirlettik (bu konuyu tarih icin konusturarak bir gercege imza atan sayin Kemal Kiliclaroglunu kutlamadan gecemiyecegiz) Fettullah Gülenin Dersim kizilbaslarini özel tecrit ve hedef tahtasi görmesini nedense dile getirmek istenmemis gercekler cevapsiz burakilmistir. Canderik belkide cok saygin buldugu bu kisileri yazmadan Dersimi ve Alevileri yazar tarihlerini cizer gecerim demis. 6 T ler soykiriminin isaretlerini verirken kizilbas dersim rahatsizlik duymus ve cephelesme müzakereleri baslamis toplumun seferbelgigi meseleleri masaya oturtulmus ve hazirliksiz savasa karsi karar alma da kararlari uygulayan ciddi hareketleri örgütleme birlik saglama sorunlar bir takim ajan örgütlenmeler sayesinde yokusa sürülmüs cephelesmedeki ic celiski sürekli varligini korumustur.sistemli katliam uygulanmis soykirimi yapilmistir. Canerik 74 yil öncesi icin yazdigini okudukca 74 yil sonrasini yazdigimiz zaman onun düsüncesinin ruhuna fatiha okuyacaklar bulunamaz diyoruz. Canerik maskaralik yapip Alevilere saldiriyor;diyor ki; "Bu gün Alevilerin “bilgili, akıllı, çağdaş, demokrat, devrimci, özgürlükçü, hümanist” gibi altını dolduramadıkları boş sıfatlara sarılmalarına ve bununla birlikte bu tanımlamaları kullanan Kemalist –sol- kesimin etkisi altına alınmalarına ve gerçekten uzaklaşmalarına neden oldu. Ne yapilmamis ki bu Alevilere katliam zulüm soykirimi fasizm uygulanmis lhakcilarca acik terör estirilmis.Aleviler Anadoluda kendi topraklarinda top yökün tehdit ve santas ambargo zor ve siddete maruz burakilmis.köy ve kasabalarinn yakilmis yikilmis yakin büyük sehir merkezlerine Elazig Erzincan gibi göcmenler Türk kökenli ilticacilar ve Alevi olmamasi kaydiyle kim varsa yerlestirilmis ilhak ve soykiriminin izleri kaybettirilmek icin cok ayunlar oynanmis.Aleviler merkezlerinden uzaklarda zorunlu iskana tabii tutulmus ve göc ettirme terör provakasyonlari sahnelenmistir. Simdi ne yapiyor Aleviler? Ekonomik güc olma hamlesiyle mücadele ederek emekleriyle bulunduklari alanlarda olanaklari cercevesinde birlesme örgütlenme toplumsal tüm degerleri cesitliliginde hareketli olusumlara yönlerini cevirmislerdir. Aleviler ben ve seni kaldirarak bizlere cevirmek sevdasinda birlik mücadelesine sarilmaya hazirlaniyor. Dün bilmediklerini ögreniyorlar görmediklerini taniyorlar kendine dönüsü icsellige yürüyüs var. Tüm sinifsal sosyal Dinsel inanc idializmi,kültürel siyasal özgenlikleriyle uluslararasilasma sürecinde disardan dayatmalari elestiren . Idallerine uyumsuzlugu red eden inandiklarini savunan cevresini süzgecten geciren Kötü komsular mirasinin tarihte biraktigi duyumlara kuskulu bakmayi kaderlerinin tain hakkini icerdigi ilerisi icin ilkeli olmaya zorlanmislardir. Aleviler her halde görünmek istemediklerinin meta olmadiklarini lokmalik görülmek istemedikleridir. Aleviler mezhep cemmati sifatiyla toplumsal degerlendirilmelere tepkici ve isteksizdir. Aleviler Kürt veya Türklerin kaliplarina sigdirilmalarin kötü komsunun kötü politik siyaseti oldugunun farkinda. Aleviler cagdas olmiyan devrimci görülmeyen humanist olamiyacaklar olarak tanittirilmak isteniyorsa bu yaklasim siyasi art niyetliliktir.
Taraf: Dersim ve Alevilik üzerinde solun etkisi ne oldu peki?
C.Canerik:Türkiye solu; Kemalistlerin Kürt Alevilere yönelik politikalarına, onların köklerinden kopartılmalarına hizmet etti. kapılarını açtılar. Uzun yıllar sisteme karşı solcu, idealist, sosyalist gençleri desteklediler. Buna karşılık solcular, kendilerine açık bırakılan kapıdan en değerli şeyleri alıp götürdüler." Cok seylerin cevabini verdigimiz icin bu Cenerik zihniyetini tanimaniz icin alinti yaptik. Taraf soruyor: Bu anlattığın durumun gerçekleşmesinde CHP’nin yani Sosyal Demokratların rolü neydi? Hiçbir zaman devrim olmadı ve CHP içerisine götürülen Kürt Aleviler, sosyalist değil Kemalist yapıldılar enternasyonal yoldaşları tarafından. Fikrimizi belirtelim somut verileri kendi sürecinde degerlendirerek diyoruz ki; Asil siyasal kopukluklarin oldugu kapitalist üretim iliskilerine gecis sürecinde idolojik olarak isci sinifi ve onun sinif mücadelesi örgütcülügünün yapilmasini propaganda eden türk sol örgütler toplumsal baglari kopuk deilebilinecek yasli genc Alevileri Türkiyenin basta büyük Metropol sehirlerinde ve laik ve demokratik düsünce bilimine acik olduklarini kesf ettiler. Emperyalist siyasetin bas düsman ilan edilmesi ile CHP nin Karaoglanli cikisi kirsalimizi gercekten devrimi tamamlar sevdasi ile ayaklandirma umudu ile CHP ile tanistirmaya neden oldu. Alevi Ögrenci gencliginide bulunmaz güc gören sol en kismi birlikte hareket ettirmenin zeminlerini kolay yakaladi. Kirsal alanlari etkileme sorunu gencligin eylemleri ile hiz kazanarak idoloji tartistirildi. Toplumsal sosyal siyasal tarihsel mirasimiz olan celiskilerimizi cikmaza sürüklerken bir yandan sözde "Devlet Görevlisi "gözüyle provakatif propagandalar yaptirildi Muhtar ve Ögretmenler isbirlikci ve asimilasyoncu ilan edildi. Hicte az olmiyan aydin dinamik güclere saldirilar tezgahlandi kundaklamalar sonu gelmedi siyasi senaryolarla cok tetik cektirildi. Kayiplarimizin yeri bir asirlik yük kadar halkimizin magdurluk sürecinin uzamasina neden oldu. Capraz Provakasyonlarla Alevi halkinin degerlerinin üzerinde saldirilar son bulmadi ve 38 geldi gecti digen halk bu sürekli provakasyonlarin bir türlü sonunun gelmemesi sonucu kirsalimiz nerdeyse insansizlastirilmakla karsi karsiya kaldi Bu acik sorun uluslararasi forumlarda Alevi halkinin önünde cözümlenmemis adaletsiz anti demokratik dava olarak duruyor. Siyaset fügüranlari kanadinda bir de kücümsenmiyecek kadar safiilesmis kürtlesmis Alevi kökenli ruh-trans ilticacilarini eklemek gerek. Sözde ulusal yurtseverleriz diyenler basta Dersim merkez olmak üzere agirlikli Alevi yerlesim bölgelerine kan bulastirildi At izi ile it izi birbirine karistirildi. Burada belirtilmesi gereken Alevilerin bu farkli siyasal akimlara zorla katildigi kastedilmemelidir.Bireyler olarak isteyerek kapitalist üretim iliskilerinden feodal baglara kadar uluslararasi soguk savas dönemindeki ilgi dahil edilerek bi sekilde yönlendirilmeler olmustur. Öncülük sifatinda kendinden bagisik vede alisik olmiyan haller yasanmistir. Unutturulmasina kesinlikle katilmiyacagimiz kizilbas halk ve gencliginin direnisleridir. Özgürlük kavraminin en anlamli "Ser verme Sir vermeme "daragacinda korkusuz haykirislar kapitalizne karsi siddet oligarsiye savas kizilbas hanesine yazmak istemeyenler bizi etnik olmiyan kimliksizler olarak dosyaladilar. 12 Eylül den sonra dünyanin diger ülkelerinde cografya yakinligi ile iltica ederken basite indirilmiscesine evet " ben o olabilir "diye mahkemelik edilmekten cekinmek cok kafa karistirdi. Kürt ve kürtlügün ne oldugu ilgi ve kesf alani olmaya baslamis oluyordu. Bir dönem bilir kisiler ve Af Örgütü gel gitler icinde Aleviler hakkinda zor sürecten gecti. Avrupa mahkemelerinin misjonerlerinin aktardigi arastirmalari kriter alirken zorlandilar karar vermelerde Alevi olmak ve olmamanin tercübelerini topladikca farklilik cizgileri belirlenmeye baslandi dogru kararlarin önü acildi. Taraf : Aleviliğin bir “köy inancı” olduğu, kentleşince deyim yerindeyse “bozulduğu” yönünde bir görüşün olduğunu biliyorum. Bu konuda da anlatacakların olmalı? C.Canerik: Aleviliği ikiye ayırmak lazım; şehirde yaşayan Bektaşi ve köylerde yaşayan Kızılbaşlar olarak. Bektaşilerin Osmanlıyla ilişkileri, malum. Yeniçeriler Bektaşi idi.
Alevilik nedir, ne değildir ? Her Alevi Bektaşi olabilir, her Bektaşi Alevi olmayabilir. Alevi sözcüğü 20.yy, başlangıcında kullanılmiş bir sözcüktür. Anadolu’daki KIZILBAŞ HALKA referans olarak TC’nin TDTK asimile revize(değiştirip dönüştürme) etme planı içinde oluşturulmuş bir vizyondur(1928-1935 yılları). Alevi sözcüğünün 21.yy Sözlük ve Ansiklopedilerde ki açıklanmaları bilimsellikten uzaktır. Alevilerin örgütlenmesi kurumlaşması Aleviliğin örgütlenmesi değildir. Alevilik ne bir Felsefe, ne bir Bilim ne de bir Dindir.Alevilik bir yaniyla mezheplestirme Projesidir. Diger yani ile Alevilik olarak tanıtılmak istenilen "inançtaki ortak değerlerde evrenselleşme birliğine katkı sunabilme özelliğidir"(Ocak ve Tekke-Baba inanış kutsanmaları gibi). Alevilik sanayi üretim araçları ve üretim, tüketim, toplumsal, ulusal, sosyal, sınıfsal ilişkileri çerçevesinde ele alınıp; Toprağa bağımlılığı, feodal düzenin dağılışında metropollere göçle kendi kutsal mekanlarından ve makamlarından uzaklaşmasıyla hızlanan bir süreçte özüne dönüşünün ve teolojik, etimiolojik, sosyolojik, ulusal arayış ispatına girmenin özverisinin ürünüdür.
Alevilik kapali haliyle milli bir tutuculuk; izleri ve özlemlerinin ruhi şekillenmesi olarak dışa vurmuştur.. Genel anlamda Alevi milletinin subjektif neyi var, neyi yok bütün değerlerin birleştirilerek ifade edilmesindeki birikim objektifinin adına söyleniyor.
Efsane olmak, efsaneleştirmek adına bir takım çevrelerin deyimin içini yeni keşifle "Aleviliği" sade bir tek açıdan 21.yy da kendine özgü bir inanış olarak örgütlenmesin Mezhep projesi olmasi önünde ulusal ve uluslararası engeller vardır. Bu Projelere gerekce olarak geriye dogru islenildiginde görülecektir ki;Etnik kökeni Alevi olmiyan Arap yarimadasi ve Ortadogunun tüm Allahsizlari(Hallaci Mansur.Fazil,Nesemi vs..) ululur veya ulu ozanlar listesinde dizdirilir. Alevilik Mezhep değildir öyle görünür,sekte değildir ,öyle söylenir. Sefavilik, Vefailik degildir öyle yazdırılır, Kitabı da yoktur. Hakim düzenin uyguladığı siyaset Aleviliğin yoğunluktaki coğrafyasına karşı son 50 yılda "Ya kaç kurtul ya da ver kurtul"olmuştur. "Ya sev ya terk et" dayatması olmuştur. Katliam, zulüm, şiddet soykırımı yapılmıştır. İnkar, ihlak uygulanmıştır. Kimliksizleştirilmek istenilmiştir. « Halk eşittir din ,ulus eşittir tarikat ,millet eşittir iman ” Dil esittir ulus ve memleket "yoktur böylesi bir felsefe bilimi yada sosyal bilim yoktur.
Bektaşilik Ortaçağdan bugüne kadar Sofi, Sufilik, Haydarilik, Kalenderilik, Devreşlik, Çelebilikle. hatta fetvalardaki gibi Hurifilik, Rafizilik, İsiklar ve Kızılbaş ,Yörük Kızılbaş, Tahtacı, Çepni denilerek 20/21.yy asimilasyoncu okumalarla, yeni isim referansı olarak aktarılmıştır. Tarikatı Bektaşi’nin kitabı diye tanıtılmak istenilen VİLAYETNAME incelendiğinde görülecekki Hacı Bektaşı Veli’nin değildir. MALAKAT’da HBV’nin eseri değildir, sadece tarih kirletmedir. Hiç bir bilimsel kanıt yoktur. Sözlü tarih Arkeolojik ispat, mitolojik felsefe, Ulusal kültür, Mekan ve Makam Keramet coğrafyası, Evliya ziyaretleri, Soy seceresi, Cem ,Cemaat, Serceşmesi, Postnisti Dergah müritleri ve Çelebileri, nefesleri ile Uluozanları ile Semah özge bir inanış idializmin kurumlaşabilinir materyalistleşmesidir. Kitabı keramettir, Kıblesi Insandır, sözü hak okumak anlamak ,yazmak ,sezmek, özge bir sırdır.
Ocak ve Ocakzadeler (Kureyş- Babamansurlar gibi ) ; Talip, Kabile ve Kavimleri ile. Ortaçağ mirası ile, kutsal soy seceresi kültürü ile. Pir, Mürşit, Reyber Veliyeti ile. Cem, Saz, Dem, « hak Hukuk Divanı" "Dar-i Mansur" ile. İbadet ve itikatta" İnsani Kamil" olma felsefesinin Mitolojik bir kutsanma erdemliği inanış ile. Olmazsa olmaz Evliya ve Ziyaret mekanları kutsal coğrafya ( Jaru-Diyar’i) ile. Hiç benzeri olmayan Kewtene(Ruhgöçü)ile. Musahip, Kivre toplumsal ahlakı kuralları geleneksel terbiye ilkeleri ile. Beyitleri, deyişleri, anılar, anmalar, yaşamalar yaşattırmalar ile. (Rea-Haq) hak yolunda kendine özgü asil Ehli hak bir inanış ile. Ocakzade ehlibeytinin kitabı sırdır sözlüdür. Yolun hakkı soydandır.Yaratandan yaratılana kadar Hızır yolun yoldaşıdır, can candan, can bedenden, helallaşana kadar zorsuz, kansız , barışık evrensel birlik kutsallığıdır. İtikattır, ölümsüzdür. Ocakzadelerle Tarikatı Bektaşinin ortak değerlerde birleştikleri, evrensel gerçekliğe, insana hakka hakikata hizmette , Cem Cemaatte bütünleştikleri. Gözle görünür,doğru çağrışımları, ruhi şekillenmeleri, insan olma ,insan kalma felsefesine vazifeleri küçümsenemez. Taraf: Bu noktada Kürt sorunuyla da bağlantılı bir durum söz konusu C.Canerik: Evet; sistem PKK’ye karşı ittifak arayışına girdiği zaman Alevileri keşfetti. Yakın tarihlere kadar, mesela Maraş’ta katledilen Aleviler, Kürt sorununun gündemleşmesiyle beraber rejim için önem kazandı. Biz acikliyalim kim neyi nasil kesf etti; Tek parti iktidari hangi uluslardan beslendi denilirse emperyalist gücler haricinde ülkede destegini din kardesiyiz denilen kürtlerden almis oldugudur. Mustafa Suphi ve arkadaslarinin karadeizde katledilmelerinden sonra TKP sonraki süreclerde reformist bir örgüt olarak sözde alternatif muhalif olarak sürekliligini sürdürdü. Masa basi solcular ve cumhuriyet okumalarinin farkli analizleri ile Cumhuriyetciligin sosyal uluslararasi olma demokrasisiyle ici doldurulur siyaseti hep yerinde saydi durdu. Uluslarin kader tain hakkini ulusal demokratik devrimin siddetle stratejisini kabullenmedi Revizyonizmi secti yerinde durdu tekledi. En son 38 Dersim Alevi soykirimindan sonraki uzun bir sesizlik sürecinden sonra tohumlarini uluslararsi Emperyalist bloklasmalardan alan idoloji beslemeli hereketlilik yasanmaktaydi bu Anadoluya yansimistir. Ne zaman ki yeni türk solu marksist-leninist idolojisinin kücük grupcuklari cicekler gibi türemeye basladi silahli eylemler sürecinde örgütcüler Alevi mekanlari ve gencligini dayanak ve güvenilir kaynak olarak tespit etti. Alevi gencliginin kendiside yüzyillarin kirilmisliginin manevi deger yargilarina devletin dikey saldirildigini fark ettikten sonra kizil bayraklari tutmaya propagandaciligini yapmaya adeta müjde götürürcesine cevresinde yayginlastirma inanciyla hareketler eylemler siyaset güne birlik direniscilik devrimcilik dalgasina kendini kaptirdi bedel üzerine bedel ödedi fasist düzenle aleviler karsilikli birbirlerini kesf etmeleri tazelendi. Canerik haksiz anlamlar yüklemek istedigi raportajinda düskün yorumuna devam ediyor; Aleviler nasıl oldu da birden güç olarak ortaya çıkabildiler ? Bunlar oldukça tartışmalıdır. Cem evlerini kim kurdu? Sivas olaylarından sonra kuruldu bir çok Alevi derneği. Aleviler sistemden kopacakken, Cemevlerine izin verildi. Ama burada bir taşla iki kuş vuruldu. Birisi, PKK’ye karşı Aleviler devletin yanına çekildi, ikincisi ise sistemden kopması önlendi ve sisteme bağlanıp koruyucusu haline getirildiler. Bu provakatör Ay`da mi yasiyor ne amacliyor demecleriyle magdur halkimizi suc potansiyeli olarak hedefliyor. malatyali kizilbas Lütfi Kalellinin son on yillar boyu Türkiye devleti yasalarina karsi Alevi kurumlarinin kurmak icin verdigi mücadeleye hatirlatmak bizim boynumuzun borcudur. kendi ölgütlenmelerimizi kendimiz yürüttügümüzün ispatidir Lütfi Kaleleinin kitabini alin okuyun diyoruz. C.Canerik: Hacı Bektaşi Veli’yi, 12 İmamları, Hz. Ali’yi anlayabiliriz ama Atatürk neden? yöneticilerin Türkleşmiş, çoğu Dersim kökenli Kürt Aleviler oldukları gerçeği ise ayrı bir trajik durum. Taraf: Cumhuriyet Mitinglerinde meydanları dolduran kalabalığın asıl omurgasını Alevilerin oluşturması bütün bunların sonucu mudur ? C.Canerik: Aleviler bir anlamda korkularının esiri oldular ve düşmanına aşık oldular. Ordu, Atatürk, laiklik konusundaki Alevilerin mevcut konumları ancak bu şekilde değerlendirilebilir. Bakın artık Kızılbaşlar da bunu söyleyemiyor, “Aleviyiz” diyorlar. Böylesi bir kavram fikrine nasil sahip olunur bunuda okuyucularin taktirine burakarak soru ve cevaplara dönüyoruz. Taraf: “Aleviler ne istiyor?” sorusuna senin cevabın nedir ? C.Canerik: Kürt Alevilerin talepleri olarak diyebilirim ki; sadece ibadet etmek istiyorlar. Başka bir şey istemiyorlar. Siyasi içerikte başka şeyler de söylenebilir; ama “Alevi” olarak söylenecek tek şey bence budur: Dede bile digiller .Hükümetle muhatab olmak istiyorlar.Dayanaklari ne? Taleplerde, temsiliyette ayrılık olsa da istemedikleri konusunda Türkiye’deki tüm Aleviler neredeyse hemfikirler.;
C.Canerik: "Reha Çamuroğlu da bir Kürt Alevidir."derken kendiside inanmaz ama siyasi ezanina uygun oldugu icin görevi geregi böyle sözler söyler. görüslerinin devaminda daha da ileri giderek hem tespitci hem sikayetcde olabiliyor ve diyor ki; Neden sadece Reha Çamuroğlu ile muhatap oluyorlar? Milliyetçisinden de Kürt Alevisinden de görüş almaları lazım. Milliyetcileri tanitmiyor ama ihtiyac duyulmasi gerektigini ve Kürt Alevi dediklerinin ayricalikli temsilini kabulleniyor. C.Canerik:" Alevi sorununa “AKP çözümü” fazla bir değişiklik yaratmaz. Zaten Aleviler sistemin içine alındı. Devlet Alevilerden hiçbir zaman özür dilemeyecek. cünkü Aleviler; Fettulahçılar, Nakşiler, Kürtler gibi tek bir güç değiller. Aleviler ibadetlerini özgürce yapmak dışında bir şey talep etmiyorlar." Canerik in yorumlarini okuyanlar kendisinin Alevi halkinin iradesi ve gercekleriyle uzaktan yakindan bilgi sahibi olmadigini anlarlar. Ruhi-tranc iltica ettirmis biriyle günaha inanan idialistlerinin felsefesi birlesir. Taraf bizi bizden sormasi gerekirdi onun icin Provakatör okutturmalari kiniyoruz. |

Bir Okur/
Taraf Gazetesi’nde 08 Ocak 2008 Tarihinde yayınlanan “Alevilerin Cumhuriyet ve Laiklikle İmtihanı” başlıklı yazı dizisi için Caner CANERİK ile yapılan söyleşinin tam metnine biz Alevi Haber Ajansi sitesinden okuduk. Kısa bölümlerle alacağımız alıntılarda görülecektir ki;Taraf Gazetesi Aleviler üzerinden oynamak istediği bir Osmanlı oyununu Cener CANERİK'le birlikte Taraflaştırmayı başarmıştır.
Demekki düsmanina asiklarin ibadet etmek isteklerinin disinda hic bir taleplerinin olmadiginin "altini cizerek tekrarlamakta ve türkiyedeki tüm Aleviler öte yandan bir görmektedir.



.jpg)






Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.